Ana içeriğe atla

Paris'ten sevglerle: Tuğrul bize su ürünleri tüketim alışkanlıklarınıanlatıyor...


Ziyaretçilerimizle  ve bu blogu oluşturmamıza katkı sağlayan insanlarla, su ürünleri tüketim alışkanlıklarını öğrenmek üzere minik sohbetler yapmaya karar verdik. Bunlardan ilki Fransa Paris''ten Tuğrul...

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
1960 yılında İstanbul''da doğdum ben. Harp okulunu bitirdikten sonra uzun süreler Ankara''da, İzmir''de, Mersin''de ve Erdek''te yaşadım. Emekli olduktan sonra da Fransa''ya, Paris''e yerleşerek kendi işimi kurdum, halen burada yaşıyorum.

Fransa'da haftada ortalama ne kadar su ürünü tüketiyorsunuz?
Haftada bir kere bir buçuk porsiyon falan büyük balık, bir kere de çeşitli su ürünlerinin (midye, karides, istiridye yada yengeç gibi) salatalarını yada aperatiflerini tüketmeye gayret ediyoruz.

Bu durum Türkiye''deyken nasıldı?
Kıyı kentlerinde yaşarken dahi, ayda belki bir kez balık tüketiyorduk. Her ne kadar balıkçılık orta düzeyde gelişmiş olsa da, özellikle pazarlama sıkıntısının var olduğunu Fransa''ya gelince gördüm. İstanbul''da dahi, halen (geçtiğimiz yazdan bahsediyorum) Eminönü ve bazı küçük kıyı iskeleleri hariç ekonomik, bol ve ucuz şekilde su ürünleri tüketebileceğiniz mekan sıkıntısı var. Daha küçüldükçe şehrin boyutları, tüketimin artmasını beklersin normalde ama Mersin''i hatırlıyor olmalısın, Emirgan'daki teknelerden başka balık yiyebileceğimiz bir yer yoktu. Su ürünlerinin artık yalnızca ızgara balıkla ekmekten ibaret olmadığını siz genç jenerasyon profesyonellerin insanlara bir şekilde anlatması gerekiyor. Öylesine çok çeşitte tüketimlik su ürünü o kadar farklı metodlarla pişiriliyor ki!

Neden 'su ürünleri'?
Belirli bir yaştan sonra artık sağlıklı beslenmek gerekiyor. Bunun yanında, su ürünlerinin üzerindeki o deniz kokusunu, geçmişinde denizcilik olan birisi olarak oldukça hoş buluyorum. Besleyiciler, içlerinde son derece fazla miktarda vitaminle mineral var; ayrıca iyi şartlarda beslenmiş olan -özellikle- balıklar, iyi birer protein kaynağı. Hepsini kolayca bir yerden elde edebilecekken farklı yiyecekleri bir araya getirmekle uğraşmaya gerek var mı sence?

Pazarları karşılaştıracak olursak, Türkiye ve Fransa arasında neler 'farklı'?
Üzülerek söylemeliyim ki, su ürünlerinin pazara sunuluş şeklinden tüketim alışkanlıklarına kadar büyük farklar var. İstanbul''da Karaköy''e indiğimde yada İzmir''de Havra Sokağı''na baktığımda, balık ağırlıklı ürünlerin tezgahlarda olduğunu, başka su ürünlerinin daha az miktarda olduklarını görüyorum. Su ürünü demek, Paris''te eşit demek değil ki balık. Burada, balıktan başka karides, yengeç, tarak, istiridye ve şimdi aklıma gelmeyen başka su ürünlerini de görebiliyoruz ve fiyatları da burada geçen para birimi Euro''ya vurulduğunda aslında öyle Türkiye''deki gibi uçuk kaçık değil. Sanıyorum ki Türkiye''de su ürünleri hala ''zengin yemeği'' olarak görülüyor. Ayrıca, dönemsel olarak sokaklarda kurulan pazarlar da bayağı rabet görüyor buralarda.

Su ürünlerine ayırdığınız bütçeyi Türkiye''dekine kıyasladığınızda ne kadarlık bir fark oluşuyor?
Direk olarak Türk parasını Euro''ya çevirip alış veriş yapmaya kalkarsanız, su ürünleri elbette ki en az Türkiye''dekiler kadar pahalı kaçabilir fakat Euro kazanıyorsanız ve harcıyorsanız, su ürünleri Paris''te ortalama bir bütçeye sahip eve haftada en az bir kere girebilecek kadar iyi fiyatlara sahip. En son aldığım karidesin kilosu €6 civarındaydı mesela. Türkiye''de bir kilo karides balıkçı tezgahlarında 50TL''yi bulmuştur belki?

