Ana içeriğe atla

Elinize aldığınız bir parça balık yeminin içinde ne var?

Özellikle çiftlik ortamında yapılan su ürünleri yetiştiricilikle ilgili toplumda merak edilen en büyük konu, belki de balıkların neyle ve nasıl beslendiği.

Geçtiğimiz senelerde, kuruldukları lokasyonlarda -üzücü ama gerçek,  meydana getirdikleri kötü kokularla denizdeki fiziki kirlilikler göz önüne alındığında, balık çiftlikleri ile aydınlatılması gereken daha pek çok konu var. Bu tür istenmeyen ve olumsuz durumların meydana gelmesinin başında, çiftlikler için seçilen yerlerin yanlışlığı ve kurulan lokasyonun fiziksel olarak bir çiftliğin kurulması için gerekli kriterleri taşımaması geliyordu. Yeniden böyle bir durumla karşılaşmamak için tesis planlama uzmanı olan su ürünleri mühendisleri, bugün ellerinden geldiği kadar çok çalışıyor. ve kendini geliştiriyor.

Bu aşamada, su ürünleri yetiştiriciliğinde (yüksek yoğunlukta ve ticari ölçekte) kullandığımız karma yemlerin içeriği konusunda söylemek gereken bir kaç şey var.

Biz su ürünleri mühendisleri, herhangi bir ölçekteki karma yemi hazırlarken bazı destek noktalarından fikir alırız. Özellikle, gökkuşağı alabalığı , çipura – levrek ve son zamanlarda ticari ölçekte yetiştiriciliği revaçta olan mercan balıkları için uzun vadelerde denenerek elde edilmiş formülleri bugün bol, olabildiğinde ekonomik ve verimli şekilde elde edebiliyoruz. Karma yemler, su ürünleri yetiştiriciliğindeki optimal, verimli, sağlıklı ve düzenli büyüme için belki de vazgeçilemez unsurların en başındaki materyallerdir.

Karma yemler, genel olarak bizim pelet dediğimiz bir şekilde ticari ölçekte üretilir. Talebe ve üretimin hangi aşamasına hitap edeceğine göre farklı büyüklüklerde ve balığın beslenme alışkanlığına göre şekillerde üretilen bu yemlerin büyük bir kısmını protein oluşturur. Yemin bu kısmını oluşturan proteinin miktarı belirlenirken yemin verileceği balığın ihtiyacı ve kaynağı da bazı alternatiflere göre değişiklik gösterir. Protein kaynağı olarak tercih edilebilecek materyaller arasında ise hayvansal kaynaklı olarak balık unuyla bitkisel kaynaklı olarak da soya gelir. Bu ürünler arasındaki balık unu, ticari ölçekte yetiştiriciliği yapılan türden farklı olarak bol bulunan, ekonomik ve ticari değeri nispeten daha kolay elde edilebilen başka balıkların yem fabrikalarında çeşitli yöntemlerle un formatına getirilmesi ile elde edilir. Bu balıkların hangileri olduğuna göz atacak olursak, karşımıza genellikle tek seferde birden fazla hammaddeyi kolayca elde edebileceğimiz türler gelir. Türkiye için konuşmak gerekirse eğer, özellikle Karadeniz kıyısında konumlanmış balık fabrikalarında, Karadeniz'den bol miktarda avlanabilen hamsi ve sardalye gibi balıklar balık unu hammaddeleri arasında sayılabilir. Bununla birlikte, Norveç gibi Atlantik'te kıyısı olan ülkelerin balık unu hammaddeleri daha bol avladıkları ve av maliyeti düşük olan türler olarak karşımıza çıkar. Ayrıca, son yıllarda tek hücreli sucul canlıların da yemlerde kullanılması üzerinde çalışıyoruz. Özellikle spirulina gibi birim miktardaki protein oranı yüksek olan türleri balık yemlerine katmanın ve bu kaynaklardan hammadde elde etmenin yollarının öneminin farkındayız.

