Ana içeriğe atla

Dünya denizlerindeki büyük ekolojik sorun: İstilacılık

Değişen şartlara bağlı olarak kendi yaşam alanından farklı alanlara yerleşen türler, ekolojik dengeleri değiştirip yeni şartların oluşmasını sağlıyor. Bu, yepyeni ve önemli güncel ekolojik sorunlardan birisini oluşturuyor. İstilacı türlere dair yeni bilgiler edinmenin tam zamanı.

İstilacı tür nedir?
Doğal olarak yaşadıkları yerlerden çeşitli sebepler nedeniyle başka yerlere göç eden ya da yaşam alanını genişletmek suretiyle yeni yerlerde yayılım gösteren ve kendilerine göç ettikleri yeni lokasyonlarda da yaşam alanı kuran canlılara istilacı tür denir.

İstilacı olarak tanımlanan türlerin göze çarpan özellikleri nelerdir?
Bu canlıların genel özelliklerine bakıldığında genellikle uzun süre yaşadıkları, kısa süre içinde büyüyerek üreme çağına geldikleri, bir seferde fazlaca yumurta bırakabildiklerine, içinde yaşadıkları suyun fiziksel ve kimyasal özelliklerine toleranslarının fazla olduğunu görebiliriz. Belirtilen bu özellikler, türlerin sucul ortamlarda baskın hale geçmelerinin temel sebebidir.

Neden bu canlılara istilacı tür denir?
Belirli bir yaşam alanından başka bir yere göç eden türler, yeni yaşam alanlarındaki çevresel şartlara bağlı olarak kendi yaşam alanlarındakinden daha farklı bir üreme ve yayılma hızına sahip olurlar. Aynı zamanda, yeni yaşam alanlarındaki ortamın beslenme sistemine de dahil oldukları ve belirli bir grubu tüketip kendilerini tüketerek hayatta kalan bir canlı türünün neredeyse olmaması sebebiyle o alanda baskın haline gelirler. Böylece yeni yaşam alanlarındaki ekosistemin içinde işgalci konuma düşerler.

İstilacı türler, dahil oldukları yeni ekosistemlerini nasıl etkilerler?
Yeni yaşam alanları içinde yeni olan ve istilacı olarak tanımlanan türlerin yeni ekosistemleri içindeki etkileri temel olarak iki şekilde incelenebilir: ekolojik ve ekonomik yararlar ile zararlar.

İstilacı türlerin ekolojik zararları, yeni yaşam alanlarında halihazırda var olan canlıların yaşam döngülerine, beslenmelerine, üremelerine ve rutin yaşam alışkanlıklarına müdahale ederek onların kendi yaşam alanları içindeki etkinliklerini kısıtlayarak yok olmalarına neden olarak tanımlanabilir. İstilacı türler, yeni yaşam alanlarındaki ekonomik değeri olan türlerin popülasyonları üzerinde de baskınlık kurarak balıkçılığı da olumsuz etkiler.

Çeşitli evrelerde ve formlarda istilacı türlere besin olan yerel türler yada istilacı türlerin sahip olduğu ve toksik özelliği gösteren salgılarla ölen canlılar, bölgedeki popülasyonların dengesinin bozulmasına ve istilacı türlerin sayılarının artarak daha baskın bir hale gelmelerine neden olur.

Çevresel etkilerin yanında istilacı türlerin yeni alanlarına genetik etkileri de söz konusudur. Bölgedeki türlerle yapılan çiftleşmeler, yerel türlerin soylarının saflığını tehlikeye atarken yeni melezlerin oluşmasına da neden olur. Genetik materyalde meydana gelen değişmeler, yerel türlerin soylarının devamının sürdürülme olanağını azaltırken doğal davranışların da değişmesine neden olabilir.

Bununla birlikte, istilacı türler kendileriyle birlikte vücutlarının üzerinde ya da içinde daha küçük canlıları, algleri, parazitleri, bakterileri ve virüsleri de taşırlar. Mikro boyuttaki yabancı tür taşınımı, su içindeki biyolojik dengenin daha küçük basamaklardan itibaren bozulmasına neden olduğu gibi istilacı türün yeni geldiği bölgenin doğal koşullarının geri döndürülemez şekilde hasar görmesine zemin hazırlar.