En çok, hangi pişirme tekniğini kullanıyorsunuz?
Biz daha çok, büyük balıkları fırında pişiriyoruz. Karides yada kalamar / ahtapot gibi su ürünlerini ise tavada az zeytinyağı, kekik, acı biber ve biberiye ile çeviriyoruz. Ben bu aralar, haftada bir tane falan, deniz kestanesi yemeye çalışıyorum.

Fransa''da genel olarak en çok tüketilen su ürünleri hangileri?
Geniş su ürünleri hallerinde genelde bol miktarda elbette balık bulunuyor fakat tabii ki karidesler, istiridyeler, ıstakozlar, ahtapot gibi ürünleri de elde edebiliyoruz fakat Paris''te genel olarak istiridyelere olan özel bir ilgi seziyorum ben.

Su ürünlerinizi nereden alıyorsunuz?
Taze olarak satın almak istediğimde Türkiye''deki gibi zincir mağazaların su ürünleri reyonları işimi görüyor. Rue Vivienne''deki A la Pêcherie Dieppoise de bazen alışveriş yaptığım yerler arasında. Ayrıca arada bir de canımız değişik birşeyler pişirmek isterse de Paris''in hemen dışındaki Rungis''e yolumuzu düşürüyoruz. Su ürünleri satan reyonları dünyada görebileceğiniz en iyilerinden. Orada vakit geçirmek bize iyi geliyor, ayrıca kırmızı et, çiçek ve diğer ürünler için de satış yerleri var.

İnternet üzerinden su ürünleri satışı yapan bir e-ticaret girişiminden alışveriş yapar mıydınız?Tazelik ve ürün menşei konusunda kesin ve katı kuralları olan şirketlerin girişimlerini kullanmayı düşünebilirim. Çünkü özellikle su ürünlerinin tazelik kriterleri ve saklama koşulları iyi kontrol edilip korunmalı. Fransa''da böyle hizmetleri olan şirketler var fakat pişmiş balık yada diğer su ürünlerinin eve teslimi ile ilgileniyor olabilirler, emin değilim. Türkiye''de sanırım Kipa''yla Migros''un böyle hizmetler var, geçen sene görmüştüm İzmir''de kamyonlarını. İyi planlanlanıp güçlü yatırımlar gereken önemli bir konu. Üzerinde düşünülebilir.

Bize su ürünleriyle yaptığınız basit bir tarifi yazar mısınız?

Tabii.

Yarım kilo kadar taze karidesi güzelce yıkayıp az zeytinyağlı tavanın içine atıp kapağını kapatın. Kapatın ki sıçramasın. Kapağı açılmayacak şekilde tutup sertçe çevire çevire hızlı bir pişirme metodu uygulayın. Arada bir açarak kızarıp kızarmadıklarını kontol edin. Kızarınca altını kapatıp üzerine taze kekikle biberiye karışımından bir tutam serpin. Çok olmasın, etin tadı bozulur. Yanında da, bir kase yoğurdun içine biraz limon sıkın, içine toz kırmızı biber (taneleri büyük olsun), kara biber ve nane ekleyin, çırpın. Karidesleri bu sosun içine batırarak yiyin. Bunu geçen dünya kupası maçlarını izlerken bayağı fazla yapmıştık arkadaşlarla.

Teşekkürler!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Mavi yengeç: sürdürülebilir bir su ürünleri yetiştiriciliği alternatifi olabilir mi?

