Ana içeriğe atla

Endüstriyel ölçekte nasıl yetiştiricilik yaparız?

Balıkçılık, su ürünleri avcılığının yada yetiştiriciliğinin genel tanımı olsa da, genel olarak iç sularda yada denizlerde yapılan tüm aktiviteler bu kelime ile tanımlanır. Endüstriyel ölçekteki adı biraz daha farklı olsa da su ürünleri mühendisleri olarak yaptığımız işlerden yalnızca birinin özünde herhangi bir aşamadan başka bir aşamaya kadar su ürünleri olarak tanımlanan canlıları büyütmek ve pazara sunmak vardır.

Su ürünleri yetiştiriciliği, farklı ölçeklerde ve sahip olunan farklı imkanlarda birden fazla yolla yapılır.

Endüstriyel yada endüstriyele yakın ölçeklerde yapılan su ürünleri üretimi, genel olarak ekstansif ve entansif olarak ikiye ayrılır.

Ekstansif (ing. Extansive) / kontrol altında tutulmayan yetiştiricilik, geniş yüzey alanına su kütlelerinde, suyun içindeki canlıların büyümesine, gelişmesine, üremesine yada canlıların doğal yaşam döngülerine aktif olarak pek müdahale etmeden yapılan yetiştiricilik modelidir. Tatlı sularda göller, denizlerde ise lagün yada ağzı kolaylıkla kapatılabilen koylar ekstansif yetiştiricilik için uygun yerlerdir. Su ürünleri, kendi doğal ortamları içinde yaşarlar ve büyürler. Dışarıdan müdahale azdır fakat doğal avcılık, ölüm, kirlilik gibi etmenlere bağlı olarak yaşanabilecek olumsuz durumlara karşı stoğun kontrolü ve korunması imkanı da daha düşüktür. Yetiştiriciliği yapılan su ürününün stok yoğunluğu düşüktür. Birim metreküp alan içindeki ürün sayısı azdır. Dolayısıyla üretim verimi düşüktür.

Entansif (ing. Entansive) /kontrollü - kontrol altına tutulan yetiştiricilik, ekstansif yetiştiriciliğe oranla daha kontrollü ve verimli bir yetiştiricilik yöntemidir. Birim hacimdeki tür sayısı fazla olduğu için ticari değeri yüksek olan su ürünlerinin yetiştiriciliğinde Türkiye'de ve dünyada sıklıkla uygulanan yetiştiricilik yöntemlerinin başında gelir. Canlıların bulunduğu ortam, su ürünleri mühendisleri tarafından sürekli olarak kontrol altında tutulduğu için değişken şartlara bağlı olarak anlık müdahale imkanı daha fazladır. Belirli yetiştiricilik alanı içindeki tür sayısı fazla olduğu için dışarıdan yemleme yapılması ve oluşan atıkların yetiştiricilik alanlarından doğru ve kontrollü bir şekilde uzaklaştırılması gerekir. Bunun için akarsularda debinin fazla olmasına denizlerde ve göllerde su sirkülasyonunun yeteri kadar fazla olmasına dikkat edilir. Yoğun bir stoklama operasyonu olduğundan, yetiştiriciliği yapılan su ürünlerinde strese bağlı olumsuzlukların görülme ihtimali yükselirken, doğru zamanda müdahale edilmediği taktirde stoğa bağlı olarak zarar daha fazla olabilmektedir.

Bunların yanında, su ürünleri yetiştiriciliği için farklı özellikteki yetiştiricilik tesislerinde üretim yaparız. Bunlardan bazıları:



Kara tabanlı işletmelerde deniz kökenli canlıları yetiştirmek: Denizlerin hemen kıyısında, denizden kolaylıkla su çekip o suyu tesiste kullandıktan sonra suyun kendi cazibesiyle yada pompalar yardımıyla tekrar denize bırakıldığı sistemlerde, deniz canlıların üretimi yapılmaktadır. Akdeniz havzasında yetiştiriciliği en çok yapılan türlerden olan çipura ve levrek için Türkiye, İsrail, Mısır ve diğer Kuzey Afrika ülkelerinde ölçeği çok büyük olan kara tabanlı işletmeler vardır. Denizde yetiştiricilik için yeterli sahası olmayan ya da deniz kıyılarını turizm gibi faaliyetlere aktif olarak ayırmak isteyen ülkeler genellikle bu yöntemi tercih etmektedir. Tesiste kullanılan suyun tesise girişi için gerekli maliyet biraz fazla olabilir fakat karadaki üretim kontrolü daha kolaydır ve olumsuzluklara anında müdahale edilebilir.

