Ana içeriğe atla

Yaşayan pil: Elektrikli yılan balığı

Farklı farklı türdeki ve ilginçlikteki canlılara ev sahipliği yapan su ortamda, en çok ilgi çeken balıkların başında mutlaka elektrikli olanlar da var. Vücutlarında bulunan bir çeşit bez yardımıyla yüksek voltajlarda elektrik üreterek avlanan yada korunan bu balıklardan en çok bilineni ise Electrophorus electricus ismini taşıyan bir elektrikli yılan balığı çeşidi. Avlanma ve kendini savunma için 600 volta kadar elektrik üretebilen bu entersan balık, Gymnotidae ailesinde yer alıyor. Yani taksonomik olarak aslında bir yılan balığı değil.

Silindirik ve yuvarlak bir vücut formuna sahip olan elektrikli yılan balığı, 2 metreye kadar büyüyebiliyor ve 40 kilonun üzerine çıkabiliyor. Anguilliformes yüzen tipik balıklarda olduğu gibi üst tarafı griden koyu kahverengine kadar çeşitlilik gösterirken karın tarafı açık renkteki tonlardadır. Bazı dönemlerde benekler görülebilir. Ağızları ise vücutlarının ön ucunda yer alır, vücutlarında ise herhangi bir uzantı bulunmaz. Başının iki yanındaki yanal yüzgeçleri kısalıp küçülmüştür ve anal yüzgeci tüm karnı boyunca uzanır, ince bir kuyrukla bütünleşir. Sırtında ve karnında yüzgeci yoktur, üzerinde algılayıcıların yer aldığı yanal çizgisi vardır.



Elektrikli yılan balığının karnında toplamda üç çift elektrik üreteci bulunur. Hunter ve Sach’s organları adı verilen bu organlar, balığın ihtiyacı olan elektriğin miktarına göre devreye girerek düşük yada yüksek miktarlardaki elektrik ihtiyacını karşılayacak şekilde çalışır. Bu iki organın yanında, üçüncü olarak bir tamamlayıcı bez yer alır. Çok çekirdekli ve her birisi küçük miktarda enerji üreten santrallere benzeyen elektrosit hücrelerinden yapılmış olan bu organlar, balığın vücut ağırlığının neredeyse 4/5’ini oluşturur. Kasılma yeteneklerini kaybetmişlerdir ve kırmızı kas özelliğini gösterirler.

Yaşamak ve beslenmek.


Avlanmaya yada savunmaya ihtiyaç duyan balık, beyninden organlarına giden bir sinyal ile elektrik organlarını harekete geçirir ve ortalama 500 watta kadar bir enerji salınımı yapabilir. Bu salınımın miktarı, saniyede 2'den 20'ye kadar çıkabilir. Mikro boyutlardaki enerji miktarının birden muazzam bir boyuta ulaşmasının sebebi ise, bu hücrelerin seri bağlı piller gibi davranabilmesidir. Böyle bir enerji, ortalama büyüklükteki bir atı yada insanı kolayca sersemleştirebilecek kadar fazladır. Bu enerjinin büyüklüğü, balığın büyüklüğüne ve organlarının kapasitesine bağlıdır. İlginç şekilde özelleşen dokuları sayesinde bu balık, kendisinin yada aynı türden başka bir balığın elektrik şoklamalarından etkilenmez.



Elektrikli yılan balığının dış derisi üzerinde etrafını algılamasına yardımcı olan gelişmiş reseptörler vardır. Bu reseptörler ile kendisine yaklaşan diğer canlıların davranışları ve amaçları hakkında bilgi sahibi olabilir. Ayrıca karanlık ve bulanık sulardaki yön tayinine yardım ederken çiftleşme çağrısında da görev alır. Genç olan balıklar zeminde yaşayan omurgasızlarla beslenirken daha büyük ve yetişkin olanlar ise avladıkları diğer balıklarla beslenirler.



Elektrikli yılan balığı, bu yeteneğini yön bulmada, haberleşmede, avlanmada, kendini savunmada ve çiftleşme esnasında kullanır. Eylül ile Aralık ayları arasında sığ su bitkilerine yumurtlayan dişileri dölleyen erkekler, yumurtalar açılana kadar bölgede kalır. Doğal olarak Güney Amerika’daki Amazon ve Orinato nehirlerinde yaşar. Tatlı ve bulanık suların dibindeki omurgasızlarla balıkları elektrik şoku ile sersemleterek yada öldürerek beslenir. Bazen küçük memeli canlılarla beslendikleri de gözlenmiştir.

Su ortamına bakığımızda, elektrik üretiminin savunma, beslenme ve korunma amacıyla sıklıkla kullanıldığını görebiliriz. İletken suyun içindeki  günlük davranışlar için etkili bir mekanizma olan elektrik üretimi, elektrikli yılan balığından farklı olarak vatozlarda ve torpil balıklarında da görülüyor.