Mavi yengeç, Callinectes sapidus, Amerika kıtasındaki önemli nehirlerden birisi olan Mississippi'nin tarihi ve ekonomisi üzerinde uzun yıllardır çok önemli bir rol oynadı. Tüketiciler mavi yengeçten yapılmış olan atıştırmalıkların keyfini iştahla sürerken doğadaki mavi yengecin baş etmesi gereken önemli bir sorun var: popülasyondaki azalma. Bu, yereldeki balıkçıları da zora sokan önemli bir sorun. 2000'li yılların başında kurulan Mississippi Üniversitesi Mavi Yengeç Kuluçkahanesi, mavi yengeç yetiştiriciliğini gerçekçi hale getirmek üzerine çalışıyor. Çabalarının, balıkçılar için kültür yoluyla elde edilmiş mavi yengece bağlı bir ekonomi oluşturmasına ve balıkçıların ekonomilerine katkı sağlayacağını umuyorlar. Thad Cochran Ocean Springs Deniz Ürünleri Yetiştiriciliği Merkezi'nden Dr. Kelly Lucas, "Chesapeake Körfezi'nden mavi yengeç hasadı gerçekten çok düşük olduğunda bu fikir ortaya çıktı" diyor. "Maryland Üniversitesi, körfezdeki yabani hayata destek

Hamsinin 11 faydası: Karadeniz'in mücevheri hakkında bilmeniz gerekenler

  Hamsi, Karadeniz ve bir iç denizimiz olan Marmara Denizi'nin bize sunduğu çok önemli ve faydalı bir değer. Kolay ve bol miktarda yapılan avcılığıyla hamsi, başta insan tüketimi olmak üzere, yem sanayisinin yanı sıra omega 3 yağ asitlerinin üretilmesinde de önemli rol oynayan bir balık. Hamsinin insanlar faydaları arasında kalp sağlığını, hücre ve doku onarımını, kemik sağlığını ve göz sağlığını desteklemeye, cildi ve sindirim sistemini iyileştirmeye,  kilo vermeyi teşvik etmeye, toksisiteyi önlemeye yardımcı olmak var ve hamsi, iyi bir b3 vitamini kaynağı olmasıyla ve demir eksikliğini gidermeye destek olmakla, insanlar için çok değerli bir deniz ürünü. Hamsi, dünya çapında kırmızı et yerine iyi bir alternatif olarak yenen ünlü ve vejeteryan olmayan bir lezzet haline gelen minik balıklardır. Bu özel balık türü, cildinizi beslemekten görme yeteneğinizi korumaya kadar birçok sağlık yararı sağlar. Çoğunlukla salatalarla birlikte tüketilen hamsi, kemiklerinizi güçlendiren fosfor v

Kaspersky ile dünyanın 2050 vizyonunda denize dair neler var?

Yaygın haliyle bilgisayar ve cep telefonları için antivirüs yazılımı olarak bildiğimiz Kaspersky, günümüzde oldukça revaçta olan futurizm ve futurist kurguların temel bileşenini oluşturduğu bir web sitesini yayına aldı. 2050 yılındaki dünyada olacağı öngörülen şeylerin kullanıcılar tarafından bir dünya haritası üzerine eklendiği sistemde teknolojik öngörülerin yanısıra uzay ve özellikle de tarıma yönelik fikirler de yer alıyor. Tarıma dair bazı öngörülerin içinde elbette ki denizle ilgili bazı fikirler var. İşte bunlardan bazıları... 2050 - Dubai - Dikey okanus tarımı Konumunun özellikleri ve tatlı su eksikliği şehri tarıma elverişsiz hale getiriyor. Bu yüzden gıda ithalatı şehir için bu kadar önemli bir masraf. Bölgedeki doğal kaynak eksikliğini telafi etmek için, Studiomobile'den İtalyan mimarlar, ekolojik olarak temiz ürünler yetiştirmek için bölgede ne kadar az kaynak bulunduğunu kullanan Deniz Suyu Dikey Çiftliği projesini geliştirdiler. Dünyadaki tüm tatlı suyun% 70'i tar

Deniz ürünleri, bağışıklık sistemi ve D vitamini arasında bir ilişki var mı?

2020 Beslenme Yönergeleri Danışma Komitesi kısa süre önce, bebeklerde beyin ve göz gelişimini desteklemekten kalp ve beyin işlevini desteklemeye ve yetişkinler için sağlıklı kiloya kadar deniz ürünleri yemenin köklü, ömür boyu süren faydalarını yeniden onaylayan bir Bilimsel Rapor yayınladı. Peki ya D vitamini gıdalar hakkında neler biliyoruz? Çoğu insan deniz ürünlerinin kendileri için iyi olduğunu biliyor - her ne kadar haftalık olarak önerilen 200 - 300 gr veya 2-3 porsiyonu yemeseler bile, ancak, deniz ürünlerine dair dikkatin çoğu anlaşılır bir şekilde balıklarda bulunan güçlü omega-3 yağlarına odaklanyor. Omega 3 yağ asitleri, özellikle hamile anneler ve çocukları için çok önemlidir. Deniz ürünleri, nadir bir D vitamini kaynağıdır. Daha az öne çıkarılsa da, deniz ürünleri, yiyecekler arasında nadir bir D vitamini kaynağıdır. 2020 Beslenme Yönergeleri Danışma Kurulu'nun Bilimsel Raporu, D vitaminini “halk sağlığını ilgilendiren bir besin” olarak tanımlıyor çünkü sadece Amerik