Bir peleti incelemeye devam ettiğimizde, balığa ‘et’ olarak geri dönecek proteinden farklı olarak ayrıca yağlar, karbohidratlar ve diğer mateyaller gözlenir. Yağlara baktığımızda, bulundurdukları yüksek enerji miktarıyla balığın ihtiyaç duyduğu yağ asitlerinin sağlanması için yemlere katılır. Peki balık yemlerinin içine hangi yağlar katılır? Bu kaynağı elde etmek için yine öncelikli olarak denizden neler elde edebildiğimize bakarız. Yemleri hazırlama esnasında kullandığımız hammaddelik balıklardan elde edebildiğimiz yağların yanında öncelikli olarak sindirimi kolay olan iyi bitkisel yağlar yemlerin içinde kendine yer bulur. Bir gram yağ, bir gram proteinden veya karbohidrattan daha fazla enerji içeriği için ayrıca kârlı bir kaynağıdır. Bununla birlikte en temel haliyle karbohidratlar da, bünyelerindeki glikoz sebebiyle yemlerde kendilerine yer bulurlar. Glikoz, bol bulunan ve ekonomik bir enerji kaynağıdır. En temel glikoz formu olarak şeker aklımıza gelse de, özellikle yemin suyun içinde en azından bir süreliğine tek parça kalmasını ve parçalanma süresini azaltmak için şeker pancarının işlenmesi sırasında ortaya çıkan melas gibi maddeler, yemlerin içinde kendine yer bulur. Koyu renkli, kıvamlı ve son derece tatlı bir malzeme olan melas, yeme verdiği tatla balıkların yeme olan ilgisini de arttırır, yemin tüketilme oranını da arttırarak daha az yem atığı oluşmasına katkı sağlar.

Bir yem peletinin içindeki materyalleri oranlara vurduğumuzda, genel olarak en yüksek miktarda protein, sonra yağ ve ardından da karbohidratların varlığı gözlenir. Ayrıca, mineraller ve vitamin takviyeleriyle tüketimlik yetiştiricilikte kullanımına izin verilen koruyucular yada sağaltım solüsyonları da bu yemlerin içine katılarak balıklara sunulur. Koruyucu olarak karşımızda duran en önemli yanılgı, yemin bozulmadan uzun süre sağlam kalmasını sağlamak gibi görünse de, kısa süre içinde tüketilmesi beklenen yemin, kısa olan bekleme süresi içinde içinde meydana gelebilecek küflenmesi, bozulması ve bakteriyel kaynaklı olarak kokuşması gibi durumlarının önlenmesi için alınan önlemlerin tümü olarak düşünülebilir. Örneğin E Vitamini, yemin kısa süre içinde bozulmasını önleyen başlıca koruma maddelerinden biridir. Yemin kısa süre içinde oksitlenerek bozulmasını, tadını ve değerini kaybetmesini önlemeye yardımcı bir maddedir. Uygun miktardaki kullanımı, balığın ve balığı tüketen insanların sağlığını tehlikeye atan bir duruma yol açmaz.

Yemler, herhangi bir koşulda herhangi bir bakteriyel yada parazitik sağaltım için balıklara verilmesi gereken ilaçların canlının vücuduna yerleştirilmesi için de kullanılabilecek en pratik yollardan biridir. Hazırlama aşamasında yemlerin içine katılan ve canlının vücudunu mesken tutmuş olan bakteriyel yada parazitik organizmaların vücuttan uzaklaştırılması için gerekli olan ve kullanılmasına izin verilmiş olan ilaçlar, balık yemlerinin içinde yer alabilen diğer maddeler arasında sayılabilir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Mavi yengeç: sürdürülebilir bir su ürünleri yetiştiriciliği alternatifi olabilir mi?

Mavi yengeç, Callinectes sapidus, Amerika kıtasındaki önemli nehirlerden birisi olan Mississippi'nin tarihi ve ekonomisi üzerinde uzun yıllardır çok önemli bir rol oynadı. Tüketiciler mavi yengeçten yapılmış olan atıştırmalıkların keyfini iştahla sürerken doğadaki mavi yengecin baş etmesi gereken önemli bir sorun var: popülasyondaki azalma. Bu, yereldeki balıkçıları da zora sokan önemli bir sorun. 2000'li yılların başında kurulan Mississippi Üniversitesi Mavi Yengeç Kuluçkahanesi, mavi yengeç yetiştiriciliğini gerçekçi hale getirmek üzerine çalışıyor. Çabalarının, balıkçılar için kültür yoluyla elde edilmiş mavi yengece bağlı bir ekonomi oluşturmasına ve balıkçıların ekonomilerine katkı sağlayacağını umuyorlar. Thad Cochran Ocean Springs Deniz Ürünleri Yetiştiriciliği Merkezi'nden Dr. Kelly Lucas, "Chesapeake Körfezi'nden mavi yengeç hasadı gerçekten çok düşük olduğunda bu fikir ortaya çıktı" diyor. "Maryland Üniversitesi, körfezdeki yabani hayata destek

Kaspersky ile dünyanın 2050 vizyonunda denize dair neler var?