Kontrollü ve kontrolsüz yetiştiricilik arasında bir de yarı kontrollü olarak tanımlanan bir başka yetiştiricilik modeli vardır. Özellikle İtalya ve İspanya gibi Akdeniz ülkelerinde gözlemlenen bu yetiştiricilik modeline Türkiye'de Akdeniz'in bazı kesimlerinde rastlanmaktadır. Modelin çalışma prensibinde, kolay kontrol edilebilen bir alana giren balıkların orada doğal yada kontrollü olarak büyütülmesi ve pazara sunulması operasyonu yarı kontrollü su ürünleri yetiştiriciliğini kısaca tanımlar. Ülkelerin kıyılarının denizle olan coğrafi yapısı, bu yetiştiricilik modeli için son derece önemlidir. Lagünler başta olmak üzer çeşitli koy ve körfezlerde yarı kontrollü yetiştiricilik metodları uygulanmaktadır. Bu yöntemde yılan balığı, kefal, levrek, çeşitli kabuklular, yumuşakçalar ve hatta Mersin balıkları yarı kontrollü kültüre alınmaktadır.

Kara tabanlı işletmelerde tatlı su türlerini yetiştirmek: Akarsuların akış hızlarına bağlı olarak uygun olan yerlere konumlanan balık çiftlikleri, akarsulardan aldıkları suyu kendi bünyelerinde kullanarak aktif olarak su ürünleri yetiştiriciliği yaparlar. Tamamen kontrollü olarak yapılan bu yetiştiricilik metodunda çoğunlukla betondan havuzlar yada beton / plastik tanklar kullanılır. Akarsudan sürekli olarak su alma davranışı gözlenebildiği gibi suyun arıtılarak çevrime alınması ve ardından tekrar kullanılması yöntemi de tercih edilebilir fakat özellikle Türkiye için konuşmak gerekirse, arıtım ve tekrar kullanım, suyu bir kez alıp kullandıktan sonra tekrar akarsuya vermekten daha az maliyetli bir yöntemdir. Fakat arıtımlı su kullanmak, suyun sıcaklığını ve kalitesini kontrol etmek yönünden daha iyidir. Bu işletmelerin genel profili Türkiye'de alabalık üzerine yoğunlaşmış olsa da dünyada Mersin balığı, yılan balığı, kedi balığı gibi türler de kontrollü tatlı su sistemlerinde yetiştirilen türler arasındadır.

Kara tabanlı işletmelerin şu anda araştırlmaya açık olan başlıkları arasında atık yönetimi, atıkları uzaklaştırmak ve aslında başta fosfor ve potasyum yönünden son derece zengin olan bu suların başka nerelerde, hangi amaçlarla kullanılabileceğini araştırmak var. Su ürünleri mühendisleri, kariyerlerini oluştururken aquaponik gibi başlıkları da listelerinde bulundurabilir.

Denizde kafes yetiştiriciliği: Plastik gibi sağlam materyallere gerilen ağlarla, su ürünleri mevzuatlarına uygun olarak kıyıdan belirli uzaklıklara kurulan kafesler, denizde kontrollü su ürünleri yetiştiriciliği yapmak için uzun yıllardır kullanılan başlıca yöntemlerden biridir. Kafes sistemleri üzerinde çalışan mühendislerin aşmak için üzerinde sıklıkla çalıştığı konular arasında, kıyıdan uzakta konumlanmış olan kafeslerin doğru zamanda doğru şekilde yemlenmesi, kafeslerin ağlarına tutunan ve fauling olarak tanımlanan kabuklu su canlılarının kafeslerin su geçirgenliğini engellemesinin önüne geçilmesi ve ağ göz açıklıklarına yada yırtıklara bağlı olarak meydana gelen kaçışların minimize edilmesi gelmektedir. Açık denizde yapılan su ürünleri yetiştiriciliği ve bu yetiştiricilik metodu üzerine yapılan araştırmalarla geliştirilen teknolojiler, dünyada su ürünleri yetiştiriciliğinin gelecek vaadeden bölümleri arasında yer almaktadır. Açık denizdeki kafes yetiştiriciliğinde yaygın olarak yer alan türler Norveç arasında gibi kuzey Avrupa ülkelerinde genellikle somon gibi soğuk deniz balıkları olmakla birlikte Akdeniz'de çipura, levrek ve ton balığı sayılabilir. Bunun yanında farklı türlerin kafesteki yetiştiriciliği üzerinde çalışmalar yapan şirketler vardır.