Yorumlar

  1. Selim Cebesoy13 Ekim 2017 14:47

    sen ne pislik bir hayvanmışsın yaw.
    https://www.balikavcisi.com/balik-turleri/elektrikli-yilan-baligi

    YanıtlayınSil
  2. İsmini duyunca bile dikkat ettiğim balıktır kendisi

    YanıtlayınSil

Yorum Gönderme

Bu blogdaki popüler yayınlar

Mavi yengeç: sürdürülebilir bir su ürünleri yetiştiriciliği alternatifi olabilir mi?

Mavi yengeç, Callinectes sapidus, Amerika kıtasındaki önemli nehirlerden birisi olan Mississippi'nin tarihi ve ekonomisi üzerinde uzun yıllardır çok önemli bir rol oynadı. Tüketiciler mavi yengeçten yapılmış olan atıştırmalıkların keyfini iştahla sürerken doğadaki mavi yengecin baş etmesi gereken önemli bir sorun var: popülasyondaki azalma. Bu, yereldeki balıkçıları da zora sokan önemli bir sorun. 2000'li yılların başında kurulan Mississippi Üniversitesi Mavi Yengeç Kuluçkahanesi, mavi yengeç yetiştiriciliğini gerçekçi hale getirmek üzerine çalışıyor. Çabalarının, balıkçılar için kültür yoluyla elde edilmiş mavi yengece bağlı bir ekonomi oluşturmasına ve balıkçıların ekonomilerine katkı sağlayacağını umuyorlar. Thad Cochran Ocean Springs Deniz Ürünleri Yetiştiriciliği Merkezi'nden Dr. Kelly Lucas, "Chesapeake Körfezi'nden mavi yengeç hasadı gerçekten çok düşük olduğunda bu fikir ortaya çıktı" diyor. "Maryland Üniversitesi, körfezdeki yabani hayata destek

Kaspersky ile dünyanın 2050 vizyonunda denize dair neler var?

Yaygın haliyle bilgisayar ve cep telefonları için antivirüs yazılımı olarak bildiğimiz Kaspersky, günümüzde oldukça revaçta olan futurizm ve futurist kurguların temel bileşenini oluşturduğu bir web sitesini yayına aldı. 2050 yılındaki dünyada olacağı öngörülen şeylerin kullanıcılar tarafından bir dünya haritası üzerine eklendiği sistemde teknolojik öngörülerin yanısıra uzay ve özellikle de tarıma yönelik fikirler de yer alıyor. Tarıma dair bazı öngörülerin içinde elbette ki denizle ilgili bazı fikirler var. İşte bunlardan bazıları... 2050 - Dubai - Dikey okanus tarımı Konumunun özellikleri ve tatlı su eksikliği şehri tarıma elverişsiz hale getiriyor. Bu yüzden gıda ithalatı şehir için bu kadar önemli bir masraf. Bölgedeki doğal kaynak eksikliğini telafi etmek için, Studiomobile'den İtalyan mimarlar, ekolojik olarak temiz ürünler yetiştirmek için bölgede ne kadar az kaynak bulunduğunu kullanan Deniz Suyu Dikey Çiftliği projesini geliştirdiler. Dünyadaki tüm tatlı suyun% 70'i tar

Hamsinin 11 faydası: Karadeniz'in mücevheri hakkında bilmeniz gerekenler

  Hamsi, Karadeniz ve bir iç denizimiz olan Marmara Denizi'nin bize sunduğu çok önemli ve faydalı bir değer. Kolay ve bol miktarda yapılan avcılığıyla hamsi, başta insan tüketimi olmak üzere, yem sanayisinin yanı sıra omega 3 yağ asitlerinin üretilmesinde de önemli rol oynayan bir balık. Hamsinin insanlar faydaları arasında kalp sağlığını, hücre ve doku onarımını, kemik sağlığını ve göz sağlığını desteklemeye, cildi ve sindirim sistemini iyileştirmeye,  kilo vermeyi teşvik etmeye, toksisiteyi önlemeye yardımcı olmak var ve hamsi, iyi bir b3 vitamini kaynağı olmasıyla ve demir eksikliğini gidermeye destek olmakla, insanlar için çok değerli bir deniz ürünü. Hamsi, dünya çapında kırmızı et yerine iyi bir alternatif olarak yenen ünlü ve vejeteryan olmayan bir lezzet haline gelen minik balıklardır. Bu özel balık türü, cildinizi beslemekten görme yeteneğinizi korumaya kadar birçok sağlık yararı sağlar. Çoğunlukla salatalarla birlikte tüketilen hamsi, kemiklerinizi güçlendiren fosfor v

Deniz ürünleri, bağışıklık sistemi ve D vitamini arasında bir ilişki var mı?