Fakat istilacı olarak tanımlanan türler, aynı zamanda belirli bir ortamda istenmeyen etkilerin yok edilmesinde de aktif olarak kullanılabilir.

İstilacı türlerin ekonomik yararları ise tüketimlik su ürünleri tedariği, yetiştiriciliği ve avcılığı için yüksek verimli türlerin daha az enerji harcanarak daha yüksek verimle elde edilmesi ve pazara sunulması olarak kabul edilebilir. Daha önce bölgede yaşamayan ve orada istilacı olarak tehlike arz eden türlerin ortamdan düzenli olarak çekilmesi, denizlerdeki popülasyon dengesinin sağlanmasına da katkı sağlar.

İstilacı türler nasıl yayılır?
Türlerin kendi yaşam alanlarından başka bir alana yayılmalarının ve kendilerine yeni yaşam alanları edinebilmelerinin farklı yolları vardır. Bunlar farklı fiziksel parametrelere sahip denizler arasında açılmış olan kanallar, farklı denizel ortamlardan geçen gemilerin balast suları ya da gövdelerine tutunarak, araştırma labaratuvarlarının doğal su kütleleriyle olan etkileşimleri sayesinde olabilir. Bunun yanında aşılama ve taşıma metodları da canlıların yeni yaşam alanlarında istilacı tür olarak tanımlanmalarına neden olur.

Farklı ekolojik çevreler içindeki canlıların başka yerlerde yayılım göstermesinin en önemli ve dikkat çeken bir kaç örneğini Süveyş Kanalı vasıtası ile Kızıldeniz'den Akdeniz'e geçişler, gemilerin balast suları ile Atlantik Okyanusu'nun iki yanındaki taşınımlar ve kapalı sistem deniz akvaryumları için özel olarak üretilmiş canlıların doğal deniz ortamına karışması sayılabilir.

Yayılım gösteren istilacı türler nasıl temizlenir?
Fiziksel, kimyasal yada biyolojik yoldan tür temizliğinin yapılmasının farklı metodları vardır. İstilacı türün doğal tüketicisini aynı ortama koymak doğal ve doğru bir çözüm olarak düşünülse de yeni bir baskın türün oluşmasına neden olabildiği için iyi bir araştırmanın neticesinde bu yola başvurulmalıdır.

Canlının türüne göre fiziksel avcılık, istilacı türlerin ortamdan uzaklaştırılması için iyi bir yöntem olsa da, balıkçılık faaliyetleri de biyolojik temizliğin yapılmasında farklı bir alternatif olarak düşünülebilir.

Kıyı ve ticari balıkçılara verilecek eğitimlerle istilacı türlerin avlanması ve avcılığının yapılmasının ardından izlenecek yolların öğretilmesi, bu türleri tüketen ülkelere ticari olarak pazarlanması için sürdürülebilir bir çözüm olarak sunulabilir. Özellikle Akdeniz'de son yıllarda fazla miktarda yayılım gösteren balık balığı ve aslan balığının Uzak Doğu'da sıklıkla türketildiği göz önüne alındığında bu türler yurt dışına ihracat için iyi birer kazanç kaynağı olabilir.

Dünya üzerinde değişen ekolojik koşullar, canlıların yaşamada adapte oldukları yerlerden daha farklı yerlerde de yaşamalarına imkan tanıyacak hale geliyor. Yayılım alanlarındaki değişimler türlerin soylarını devam ettirebilmelerini de etkiliyor ve yalnızca güçlü olan türler, yaşam alanlarını işgal eden yeni türler ile yaşamayı başarabilecek.

Peki biz bu değişikliği fırsata çevirebilecek miyiz? İşte yanıtını aramamız gereken en büyük soru bu.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Mavi yengeç: sürdürülebilir bir su ürünleri yetiştiriciliği alternatifi olabilir mi?