Açık denizde yetiştiriciliği yapılan bir diğer özel tür, Avrupa'da ve Uzak Doğu'da kendine fazlasıya pazar bulabilen midyelerdir. Sallama yada denizdeki gel-gitlere bağlı olarak sırıklara sarılma metodları ile yetiştiriciliği yapılır. Midye yetiştiriciliği ile ilgili detaylı bilgi almak için daha önce yayınladığımız Midye Yetiştiriciliği kategorisindeki yazılara göz atabilirsiniz.

Bütün bunların yanında, su ürünleri yetiştiriciliği yapılan alanlarda, yalnızca ürüne odaklanmış bir canlı popülasyonundan bahsetmek yanlış olur. Yaşadıkları alanda doğal bir ortam oluşturan su ürünleri, suyun farklı katmanlarındaki farklı canlı türlerinin ortaya çıkmasını ve ortamın ekolojik açıdan daha zengin hale gelmesine katkı sağlıyor. Çeşitli büyüklüklerdeki fito- ve zooplanton, su bitkileri, yumuşakçalar, suda yaşayan daha pek çok canlı, yetiştiricilik yapılan su kütlesinde kendine yaşam alanı bulabiliyor. Bu da, bölgenin ekolojik yönden daha güçlü ve zengin olmasına katkı sağlıyor.



Su ürünleri mühendislerinin kariyer planlamalarını yapabilmeleri için öncelikli olarak, özellikle burada tanımı yapılan tesislerde, bu yetiştiricilik modelleriyle çalışan tesislerde aktif olarak staj yapması son derece önemli ve iyi bir fikir. Sektörün ihtiyaç duyduğu eksikliklerini giderebilmek ve sektöre dair yenilikçi fikirleri ortaya koyabilmek için tesisleri ve işleyiş modellerini yakından tanımak gerekiyor. Bunun için, fakültelerin birinci sınıflarından itibaren tesislerde aktif staj yapılmalı.

Dünyanın günden güne artan protein ihtiyacı göz önüne alındığında ve git gide daralan tarım alanları düşünüldüğünde, su ürünleri yetiştiriciliği, geleceğin meslek gruplarından birisi olacak. Birim alandan elde edilen protein miktarı günden güne artıyor ve protein kaynaklarının güçlü ve olabildiğince doğal kalabilmesi için yapılan araştırmaların dünyadaki oranı artıyor. Su ürünleri mühendisleri olarak bugün yeni bir şeyleri başarmanın tam zamanı!

Yorumlar

  1. I've spent the last 20 years to develop professionally in this industry and I am convinced it was a good choice.
    Congratulations for this interesting article .

    Regards
    Roberto

    YanıtlayınSil
  2. Kaan Uğrasız16 Haziran 2016 18:31

    Thank you for your responding!
    Kind regards! :)

    YanıtlayınSil
  3. KOSMAS SOFRONIDIS17 Haziran 2016 13:15

    IS THERE AN ENGLISH TRANSLATION?
    THANK YOU

    YanıtlayınSil
  4. Kaan Uğrasız21 Haziran 2016 09:41

    Hello, not yet but we're planning to do it!
    Thank you!

    YanıtlayınSil

Yorum Gönderme

Bu blogdaki popüler yayınlar

Mavi yengeç: sürdürülebilir bir su ürünleri yetiştiriciliği alternatifi olabilir mi?