Yaygın haliyle bilgisayar ve cep telefonları için antivirüs yazılımı olarak bildiğimiz Kaspersky, günümüzde oldukça revaçta olan futurizm ve futurist kurguların temel bileşenini oluşturduğu bir web sitesini yayına aldı. 2050 yılındaki dünyada olacağı öngörülen şeylerin kullanıcılar tarafından bir dünya haritası üzerine eklendiği sistemde teknolojik öngörülerin yanısıra uzay ve özellikle de tarıma yönelik fikirler de yer alıyor. Tarıma dair bazı öngörülerin içinde elbette ki denizle ilgili bazı fikirler var. İşte bunlardan bazıları... 2050 - Dubai - Dikey okanus tarımı Konumunun özellikleri ve tatlı su eksikliği şehri tarıma elverişsiz hale getiriyor. Bu yüzden gıda ithalatı şehir için bu kadar önemli bir masraf. Bölgedeki doğal kaynak eksikliğini telafi etmek için, Studiomobile'den İtalyan mimarlar, ekolojik olarak temiz ürünler yetiştirmek için bölgede ne kadar az kaynak bulunduğunu kullanan Deniz Suyu Dikey Çiftliği projesini geliştirdiler. Dünyadaki tüm tatlı suyun% 70'i tar

Hamsinin 11 faydası: Karadeniz'in mücevheri hakkında bilmeniz gerekenler

  Hamsi, Karadeniz ve bir iç denizimiz olan Marmara Denizi'nin bize sunduğu çok önemli ve faydalı bir değer. Kolay ve bol miktarda yapılan avcılığıyla hamsi, başta insan tüketimi olmak üzere, yem sanayisinin yanı sıra omega 3 yağ asitlerinin üretilmesinde de önemli rol oynayan bir balık. Hamsinin insanlar faydaları arasında kalp sağlığını, hücre ve doku onarımını, kemik sağlığını ve göz sağlığını desteklemeye, cildi ve sindirim sistemini iyileştirmeye,  kilo vermeyi teşvik etmeye, toksisiteyi önlemeye yardımcı olmak var ve hamsi, iyi bir b3 vitamini kaynağı olmasıyla ve demir eksikliğini gidermeye destek olmakla, insanlar için çok değerli bir deniz ürünü. Hamsi, dünya çapında kırmızı et yerine iyi bir alternatif olarak yenen ünlü ve vejeteryan olmayan bir lezzet haline gelen minik balıklardır. Bu özel balık türü, cildinizi beslemekten görme yeteneğinizi korumaya kadar birçok sağlık yararı sağlar. Çoğunlukla salatalarla birlikte tüketilen hamsi, kemiklerinizi güçlendiren fosfor v

Deniz ürünleri, bağışıklık sistemi ve D vitamini arasında bir ilişki var mı?

2020 Beslenme Yönergeleri Danışma Komitesi kısa süre önce, bebeklerde beyin ve göz gelişimini desteklemekten kalp ve beyin işlevini desteklemeye ve yetişkinler için sağlıklı kiloya kadar deniz ürünleri yemenin köklü, ömür boyu süren faydalarını yeniden onaylayan bir Bilimsel Rapor yayınladı. Peki ya D vitamini gıdalar hakkında neler biliyoruz? Çoğu insan deniz ürünlerinin kendileri için iyi olduğunu biliyor - her ne kadar haftalık olarak önerilen 200 - 300 gr veya 2-3 porsiyonu yemeseler bile, ancak, deniz ürünlerine dair dikkatin çoğu anlaşılır bir şekilde balıklarda bulunan güçlü omega-3 yağlarına odaklanyor. Omega 3 yağ asitleri, özellikle hamile anneler ve çocukları için çok önemlidir. Deniz ürünleri, nadir bir D vitamini kaynağıdır. Daha az öne çıkarılsa da, deniz ürünleri, yiyecekler arasında nadir bir D vitamini kaynağıdır. 2020 Beslenme Yönergeleri Danışma Kurulu'nun Bilimsel Raporu, D vitaminini “halk sağlığını ilgilendiren bir besin” olarak tanımlıyor çünkü sadece Amerik

Balıkların solungaçları nasıl çalışır?