Mavi yengeç, Callinectes sapidus, Amerika kıtasındaki önemli nehirlerden birisi olan Mississippi'nin tarihi ve ekonomisi üzerinde uzun yıllardır çok önemli bir rol oynadı. Tüketiciler mavi yengeçten yapılmış olan atıştırmalıkların keyfini iştahla sürerken doğadaki mavi yengecin baş etmesi gereken önemli bir sorun var: popülasyondaki azalma. Bu, yereldeki balıkçıları da zora sokan önemli bir sorun. 2000'li yılların başında kurulan Mississippi Üniversitesi Mavi Yengeç Kuluçkahanesi, mavi yengeç yetiştiriciliğini gerçekçi hale getirmek üzerine çalışıyor. Çabalarının, balıkçılar için kültür yoluyla elde edilmiş mavi yengece bağlı bir ekonomi oluşturmasına ve balıkçıların ekonomilerine katkı sağlayacağını umuyorlar. Thad Cochran Ocean Springs Deniz Ürünleri Yetiştiriciliği Merkezi'nden Dr. Kelly Lucas, "Chesapeake Körfezi'nden mavi yengeç hasadı gerçekten çok düşük olduğunda bu fikir ortaya çıktı" diyor. "Maryland Üniversitesi, körfezdeki yabani hayata destek

Kaspersky ile dünyanın 2050 vizyonunda denize dair neler var?

Yaygın haliyle bilgisayar ve cep telefonları için antivirüs yazılımı olarak bildiğimiz Kaspersky, günümüzde oldukça revaçta olan futurizm ve futurist kurguların temel bileşenini oluşturduğu bir web sitesini yayına aldı. 2050 yılındaki dünyada olacağı öngörülen şeylerin kullanıcılar tarafından bir dünya haritası üzerine eklendiği sistemde teknolojik öngörülerin yanısıra uzay ve özellikle de tarıma yönelik fikirler de yer alıyor. Tarıma dair bazı öngörülerin içinde elbette ki denizle ilgili bazı fikirler var. İşte bunlardan bazıları... 2050 - Dubai - Dikey okanus tarımı Konumunun özellikleri ve tatlı su eksikliği şehri tarıma elverişsiz hale getiriyor. Bu yüzden gıda ithalatı şehir için bu kadar önemli bir masraf. Bölgedeki doğal kaynak eksikliğini telafi etmek için, Studiomobile'den İtalyan mimarlar, ekolojik olarak temiz ürünler yetiştirmek için bölgede ne kadar az kaynak bulunduğunu kullanan Deniz Suyu Dikey Çiftliği projesini geliştirdiler. Dünyadaki tüm tatlı suyun% 70'i tar

Hamsinin 11 faydası: Karadeniz'in mücevheri hakkında bilmeniz gerekenler

  Hamsi, Karadeniz ve bir iç denizimiz olan Marmara Denizi'nin bize sunduğu çok önemli ve faydalı bir değer. Kolay ve bol miktarda yapılan avcılığıyla hamsi, başta insan tüketimi olmak üzere, yem sanayisinin yanı sıra omega 3 yağ asitlerinin üretilmesinde de önemli rol oynayan bir balık. Hamsinin insanlar faydaları arasında kalp sağlığını, hücre ve doku onarımını, kemik sağlığını ve göz sağlığını desteklemeye, cildi ve sindirim sistemini iyileştirmeye,  kilo vermeyi teşvik etmeye, toksisiteyi önlemeye yardımcı olmak var ve hamsi, iyi bir b3 vitamini kaynağı olmasıyla ve demir eksikliğini gidermeye destek olmakla, insanlar için çok değerli bir deniz ürünü. Hamsi, dünya çapında kırmızı et yerine iyi bir alternatif olarak yenen ünlü ve vejeteryan olmayan bir lezzet haline gelen minik balıklardır. Bu özel balık türü, cildinizi beslemekten görme yeteneğinizi korumaya kadar birçok sağlık yararı sağlar. Çoğunlukla salatalarla birlikte tüketilen hamsi, kemiklerinizi güçlendiren fosfor v

Deniz ürünleri, bağışıklık sistemi ve D vitamini arasında bir ilişki var mı?

2020 Beslenme Yönergeleri Danışma Komitesi kısa süre önce, bebeklerde beyin ve göz gelişimini desteklemekten kalp ve beyin işlevini desteklemeye ve yetişkinler için sağlıklı kiloya kadar deniz ürünleri yemenin köklü, ömür boyu süren faydalarını yeniden onaylayan bir Bilimsel Rapor yayınladı. Peki ya D vitamini gıdalar hakkında neler biliyoruz? Çoğu insan deniz ürünlerinin kendileri için iyi olduğunu biliyor - her ne kadar haftalık olarak önerilen 200 - 300 gr veya 2-3 porsiyonu yemeseler bile, ancak, deniz ürünlerine dair dikkatin çoğu anlaşılır bir şekilde balıklarda bulunan güçlü omega-3 yağlarına odaklanyor. Omega 3 yağ asitleri, özellikle hamile anneler ve çocukları için çok önemlidir. Deniz ürünleri, nadir bir D vitamini kaynağıdır. Daha az öne çıkarılsa da, deniz ürünleri, yiyecekler arasında nadir bir D vitamini kaynağıdır. 2020 Beslenme Yönergeleri Danışma Kurulu'nun Bilimsel Raporu, D vitaminini “halk sağlığını ilgilendiren bir besin” olarak tanımlıyor çünkü sadece Amerik

Balıkların solungaçları nasıl çalışır?