Balıkların solungaçları nasıl çalışır?

 Dünyada yaşayan tüm hayvanlar, yaşamlarını devam ettirmek için nefes alıp verirler. Bazılarının vücutlarının içinde akciğerleri vardır, bazıları derileri vasıtasıyla havayı kullanır, bazıları ise daima açılıp kapanan solungaçlarını kullanarak yaşamları için gerekli olan oksijeni tedarik ederler. Yani kısaca, amaçları ortak olmakla birlikte bu amacı gerçekleştirmek için kullandıkları araçları farklıdır. Şu anda okuyabiliyorsanız muhtemelen insansınız. Bu, oksijeni ağzınız ve burnunuz vasıtasıyla vücudunuzun içine aldığınız ve atık olarak da aynı yollarla karbondioksiti vücut fonksiyonlarınızı yerine getirmek için dışarı verdiğiniz anlamına gelir. Solunum organlarınızı kullanarak aldığınız nefesiniz akciğerlerinizi doldurur ve havadaki oksijen buradan vücudunuzun geri kalanına dağılır. Nefes almamız için oksijene ihtiyacımız var. peki ya suyun altında yaşayan hayvanlar oksijeni nasıl alıyor? Tıpkı biz suyun üzerinde yaşamını sürdüren hayvanlarda olduğu gibi, suyun altındakiler

Somon, sardalya, uskumru ve ringa: Yemek için en sağlıklı 10 balık hangisi?

Dünya denizlerinde 32.000'den fazla balık türü var ve bunların neredeyse her birinin kendine ait karakteristik özellikleri var. Kendi çevremizden ve marketlerden tanıdığımız ürünler arasında olan konserve ton balığı ya da çeşitli formlardaki somon balıkları tüketebileceğimiz tek seçenek elbette ki değil.  Özellikle İspanya kıyılarından uskumrugillerden bir balık olan Bonito, mezgit, ringa ve tilapya gibi diğer balıkların da düzenli ve dengeli beslenme üzerinde önemli yerleri var. Yemek için en sağlıklı balık hangisi? İşi insanların beslenmesi üzerine olan uzmanlar her hafta en az iki porsiyon balık yenmesi gerektiğini üzerine basarak belirtiyorlar. Düzenli balık tüketiminin daha sağlıklı beyinle bağlantısı da var ve dahası, kardiyovasküler sağlığı da güçlendirirken aynı zamanda kilo kaybını da destekliyor. Balık tüketimi ile ilişkilendirilen bir diğer konu başlığı da, balığın bünyesindeki omega 3 yağ asitleri sayesinde kandaki lipidleri güçlendirip kalp rahatsızlıklarına karşı bi

Nasıl spirulina yetiştirirsiniz?

Spirulinaya genel haliyle bir kez daha bakacak olursak eğer, karşımızda, bünyesinde  yüksek protein barındıran bir alg (su yosunu) buluruz. Mikroskop altında bakıldığında sprialsi bir görüntüye sahip olan ve mavi-yeşil alglerin içinde yer alan siyanobakterlerden olan Spriulinayı kuruttuğunuzda elde ettiğiniz kütlenin büyük bir kısmının (60% ile 70% arasında) protein olduğunu görürsünüz. Bu oran, su ürünlerinden elde edilebilecek protein miktarları tablosu içindeki en iyi rakamlardan birine tekabul eder. Bu protein oranın yanında, düşük yağ ve birim kütle başına düşen yüksek mineral ve vitamin oranıyla bu alg, insanların ve diğer canlıların beslenmesi üzerine çalışan profesyoneller için üzerinde durulması ve çalışılması gereken önemli bir türdür. Spirulina’nın içinde neler var? Sucul bir canlı olan spirulinanın bünyesinde yer alan bazı maddeler aşağıdaki gibi: + Vitaminler: Beta Karoten, B1 Thiamine, B2 Riboflavin, B3 Niyasin, B5 Pantotenik asit, B6 Piridoksin, B9 Folate, B12 Colobalimi