 Dünyada yaşayan tüm hayvanlar, yaşamlarını devam ettirmek için nefes alıp verirler. Bazılarının vücutlarının içinde akciğerleri vardır, bazıları derileri vasıtasıyla havayı kullanır, bazıları ise daima açılıp kapanan solungaçlarını kullanarak yaşamları için gerekli olan oksijeni tedarik ederler. Yani kısaca, amaçları ortak olmakla birlikte bu amacı gerçekleştirmek için kullandıkları araçları farklıdır. Şu anda okuyabiliyorsanız muhtemelen insansınız. Bu, oksijeni ağzınız ve burnunuz vasıtasıyla vücudunuzun içine aldığınız ve atık olarak da aynı yollarla karbondioksiti vücut fonksiyonlarınızı yerine getirmek için dışarı verdiğiniz anlamına gelir. Solunum organlarınızı kullanarak aldığınız nefesiniz akciğerlerinizi doldurur ve havadaki oksijen buradan vücudunuzun geri kalanına dağılır. Nefes almamız için oksijene ihtiyacımız var. peki ya suyun altında yaşayan hayvanlar oksijeni nasıl alıyor? Tıpkı biz suyun üzerinde yaşamını sürdüren hayvanlarda olduğu gibi, suyun altındakiler

Somon, sardalya, uskumru ve ringa: Yemek için en sağlıklı 10 balık hangisi?

Dünya denizlerinde 32.000'den fazla balık türü var ve bunların neredeyse her birinin kendine ait karakteristik özellikleri var. Kendi çevremizden ve marketlerden tanıdığımız ürünler arasında olan konserve ton balığı ya da çeşitli formlardaki somon balıkları tüketebileceğimiz tek seçenek elbette ki değil.  Özellikle İspanya kıyılarından uskumrugillerden bir balık olan Bonito, mezgit, ringa ve tilapya gibi diğer balıkların da düzenli ve dengeli beslenme üzerinde önemli yerleri var. Yemek için en sağlıklı balık hangisi? İşi insanların beslenmesi üzerine olan uzmanlar her hafta en az iki porsiyon balık yenmesi gerektiğini üzerine basarak belirtiyorlar. Düzenli balık tüketiminin daha sağlıklı beyinle bağlantısı da var ve dahası, kardiyovasküler sağlığı da güçlendirirken aynı zamanda kilo kaybını da destekliyor. Balık tüketimi ile ilişkilendirilen bir diğer konu başlığı da, balığın bünyesindeki omega 3 yağ asitleri sayesinde kandaki lipidleri güçlendirip kalp rahatsızlıklarına karşı bi

Nasıl spirulina yetiştirirsiniz?

Spirulinaya genel haliyle bir kez daha bakacak olursak eğer, karşımızda, bünyesinde  yüksek protein barındıran bir alg (su yosunu) buluruz. Mikroskop altında bakıldığında sprialsi bir görüntüye sahip olan ve mavi-yeşil alglerin içinde yer alan siyanobakterlerden olan Spriulinayı kuruttuğunuzda elde ettiğiniz kütlenin büyük bir kısmının (60% ile 70% arasında) protein olduğunu görürsünüz. Bu oran, su ürünlerinden elde edilebilecek protein miktarları tablosu içindeki en iyi rakamlardan birine tekabul eder. Bu protein oranın yanında, düşük yağ ve birim kütle başına düşen yüksek mineral ve vitamin oranıyla bu alg, insanların ve diğer canlıların beslenmesi üzerine çalışan profesyoneller için üzerinde durulması ve çalışılması gereken önemli bir türdür. Spirulina’nın içinde neler var? Sucul bir canlı olan spirulinanın bünyesinde yer alan bazı maddeler aşağıdaki gibi: + Vitaminler: Beta Karoten, B1 Thiamine, B2 Riboflavin, B3 Niyasin, B5 Pantotenik asit, B6 Piridoksin, B9 Folate, B12 Colobalimi