 Dünyada yaşayan tüm hayvanlar, yaşamlarını devam ettirmek için nefes alıp verirler. Bazılarının vücutlarının içinde akciğerleri vardır, bazıları derileri vasıtasıyla havayı kullanır, bazıları ise daima açılıp kapanan solungaçlarını kullanarak yaşamları için gerekli olan oksijeni tedarik ederler. Yani kısaca, amaçları ortak olmakla birlikte bu amacı gerçekleştirmek için kullandıkları araçları farklıdır. Şu anda okuyabiliyorsanız muhtemelen insansınız. Bu, oksijeni ağzınız ve burnunuz vasıtasıyla vücudunuzun içine aldığınız ve atık olarak da aynı yollarla karbondioksiti vücut fonksiyonlarınızı yerine getirmek için dışarı verdiğiniz anlamına gelir. Solunum organlarınızı kullanarak aldığınız nefesiniz akciğerlerinizi doldurur ve havadaki oksijen buradan vücudunuzun geri kalanına dağılır. Nefes almamız için oksijene ihtiyacımız var. peki ya suyun altında yaşayan hayvanlar oksijeni nasıl alıyor? Tıpkı biz suyun üzerinde yaşamını sürdüren hayvanlarda olduğu gibi, suyun altındakiler

Somon, sardalya, uskumru ve ringa: Yemek için en sağlıklı 10 balık hangisi?

Dünya denizlerinde 32.000'den fazla balık türü var ve bunların neredeyse her birinin kendine ait karakteristik özellikleri var. Kendi çevremizden ve marketlerden tanıdığımız ürünler arasında olan konserve ton balığı ya da çeşitli formlardaki somon balıkları tüketebileceğimiz tek seçenek elbette ki değil.  Özellikle İspanya kıyılarından uskumrugillerden bir balık olan Bonito, mezgit, ringa ve tilapya gibi diğer balıkların da düzenli ve dengeli beslenme üzerinde önemli yerleri var. Yemek için en sağlıklı balık hangisi? İşi insanların beslenmesi üzerine olan uzmanlar her hafta en az iki porsiyon balık yenmesi gerektiğini üzerine basarak belirtiyorlar. Düzenli balık tüketiminin daha sağlıklı beyinle bağlantısı da var ve dahası, kardiyovasküler sağlığı da güçlendirirken aynı zamanda kilo kaybını da destekliyor. Balık tüketimi ile ilişkilendirilen bir diğer konu başlığı da, balığın bünyesindeki omega 3 yağ asitleri sayesinde kandaki lipidleri güçlendirip kalp rahatsızlıklarına karşı bi

Nasıl spirulina yetiştirirsiniz?

Spirulinaya genel haliyle bir kez daha bakacak olursak eğer, karşımızda, bünyesinde  yüksek protein barındıran bir alg (su yosunu) buluruz. Mikroskop altında bakıldığında sprialsi bir görüntüye sahip olan ve mavi-yeşil alglerin içinde yer alan siyanobakterlerden olan Spriulinayı kuruttuğunuzda elde ettiğiniz kütlenin büyük bir kısmının (60% ile 70% arasında) protein olduğunu görürsünüz. Bu oran, su ürünlerinden elde edilebilecek protein miktarları tablosu içindeki en iyi rakamlardan birine tekabul eder. Bu protein oranın yanında, düşük yağ ve birim kütle başına düşen yüksek mineral ve vitamin oranıyla bu alg, insanların ve diğer canlıların beslenmesi üzerine çalışan profesyoneller için üzerinde durulması ve çalışılması gereken önemli bir türdür. Spirulina’nın içinde neler var? Sucul bir canlı olan spirulinanın bünyesinde yer alan bazı maddeler aşağıdaki gibi: + Vitaminler: Beta Karoten, B1 Thiamine, B2 Riboflavin, B3 Niyasin, B5 Pantotenik asit, B6 Piridoksin, B9 Folate, B12 Colobalimi