2020 Beslenme Yönergeleri Danışma Komitesi kısa süre önce, bebeklerde beyin ve göz gelişimini desteklemekten kalp ve beyin işlevini desteklemeye ve yetişkinler için sağlıklı kiloya kadar deniz ürünleri yemenin köklü, ömür boyu süren faydalarını yeniden onaylayan bir Bilimsel Rapor yayınladı. Peki ya D vitamini gıdalar hakkında neler biliyoruz? Çoğu insan deniz ürünlerinin kendileri için iyi olduğunu biliyor - her ne kadar haftalık olarak önerilen 200 - 300 gr veya 2-3 porsiyonu yemeseler bile, ancak, deniz ürünlerine dair dikkatin çoğu anlaşılır bir şekilde balıklarda bulunan güçlü omega-3 yağlarına odaklanyor. Omega 3 yağ asitleri, özellikle hamile anneler ve çocukları için çok önemlidir. Deniz ürünleri, nadir bir D vitamini kaynağıdır. Daha az öne çıkarılsa da, deniz ürünleri, yiyecekler arasında nadir bir D vitamini kaynağıdır. 2020 Beslenme Yönergeleri Danışma Kurulu'nun Bilimsel Raporu, D vitaminini “halk sağlığını ilgilendiren bir besin” olarak tanımlıyor çünkü sadece Amerik

Balıkların solungaçları nasıl çalışır?

 Dünyada yaşayan tüm hayvanlar, yaşamlarını devam ettirmek için nefes alıp verirler. Bazılarının vücutlarının içinde akciğerleri vardır, bazıları derileri vasıtasıyla havayı kullanır, bazıları ise daima açılıp kapanan solungaçlarını kullanarak yaşamları için gerekli olan oksijeni tedarik ederler. Yani kısaca, amaçları ortak olmakla birlikte bu amacı gerçekleştirmek için kullandıkları araçları farklıdır. Şu anda okuyabiliyorsanız muhtemelen insansınız. Bu, oksijeni ağzınız ve burnunuz vasıtasıyla vücudunuzun içine aldığınız ve atık olarak da aynı yollarla karbondioksiti vücut fonksiyonlarınızı yerine getirmek için dışarı verdiğiniz anlamına gelir. Solunum organlarınızı kullanarak aldığınız nefesiniz akciğerlerinizi doldurur ve havadaki oksijen buradan vücudunuzun geri kalanına dağılır. Nefes almamız için oksijene ihtiyacımız var. peki ya suyun altında yaşayan hayvanlar oksijeni nasıl alıyor? Tıpkı biz suyun üzerinde yaşamını sürdüren hayvanlarda olduğu gibi, suyun altındakiler

Somon, sardalya, uskumru ve ringa: Yemek için en sağlıklı 10 balık hangisi?

Dünya denizlerinde 32.000'den fazla balık türü var ve bunların neredeyse her birinin kendine ait karakteristik özellikleri var. Kendi çevremizden ve marketlerden tanıdığımız ürünler arasında olan konserve ton balığı ya da çeşitli formlardaki somon balıkları tüketebileceğimiz tek seçenek elbette ki değil.  Özellikle İspanya kıyılarından uskumrugillerden bir balık olan Bonito, mezgit, ringa ve tilapya gibi diğer balıkların da düzenli ve dengeli beslenme üzerinde önemli yerleri var. Yemek için en sağlıklı balık hangisi? İşi insanların beslenmesi üzerine olan uzmanlar her hafta en az iki porsiyon balık yenmesi gerektiğini üzerine basarak belirtiyorlar. Düzenli balık tüketiminin daha sağlıklı beyinle bağlantısı da var ve dahası, kardiyovasküler sağlığı da güçlendirirken aynı zamanda kilo kaybını da destekliyor. Balık tüketimi ile ilişkilendirilen bir diğer konu başlığı da, balığın bünyesindeki omega 3 yağ asitleri sayesinde kandaki lipidleri güçlendirip kalp rahatsızlıklarına karşı bi

Nasıl spirulina yetiştirirsiniz?