Mavi yengeç, Callinectes sapidus, Amerika kıtasındaki önemli nehirlerden birisi olan Mississippi'nin tarihi ve ekonomisi üzerinde uzun yıllardır çok önemli bir rol oynadı. Tüketiciler mavi yengeçten yapılmış olan atıştırmalıkların keyfini iştahla sürerken doğadaki mavi yengecin baş etmesi gereken önemli bir sorun var: popülasyondaki azalma. Bu, yereldeki balıkçıları da zora sokan önemli bir sorun. 2000'li yılların başında kurulan Mississippi Üniversitesi Mavi Yengeç Kuluçkahanesi, mavi yengeç yetiştiriciliğini gerçekçi hale getirmek üzerine çalışıyor. Çabalarının, balıkçılar için kültür yoluyla elde edilmiş mavi yengece bağlı bir ekonomi oluşturmasına ve balıkçıların ekonomilerine katkı sağlayacağını umuyorlar. Thad Cochran Ocean Springs Deniz Ürünleri Yetiştiriciliği Merkezi'nden Dr. Kelly Lucas, "Chesapeake Körfezi'nden mavi yengeç hasadı gerçekten çok düşük olduğunda bu fikir ortaya çıktı" diyor. "Maryland Üniversitesi, körfezdeki yabani hayata destek

Hamsinin 11 faydası: Karadeniz'in mücevheri hakkında bilmeniz gerekenler

  Hamsi, Karadeniz ve bir iç denizimiz olan Marmara Denizi'nin bize sunduğu çok önemli ve faydalı bir değer. Kolay ve bol miktarda yapılan avcılığıyla hamsi, başta insan tüketimi olmak üzere, yem sanayisinin yanı sıra omega 3 yağ asitlerinin üretilmesinde de önemli rol oynayan bir balık. Hamsinin insanlar faydaları arasında kalp sağlığını, hücre ve doku onarımını, kemik sağlığını ve göz sağlığını desteklemeye, cildi ve sindirim sistemini iyileştirmeye,  kilo vermeyi teşvik etmeye, toksisiteyi önlemeye yardımcı olmak var ve hamsi, iyi bir b3 vitamini kaynağı olmasıyla ve demir eksikliğini gidermeye destek olmakla, insanlar için çok değerli bir deniz ürünü. Hamsi, dünya çapında kırmızı et yerine iyi bir alternatif olarak yenen ünlü ve vejeteryan olmayan bir lezzet haline gelen minik balıklardır. Bu özel balık türü, cildinizi beslemekten görme yeteneğinizi korumaya kadar birçok sağlık yararı sağlar. Çoğunlukla salatalarla birlikte tüketilen hamsi, kemiklerinizi güçlendiren fosfor v

Kaspersky ile dünyanın 2050 vizyonunda denize dair neler var?

Yaygın haliyle bilgisayar ve cep telefonları için antivirüs yazılımı olarak bildiğimiz Kaspersky, günümüzde oldukça revaçta olan futurizm ve futurist kurguların temel bileşenini oluşturduğu bir web sitesini yayına aldı. 2050 yılındaki dünyada olacağı öngörülen şeylerin kullanıcılar tarafından bir dünya haritası üzerine eklendiği sistemde teknolojik öngörülerin yanısıra uzay ve özellikle de tarıma yönelik fikirler de yer alıyor. Tarıma dair bazı öngörülerin içinde elbette ki denizle ilgili bazı fikirler var. İşte bunlardan bazıları... 2050 - Dubai - Dikey okanus tarımı Konumunun özellikleri ve tatlı su eksikliği şehri tarıma elverişsiz hale getiriyor. Bu yüzden gıda ithalatı şehir için bu kadar önemli bir masraf. Bölgedeki doğal kaynak eksikliğini telafi etmek için, Studiomobile'den İtalyan mimarlar, ekolojik olarak temiz ürünler yetiştirmek için bölgede ne kadar az kaynak bulunduğunu kullanan Deniz Suyu Dikey Çiftliği projesini geliştirdiler. Dünyadaki tüm tatlı suyun% 70'i tar

Deniz ürünleri, bağışıklık sistemi ve D vitamini arasında bir ilişki var mı?

2020 Beslenme Yönergeleri Danışma Komitesi kısa süre önce, bebeklerde beyin ve göz gelişimini desteklemekten kalp ve beyin işlevini desteklemeye ve yetişkinler için sağlıklı kiloya kadar deniz ürünleri yemenin köklü, ömür boyu süren faydalarını yeniden onaylayan bir Bilimsel Rapor yayınladı. Peki ya D vitamini gıdalar hakkında neler biliyoruz? Çoğu insan deniz ürünlerinin kendileri için iyi olduğunu biliyor - her ne kadar haftalık olarak önerilen 200 - 300 gr veya 2-3 porsiyonu yemeseler bile, ancak, deniz ürünlerine dair dikkatin çoğu anlaşılır bir şekilde balıklarda bulunan güçlü omega-3 yağlarına odaklanyor. Omega 3 yağ asitleri, özellikle hamile anneler ve çocukları için çok önemlidir. Deniz ürünleri, nadir bir D vitamini kaynağıdır. Daha az öne çıkarılsa da, deniz ürünleri, yiyecekler arasında nadir bir D vitamini kaynağıdır. 2020 Beslenme Yönergeleri Danışma Kurulu'nun Bilimsel Raporu, D vitaminini “halk sağlığını ilgilendiren bir besin” olarak tanımlıyor çünkü sadece Amerik