Daha yakından tanıyın: Türkiye kıyılarından karidesler

  Çoğu insanın severek tükettiği ve pazarda taze, ayıklanmış, marine edilmiş ve ayıklanarak dondurulmuş formları bulunan karideslerin dünya denizlerinde onlarca farklı türü var ve karides yetiştiriciliği önemli bir su ürünü yetiştiriciliği alanı. Su ürünleri yetiştiriciliğinin ortaya çıktığı yer olan Çin ile yakın coğrafya Hindistan ve tabii ki A.B.D. karides yetiştiriciliği konusunda önemli çalışmalar yapan ülkelerin başında geliyor. Türkiye kıyılarından yakalanan hangi karidesler yenebilir nitelikte? Her ne kadar "Denizden babam çıksa onu bile yerim" mottosuyla hareket etsek de, özellikle kendi kıyılarımızda yer alan ve diğerlerine göre daha fazla tüketilebilir olan karidesleri tanımakla işe başlayalım. Palaemon longirostris, Metapenaeus monoceros, Penaeus japonicus, Penaeus japonicus, Penaeus semisulcatus, Penaeus kerathrurus bizim denizlerden en fazla çıkan karides çeşitlerimiz. P. longirostris genel anlamda en fazla yayılım göstermiş olan karides türümüz. Marmara deniz

Avokadolu karides salatası - Karidesle yapılabilecek yemekler - 2

    Sağlıklı bir şekilde beslenmeye gayret eden insanların öğünlerine güvenle alabilecekleri karides, salata olarak tükettiğimiz yeşilliklerle de kolaylıkla uyum sağlar. Avokado ise özellikle son yıllarda öğünlerimize giren ve bizim için göreceli olarak yeni bir gıda. İçindeki faydalı yağlarla beslenme uzmanları tarafından tavsiye edilen bir yiyecek. Malzemeler: 1 tane avokado 10 tane karides 1 tane göbek marul 3 - 4 dal maydonoz 1 çorba kaşığı zeytinyağı (veya pişirme kağıdı) İsteğe bağlı baharatlar Hazırlanışı: Temizlenmiş karideslerinizi bir kaşık zeytinyağıyla tavada pembeleşene kadar çevirin. Avokadonuzu küp küp doğrayarak derin bir servis tabağına alın. Göbek marullarınızı elinizle parçalayın, içinde avokadonuzun olduğu tabağın üzerine koyun. Bu tabağın içine tavada çevirdiğiniz karideslerinizi de koyun. Maydonozlarınızı da salatanızın üzerine ekleyin. Öneriler: Pazardan ya da marketten avokado alırken rengi koyu yeşil - siyah olanları tercih etmenizde fayda vardır. Bu koyu renk

Keyfinizin kâbusu balık kılçığı ve bunlardan kurtulma yolları

Hangi pişirme yöntemiyle yapıyor olursanız olun, balık kılçığı onu ikram ettiğiniz en az bir kişi için daima sorundur. Ağız sulandırıcı bir parça balık etini ağzınıza attığınızda dilinize yada ağzınızın içine batarak sizi rahatsız eden ve aldığınız tüm keyfi kaybettiren kılçıklarla neler yapabileceğinize bakacağımız kısa bir yolculuğa çıkıyoruz. Bu arada, kılçık yada etlerin içindeki kemik parçaları dünya üzerinde istenmeden, kazayla en fazla yutulan yabancı cisimler olarak kabul ediliyor. Yanlışlıkla yutulan kılçıkların etkilediği yerler arasında ağız içi, dil, yutak, yemek borusu, mide ve bağırsaklar var. Çoğu, genellikle herhangi fiziksel bir zarara neden olmadan sindirim kanalından geçip giderken bazen istenmeyen yaralanmalara da neden olabilmekte. Kılçıklardan kurtulmak içinse kusursuz bir gastronomi eğitimi almış olmanıza gerek yok, evde balık pişirirken de alacağınız bir kaç önlem sayesinde balık etindeki kılçıklardan kolaylıkla kurtulabilirsiniz. Bütün kılçıklar tehlikeli değil