Spirulinaya genel haliyle bir kez daha bakacak olursak eğer, karşımızda, bünyesinde  yüksek protein barındıran bir alg (su yosunu) buluruz. Mikroskop altında bakıldığında sprialsi bir görüntüye sahip olan ve mavi-yeşil alglerin içinde yer alan siyanobakterlerden olan Spriulinayı kuruttuğunuzda elde ettiğiniz kütlenin büyük bir kısmının (60% ile 70% arasında) protein olduğunu görürsünüz. Bu oran, su ürünlerinden elde edilebilecek protein miktarları tablosu içindeki en iyi rakamlardan birine tekabul eder. Bu protein oranın yanında, düşük yağ ve birim kütle başına düşen yüksek mineral ve vitamin oranıyla bu alg, insanların ve diğer canlıların beslenmesi üzerine çalışan profesyoneller için üzerinde durulması ve çalışılması gereken önemli bir türdür. Spirulina’nın içinde neler var? Sucul bir canlı olan spirulinanın bünyesinde yer alan bazı maddeler aşağıdaki gibi: + Vitaminler: Beta Karoten, B1 Thiamine, B2 Riboflavin, B3 Niyasin, B5 Pantotenik asit, B6 Piridoksin, B9 Folate, B12 Colobalimi

Daha yakından tanıyın: Türkiye kıyılarından karidesler

  Çoğu insanın severek tükettiği ve pazarda taze, ayıklanmış, marine edilmiş ve ayıklanarak dondurulmuş formları bulunan karideslerin dünya denizlerinde onlarca farklı türü var ve karides yetiştiriciliği önemli bir su ürünü yetiştiriciliği alanı. Su ürünleri yetiştiriciliğinin ortaya çıktığı yer olan Çin ile yakın coğrafya Hindistan ve tabii ki A.B.D. karides yetiştiriciliği konusunda önemli çalışmalar yapan ülkelerin başında geliyor. Türkiye kıyılarından yakalanan hangi karidesler yenebilir nitelikte? Her ne kadar "Denizden babam çıksa onu bile yerim" mottosuyla hareket etsek de, özellikle kendi kıyılarımızda yer alan ve diğerlerine göre daha fazla tüketilebilir olan karidesleri tanımakla işe başlayalım. Palaemon longirostris, Metapenaeus monoceros, Penaeus japonicus, Penaeus japonicus, Penaeus semisulcatus, Penaeus kerathrurus bizim denizlerden en fazla çıkan karides çeşitlerimiz. P. longirostris genel anlamda en fazla yayılım göstermiş olan karides türümüz. Marmara deniz

Avokadolu karides salatası - Karidesle yapılabilecek yemekler - 2

    Sağlıklı bir şekilde beslenmeye gayret eden insanların öğünlerine güvenle alabilecekleri karides, salata olarak tükettiğimiz yeşilliklerle de kolaylıkla uyum sağlar. Avokado ise özellikle son yıllarda öğünlerimize giren ve bizim için göreceli olarak yeni bir gıda. İçindeki faydalı yağlarla beslenme uzmanları tarafından tavsiye edilen bir yiyecek. Malzemeler: 1 tane avokado 10 tane karides 1 tane göbek marul 3 - 4 dal maydonoz 1 çorba kaşığı zeytinyağı (veya pişirme kağıdı) İsteğe bağlı baharatlar Hazırlanışı: Temizlenmiş karideslerinizi bir kaşık zeytinyağıyla tavada pembeleşene kadar çevirin. Avokadonuzu küp küp doğrayarak derin bir servis tabağına alın. Göbek marullarınızı elinizle parçalayın, içinde avokadonuzun olduğu tabağın üzerine koyun. Bu tabağın içine tavada çevirdiğiniz karideslerinizi de koyun. Maydonozlarınızı da salatanızın üzerine ekleyin. Öneriler: Pazardan ya da marketten avokado alırken rengi koyu yeşil - siyah olanları tercih etmenizde fayda vardır. Bu koyu renk

Keyfinizin kâbusu balık kılçığı ve bunlardan kurtulma yolları

Hangi pişirme yöntemiyle yapıyor olursanız olun, balık kılçığı onu ikram ettiğiniz en az bir kişi için daima sorundur. Ağız sulandırıcı bir parça balık etini ağzınıza attığınızda dilinize yada ağzınızın içine batarak sizi rahatsız eden ve aldığınız tüm keyfi kaybettiren kılçıklarla neler yapabileceğinize bakacağımız kısa bir yolculuğa çıkıyoruz. Bu arada, kılçık yada etlerin içindeki kemik parçaları dünya üzerinde istenmeden, kazayla en fazla yutulan yabancı cisimler olarak kabul ediliyor. Yanlışlıkla yutulan kılçıkların etkilediği yerler arasında ağız içi, dil, yutak, yemek borusu, mide ve bağırsaklar var. Çoğu, genellikle herhangi fiziksel bir zarara neden olmadan sindirim kanalından geçip giderken bazen istenmeyen yaralanmalara da neden olabilmekte. Kılçıklardan kurtulmak içinse kusursuz bir gastronomi eğitimi almış olmanıza gerek yok, evde balık pişirirken de alacağınız bir kaç önlem sayesinde balık etindeki kılçıklardan kolaylıkla kurtulabilirsiniz. Bütün kılçıklar tehlikeli değil