Balıkların solungaçları nasıl çalışır?

 Dünyada yaşayan tüm hayvanlar, yaşamlarını devam ettirmek için nefes alıp verirler. Bazılarının vücutlarının içinde akciğerleri vardır, bazıları derileri vasıtasıyla havayı kullanır, bazıları ise daima açılıp kapanan solungaçlarını kullanarak yaşamları için gerekli olan oksijeni tedarik ederler. Yani kısaca, amaçları ortak olmakla birlikte bu amacı gerçekleştirmek için kullandıkları araçları farklıdır. Şu anda okuyabiliyorsanız muhtemelen insansınız. Bu, oksijeni ağzınız ve burnunuz vasıtasıyla vücudunuzun içine aldığınız ve atık olarak da aynı yollarla karbondioksiti vücut fonksiyonlarınızı yerine getirmek için dışarı verdiğiniz anlamına gelir. Solunum organlarınızı kullanarak aldığınız nefesiniz akciğerlerinizi doldurur ve havadaki oksijen buradan vücudunuzun geri kalanına dağılır. Nefes almamız için oksijene ihtiyacımız var. peki ya suyun altında yaşayan hayvanlar oksijeni nasıl alıyor? Tıpkı biz suyun üzerinde yaşamını sürdüren hayvanlarda olduğu gibi, suyun altındakiler

Somon, sardalya, uskumru ve ringa: Yemek için en sağlıklı 10 balık hangisi?

Dünya denizlerinde 32.000'den fazla balık türü var ve bunların neredeyse her birinin kendine ait karakteristik özellikleri var. Kendi çevremizden ve marketlerden tanıdığımız ürünler arasında olan konserve ton balığı ya da çeşitli formlardaki somon balıkları tüketebileceğimiz tek seçenek elbette ki değil.  Özellikle İspanya kıyılarından uskumrugillerden bir balık olan Bonito, mezgit, ringa ve tilapya gibi diğer balıkların da düzenli ve dengeli beslenme üzerinde önemli yerleri var. Yemek için en sağlıklı balık hangisi? İşi insanların beslenmesi üzerine olan uzmanlar her hafta en az iki porsiyon balık yenmesi gerektiğini üzerine basarak belirtiyorlar. Düzenli balık tüketiminin daha sağlıklı beyinle bağlantısı da var ve dahası, kardiyovasküler sağlığı da güçlendirirken aynı zamanda kilo kaybını da destekliyor. Balık tüketimi ile ilişkilendirilen bir diğer konu başlığı da, balığın bünyesindeki omega 3 yağ asitleri sayesinde kandaki lipidleri güçlendirip kalp rahatsızlıklarına karşı bi

Nasıl spirulina yetiştirirsiniz?

Spirulinaya genel haliyle bir kez daha bakacak olursak eğer, karşımızda, bünyesinde  yüksek protein barındıran bir alg (su yosunu) buluruz. Mikroskop altında bakıldığında sprialsi bir görüntüye sahip olan ve mavi-yeşil alglerin içinde yer alan siyanobakterlerden olan Spriulinayı kuruttuğunuzda elde ettiğiniz kütlenin büyük bir kısmının (60% ile 70% arasında) protein olduğunu görürsünüz. Bu oran, su ürünlerinden elde edilebilecek protein miktarları tablosu içindeki en iyi rakamlardan birine tekabul eder. Bu protein oranın yanında, düşük yağ ve birim kütle başına düşen yüksek mineral ve vitamin oranıyla bu alg, insanların ve diğer canlıların beslenmesi üzerine çalışan profesyoneller için üzerinde durulması ve çalışılması gereken önemli bir türdür. Spirulina’nın içinde neler var? Sucul bir canlı olan spirulinanın bünyesinde yer alan bazı maddeler aşağıdaki gibi: + Vitaminler: Beta Karoten, B1 Thiamine, B2 Riboflavin, B3 Niyasin, B5 Pantotenik asit, B6 Piridoksin, B9 Folate, B12 Colobalimi