Daha yakından tanıyın: Türkiye kıyılarından karidesler

  Çoğu insanın severek tükettiği ve pazarda taze, ayıklanmış, marine edilmiş ve ayıklanarak dondurulmuş formları bulunan karideslerin dünya denizlerinde onlarca farklı türü var ve karides yetiştiriciliği önemli bir su ürünü yetiştiriciliği alanı. Su ürünleri yetiştiriciliğinin ortaya çıktığı yer olan Çin ile yakın coğrafya Hindistan ve tabii ki A.B.D. karides yetiştiriciliği konusunda önemli çalışmalar yapan ülkelerin başında geliyor. Türkiye kıyılarından yakalanan hangi karidesler yenebilir nitelikte? Her ne kadar "Denizden babam çıksa onu bile yerim" mottosuyla hareket etsek de, özellikle kendi kıyılarımızda yer alan ve diğerlerine göre daha fazla tüketilebilir olan karidesleri tanımakla işe başlayalım. Palaemon longirostris, Metapenaeus monoceros, Penaeus japonicus, Penaeus japonicus, Penaeus semisulcatus, Penaeus kerathrurus bizim denizlerden en fazla çıkan karides çeşitlerimiz. P. longirostris genel anlamda en fazla yayılım göstermiş olan karides türümüz. Marmara deniz

Avokadolu karides salatası - Karidesle yapılabilecek yemekler - 2

    Sağlıklı bir şekilde beslenmeye gayret eden insanların öğünlerine güvenle alabilecekleri karides, salata olarak tükettiğimiz yeşilliklerle de kolaylıkla uyum sağlar. Avokado ise özellikle son yıllarda öğünlerimize giren ve bizim için göreceli olarak yeni bir gıda. İçindeki faydalı yağlarla beslenme uzmanları tarafından tavsiye edilen bir yiyecek. Malzemeler: 1 tane avokado 10 tane karides 1 tane göbek marul 3 - 4 dal maydonoz 1 çorba kaşığı zeytinyağı (veya pişirme kağıdı) İsteğe bağlı baharatlar Hazırlanışı: Temizlenmiş karideslerinizi bir kaşık zeytinyağıyla tavada pembeleşene kadar çevirin. Avokadonuzu küp küp doğrayarak derin bir servis tabağına alın. Göbek marullarınızı elinizle parçalayın, içinde avokadonuzun olduğu tabağın üzerine koyun. Bu tabağın içine tavada çevirdiğiniz karideslerinizi de koyun. Maydonozlarınızı da salatanızın üzerine ekleyin. Öneriler: Pazardan ya da marketten avokado alırken rengi koyu yeşil - siyah olanları tercih etmenizde fayda vardır. Bu koyu renk

Keyfinizin kâbusu balık kılçığı ve bunlardan kurtulma yolları

Hangi pişirme yöntemiyle yapıyor olursanız olun, balık kılçığı onu ikram ettiğiniz en az bir kişi için daima sorundur. Ağız sulandırıcı bir parça balık etini ağzınıza attığınızda dilinize yada ağzınızın içine batarak sizi rahatsız eden ve aldığınız tüm keyfi kaybettiren kılçıklarla neler yapabileceğinize bakacağımız kısa bir yolculuğa çıkıyoruz. Bu arada, kılçık yada etlerin içindeki kemik parçaları dünya üzerinde istenmeden, kazayla en fazla yutulan yabancı cisimler olarak kabul ediliyor. Yanlışlıkla yutulan kılçıkların etkilediği yerler arasında ağız içi, dil, yutak, yemek borusu, mide ve bağırsaklar var. Çoğu, genellikle herhangi fiziksel bir zarara neden olmadan sindirim kanalından geçip giderken bazen istenmeyen yaralanmalara da neden olabilmekte. Kılçıklardan kurtulmak içinse kusursuz bir gastronomi eğitimi almış olmanıza gerek yok, evde balık pişirirken de alacağınız bir kaç önlem sayesinde balık etindeki kılçıklardan kolaylıkla kurtulabilirsiniz. Bütün kılçıklar tehlikeli değil