Midye ne zaman zehirler ve midye zehirlenmesinden korunmak için neler yapmalıyız?

Midye, ülkemiz de başta olmak üzere Avrupa'da da tüketim oranı yüksek olan bir su ürünü. Kontrollü koşullar altında üretildiğinde kaliteli bir protein kaynağı ve iyi bir omega 3 yağ asidi kaynağı olan midye, aynı zamanda hasattan tüketim anına kadar iyi korunması gereken bir ürün.

Son zamanlarda karşılaştığımız midye zehirlenmeleri ise bu değerli ve hassas deniz ürününden kaynaklandığı belirtilen bazı zehirlenme vakaları duymaktayız. Şimdi bu zehirlenme vakalarının muhtemel nedenlerine ve zehirlenme durumundan nasıl korunabileceğimize bakalım.

Bakteri üremesine bağlı zehirlenmeler

Deniz ürünleri, sudan karaya çıktıktan sonra yapıları gereği çok hızlı ve kolay bir şekilde üzerlerinde bakteri üretebilirler. Başta sıcaklık olmak üzere koşulları kontrol altında tutulmadan saklanmış olan midyelerde üreyen bakterilerin salgıladığı nörotoksinler, insan vücuduna girdikten sonra zehirlenmelere neden olabilir.

Nörotoksinler, sinir dokusu üzerine tahribat yaratan kimyasallardır ve insan sağlığı üzerinde önemli etkiler yaratabilir. Midyede nörotoksin olarak tanımlanan en yaygın kimyasallar azasparik asit, domoik asit, ciguatoksin ve histamindir.

Midye eti üzerinde bakteri üremesini engellemenin en basit yolu, midyeleri hazırlayan kişilerin kişisel temizliklerini iyi bir şekilde yapmasıyla sağlanabilir. Midyelerin hazırlandığı yerin ve kullanılan diğer malzemelerin temizliği ile hijyeninin sağlanması, bakteri kökenli zehirlenmelerin önüne geçmek için alınabilecek en temel önlemlerdir.

Bakteri üremesini hızlandıran faktörler nelerdir? 

Midye, denizden çıkarıldığı andan itibaren düşük sıcaklıklarda tutulmalıdır. Midyenin tutulduğu ortam ne kadar sıcaksa midye etine bulaşmış olan bakterilerin etkinliği de o kadar hızlı olur. Midye, kabuklu ya da kabuksuz haldeyken güneşle direk temas halinde olmamalı ve eğer mümkünse midye etine temas etmeyecek şekilde buz yada buzlu su içinde saklanmalıdır.

Ağır metal birikintisine bağlı zehirlenmeler

Midyeler, suyun altında belirli bir yere bağlı kalarak yaşarlar ve etraflarındaki suyu süzerek beslenirler. Özellikle büyük endüstriyel limanların ve endüstriyel atıklarla kirletilmiş nehirlerin ağızlarında ve bu unsurların yakınlarındaki midyeler, gemilerden ve nehirlerden karışan civa gibi ağır metalleri bünyelerinde biriktirerek tüketildiklerinde zehirlenme belirtilerine neden olabilirler.

Midye zehirlenmesinin belirtileri nelerdir?

Gıda zehirlenmelerinin en yaygın belirtileri bulantı, kusma ve karın ağrısı ile tanımlanırken bakterilerin ürettiği nörotoksinlere bağlı zehirlenmelerde uyuşma, başağrısı, halsizlik ve bazen de bilinç kaybı gözlenebilir. Bu belirtiler midye yendikten 15 dakika sonrasından itibaren 6 saate kadar görülmeye başlayabilir.

Eğer midye tüketiminin ardından bu gibi bazı belirtiler gösteriyorsanız mutlaka bir hastaneye başvurmalısınız.

Midyeyi nereden gelir ve zehirlenme ile arasındaki ilişki nedir?

Midyenin denizden tedariği bir kaç farklı metodla yapılmaktadır. Bunlardan en yaygın olanlardan birisi doğal alanlardan toplama metodudur. Bu yöntemle elde edilmiş midyelerin nerelerden toplandığı çok önemlidir. Endüstriyel atık yükü olan nehir ağızları ya da gemi trafiğinin yoğun olduğu limanların yakınlarında toplandığında ağır metal içeriği yönünden riskli olabilir.

Şehirlerdeki evlerden çıkan ve denize boşaltılan lağımların yakınlarından toplanan midyelerde de fazla miktarda bakteri yükü olabilir, bu da bakteri üremesine bağlı zehirlenme riskini arttırabilir.

Bu gibi nedenler midyelerin toplandığı alanların bilinmesi, toplama alanlarının güvenilirliğini sağlarken buradan tedarik edilmiş midyelerin tüketildikten sonra zehirlenme yapmasının önüne geçmek için önemlidir.

Midyeler kendilerini bir yere sabitleyerek yaşadıkları için bu deniz ürünlerinin toplanması genellikle elle yapılmaktadır. Kıyıya yakın ve kısa süreli dalışlarla ulaşılabilecek derinliklerdeki midyeleri toplamak başlıca yukarıdaki iki neden olmak üzere genellikle diğer yöntemlere göre daha fazla risklidir.

Bir diğer midye tedarik yöntemi ise yetiştiriciliktir. Derin sulara salınmış halatlarda yapılan yetiştiricilik faaliyetlerinde, ürünün pazara çıkması için gerekli olan şartların tam kontrollü şekilde sağlanması gerektiğinden, yetiştiricilikten elde edilmiş midyelerin tüketilmesi toplama yoluyla tedarik edilmiş midyelere göre daha güvenlidir.

Midye nerede yenmelidir?

Su ürünlerinin tedariği, işlenmesi ve pişirilmesi konusunda hijyen şartlarına özen gösteren yerlerden midye yemek her zaman güvenlidir. Fakat merdiven altı üretim olarak tanımlayabileceğimiz ve tabağımıza gelene kadarki süreçlerin bir basamağı bile takip edilemeyen midyeleri yemek risklidir. Açıkta satılan, güneş ışığı ve plastikle uzun süre temas halinde kalmış midyelerden ise uzak durulmalıdır.

Uygun şekilde sunulmuş midyelerin tüketimi son derece güvenlidir. Bunun için daima bildiğiniz ve daha önce de alışveriş yaptığınız yerlerden midye almak, tüketime bağlı zehirlenme risklerini düşürecektir. 

Midye ile ilgili daha fazla bilgiye ulaşmak için tüm arşivimize göz atabilirsiniz.

Yorum