Daha yakından tanıyın: Türkiye kıyılarından karidesler

  Çoğu insanın severek tükettiği ve pazarda taze, ayıklanmış, marine edilmiş ve ayıklanarak dondurulmuş formları bulunan karideslerin dünya denizlerinde onlarca farklı türü var ve karides yetiştiriciliği önemli bir su ürünü yetiştiriciliği alanı. Su ürünleri yetiştiriciliğinin ortaya çıktığı yer olan Çin ile yakın coğrafya Hindistan ve tabii ki A.B.D. karides yetiştiriciliği konusunda önemli çalışmalar yapan ülkelerin başında geliyor. Türkiye kıyılarından yakalanan hangi karidesler yenebilir nitelikte? Her ne kadar "Denizden babam çıksa onu bile yerim" mottosuyla hareket etsek de, özellikle kendi kıyılarımızda yer alan ve diğerlerine göre daha fazla tüketilebilir olan karidesleri tanımakla işe başlayalım. Palaemon longirostris, Metapenaeus monoceros, Penaeus japonicus, Penaeus japonicus, Penaeus semisulcatus, Penaeus kerathrurus bizim denizlerden en fazla çıkan karides çeşitlerimiz. P. longirostris genel anlamda en fazla yayılım göstermiş olan karides türümüz. Marmara deniz

Avokadolu karides salatası - Karidesle yapılabilecek yemekler - 2

    Sağlıklı bir şekilde beslenmeye gayret eden insanların öğünlerine güvenle alabilecekleri karides, salata olarak tükettiğimiz yeşilliklerle de kolaylıkla uyum sağlar. Avokado ise özellikle son yıllarda öğünlerimize giren ve bizim için göreceli olarak yeni bir gıda. İçindeki faydalı yağlarla beslenme uzmanları tarafından tavsiye edilen bir yiyecek. Malzemeler: 1 tane avokado 10 tane karides 1 tane göbek marul 3 - 4 dal maydonoz 1 çorba kaşığı zeytinyağı (veya pişirme kağıdı) İsteğe bağlı baharatlar Hazırlanışı: Temizlenmiş karideslerinizi bir kaşık zeytinyağıyla tavada pembeleşene kadar çevirin. Avokadonuzu küp küp doğrayarak derin bir servis tabağına alın. Göbek marullarınızı elinizle parçalayın, içinde avokadonuzun olduğu tabağın üzerine koyun. Bu tabağın içine tavada çevirdiğiniz karideslerinizi de koyun. Maydonozlarınızı da salatanızın üzerine ekleyin. Öneriler: Pazardan ya da marketten avokado alırken rengi koyu yeşil - siyah olanları tercih etmenizde fayda vardır. Bu koyu renk

Keyfinizin kâbusu balık kılçığı ve bunlardan kurtulma yolları

Hangi pişirme yöntemiyle yapıyor olursanız olun, balık kılçığı onu ikram ettiğiniz en az bir kişi için daima sorundur. Ağız sulandırıcı bir parça balık etini ağzınıza attığınızda dilinize yada ağzınızın içine batarak sizi rahatsız eden ve aldığınız tüm keyfi kaybettiren kılçıklarla neler yapabileceğinize bakacağımız kısa bir yolculuğa çıkıyoruz. Bu arada, kılçık yada etlerin içindeki kemik parçaları dünya üzerinde istenmeden, kazayla en fazla yutulan yabancı cisimler olarak kabul ediliyor. Yanlışlıkla yutulan kılçıkların etkilediği yerler arasında ağız içi, dil, yutak, yemek borusu, mide ve bağırsaklar var. Çoğu, genellikle herhangi fiziksel bir zarara neden olmadan sindirim kanalından geçip giderken bazen istenmeyen yaralanmalara da neden olabilmekte. Kılçıklardan kurtulmak içinse kusursuz bir gastronomi eğitimi almış olmanıza gerek yok, evde balık pişirirken de alacağınız bir kaç önlem sayesinde balık etindeki kılçıklardan kolaylıkla kurtulabilirsiniz. Bütün kılçıklar tehlikeli değil