Daha yakından tanıyın: Türkiye kıyılarından karidesler

  Çoğu insanın severek tükettiği ve pazarda taze, ayıklanmış, marine edilmiş ve ayıklanarak dondurulmuş formları bulunan karideslerin dünya denizlerinde onlarca farklı türü var ve karides yetiştiriciliği önemli bir su ürünü yetiştiriciliği alanı. Su ürünleri yetiştiriciliğinin ortaya çıktığı yer olan Çin ile yakın coğrafya Hindistan ve tabii ki A.B.D. karides yetiştiriciliği konusunda önemli çalışmalar yapan ülkelerin başında geliyor. Türkiye kıyılarından yakalanan hangi karidesler yenebilir nitelikte? Her ne kadar "Denizden babam çıksa onu bile yerim" mottosuyla hareket etsek de, özellikle kendi kıyılarımızda yer alan ve diğerlerine göre daha fazla tüketilebilir olan karidesleri tanımakla işe başlayalım. Palaemon longirostris, Metapenaeus monoceros, Penaeus japonicus, Penaeus japonicus, Penaeus semisulcatus, Penaeus kerathrurus bizim denizlerden en fazla çıkan karides çeşitlerimiz. P. longirostris genel anlamda en fazla yayılım göstermiş olan karides türümüz. Marmara deniz

Avokadolu karides salatası - Karidesle yapılabilecek yemekler - 2

    Sağlıklı bir şekilde beslenmeye gayret eden insanların öğünlerine güvenle alabilecekleri karides, salata olarak tükettiğimiz yeşilliklerle de kolaylıkla uyum sağlar. Avokado ise özellikle son yıllarda öğünlerimize giren ve bizim için göreceli olarak yeni bir gıda. İçindeki faydalı yağlarla beslenme uzmanları tarafından tavsiye edilen bir yiyecek. Malzemeler: 1 tane avokado 10 tane karides 1 tane göbek marul 3 - 4 dal maydonoz 1 çorba kaşığı zeytinyağı (veya pişirme kağıdı) İsteğe bağlı baharatlar Hazırlanışı: Temizlenmiş karideslerinizi bir kaşık zeytinyağıyla tavada pembeleşene kadar çevirin. Avokadonuzu küp küp doğrayarak derin bir servis tabağına alın. Göbek marullarınızı elinizle parçalayın, içinde avokadonuzun olduğu tabağın üzerine koyun. Bu tabağın içine tavada çevirdiğiniz karideslerinizi de koyun. Maydonozlarınızı da salatanızın üzerine ekleyin. Öneriler: Pazardan ya da marketten avokado alırken rengi koyu yeşil - siyah olanları tercih etmenizde fayda vardır. Bu koyu renk

Keyfinizin kâbusu balık kılçığı ve bunlardan kurtulma yolları

Hangi pişirme yöntemiyle yapıyor olursanız olun, balık kılçığı onu ikram ettiğiniz en az bir kişi için daima sorundur. Ağız sulandırıcı bir parça balık etini ağzınıza attığınızda dilinize yada ağzınızın içine batarak sizi rahatsız eden ve aldığınız tüm keyfi kaybettiren kılçıklarla neler yapabileceğinize bakacağımız kısa bir yolculuğa çıkıyoruz. Bu arada, kılçık yada etlerin içindeki kemik parçaları dünya üzerinde istenmeden, kazayla en fazla yutulan yabancı cisimler olarak kabul ediliyor. Yanlışlıkla yutulan kılçıkların etkilediği yerler arasında ağız içi, dil, yutak, yemek borusu, mide ve bağırsaklar var. Çoğu, genellikle herhangi fiziksel bir zarara neden olmadan sindirim kanalından geçip giderken bazen istenmeyen yaralanmalara da neden olabilmekte. Kılçıklardan kurtulmak içinse kusursuz bir gastronomi eğitimi almış olmanıza gerek yok, evde balık pişirirken de alacağınız bir kaç önlem sayesinde balık etindeki kılçıklardan kolaylıkla kurtulabilirsiniz. Bütün kılçıklar tehlikeli değil