Zarif, büyük ve gizemli: Manta vatozu

AvcılıkAvcılıkÇevreSu ürünleriSürdürülebilirlik

Yazar:

Zarafet, büyüklük ve gizem tarafından çarpıldım.

Bu, Dr. Nancy Foster Akademi’den Joshua Stewart’ın bilimsel araştırmasında ilk kez bir manta vatozu ile karşılaştığında mantayı tanımlama şekli.

Dominik Cumhuriyeti’nde bir batığın yakınlarında dalış yaparak bir manta vatozunun süzülerek yukarı çıkışı esnasında nöbet tuttu. Stewart kamerasını yaratığa doğru çevirdi ve manta onunla adeta alay edercesine yüzerek geçip gitti. Stewart kamerasını kontrol ettiğinde kameranın çekmediğini fark etti ve ne yazık ki hiç kimse onun bu hikayesine inanmadı. Ancak bu deneyimdeki nazik devin eğlenceli ilgisi onun Flower Gardens National Marine Sanctuary’deki araştırmasına ilham verdi.

Stewart “sadece takıntılı hale geldim” diyor. “Onlar su altında vakit geçirilebilecek en ilginç hayvanlardan biri. Sadece yanında takılabileceğin büyük hayvanlar pek yok. Oysa ki mantalar büyük, oyuncu ve meraklı canavarlar, oldukça da nazikler.

Mantalar gerçekten geniş hayvanlar. Kanat açıklıkları 22 feete kadar genişleyebiliyor. Fakat onların büyük olması, manta vatozlarını insanların etkilerinden ne yazık ki korumuyor. Mantalar ve akrabaları Mobulalar çok kolay bir şekilde ıskarta tür olarak ağlarla, solungaç ağlarıyla ve longlinelar ile yakalanabiliyor. Son zamanlarda manta ve mobulalar için hedeflenmiş balıkçılığın düzenlenmesi yönetimsel endişenin artmasına neden olmakta. Fakat onları verimli bir şekilde korumak için canlıların göç yolları üzerindeki tüm ülkeler bir sözleşme üzerinde uzlaşmalılar, bu da zor görünüyor. Şu anda mantalara ne olacağı ve mantalarla ilgili hedefleri kimin nasıl yöneteceği konusunda  konusunda ortaya atılmış somut bir fikir de yok.

Göç yolları yada çok geniş olmayan ev aralıkları olmayan kendi izole edilmiş alt popülasyonları var.

Flower Gardens National Marine Sanctuary Stewart’ın araştırmasını yaptığı yer. California’daki San Diego’daki Scripps Oşinografi Enstitüsü öğrencisi bu hayvanların göç davranışını ve nüfus yapısını anlamak üzerine çalışıyor. Uydu etiketleri araştırmacıya mantaların ne kadar uzaklaştığını ve yaşam alan aralığını görmelerini sağlıyor. Stewart ayrıca mantaların farklı popülasyonlar arasında nasıl etkileştiğini görmek için izotoplardan ve genetik analizlerden yardım alarak yapıyor. Popülasyon yapısını göç desenleri ile karşılaştıran Stewart mantalar için önemli olan yaşam alanlarını belirleyebilir ve mantalar ile ilgili çalışan birimin yönetimini daha iyi bilgilendirebilir.

Endonezya gibi bir bölgede mantalarla yüzerken Meksika yada Hawaii’ye yüzecekler mi? Yabancı balıkçılar aynı popülasyonu etkiliyor mu?” diye merak ediyor Stewart. “Bulduğumuz ilginç şeylerden biri, diğer büyük deniz omurgalılarının büyük çoğunluğunun aksine mantaların çok hareket etmemesi. Göç yolları yada çok geniş olmayan ev aralıkları olmayan kendi izole edilmiş alt popülasyonları var. Evlerine oldukça yakın durmaya eğilimliler.” Stewart’ın elde ettiği bilgilere dayanarak, ülkelerin kendi popülasyonlarını yönetmek için yalnızca uluslararası anlaşmalara güvenmek yerine kendi kabiliyetleri var.

Stewart’ın çalıştığı önemli bir habitat Teksas’ın güney sınırına yaklaşık 115 mil uzaklıkta ve  Louisiana’nın Meksika Körfezi sınırında. Burası Birleşik Devletler’in yerleşik manta vatozu popülasyonu olan alan tek lokasyonu. Daha da önemlisi yavru manta vatozlarının doğada düzenli olarak görülebildiği tek yer.

Balıkçılar manta vatozunu ıskarta tür olarak avlıyor fakat araştırmacılar manta vatozu hakkında çok az şey biliyor.

Bazen balıkçılar manta vatozlarının ıskarta balık olarak avlarken araştırmacılar küçük manta vatozlarının büyütülmesi konusunda çok az şey biliyor. Bir çok köpek balığı ve vatoz gibi yavru mantalar da canlı doğuyor ve doğumdan sonra tamamen bağımsızlar. Hamile manta vatozlarının görülme ihtimali doğada çok düşük bir ihtimalken yeni doğanların görülmesi daha da nadirdir. Flower Gardens Bank’tan toplanmış 20 yıllık verileri inceleyen Stewart, sığınakta var olan manta vatozlarının %95’inin küçük bireylerden oluştuğunu tespit etti. Araştırmacı bu bireylerin çoğunun yavru manta vatozları olduğuna inanıyor.

Tehdit altında olan türler için potansiyel bir bakımevine sahip olmak gerçekten önemli, bu yüzden bu araştırma genç bireylerin nerede olduklarına ve ne yaptıklarına dair ilk izlenimleri sunacak.” diyor Stewart. Flower Garden Bank’ın önemli bir manta vatozu habitatı olarak tanımlayarak korunmuş habitatın manta vatozlarının korunmasına nasıl yardımcı olduğunu ve türlerin korunmasını desteklemek için daha fazla alanın düşünülmesini değerlendirebilir.

İşbirliği her şeyi ileri taşıyor.

Stewart elde ettiği bilgileri dünya çapında bir organizasyon olan ve manta ile mobulaların korunmasını geliştirmek isteyen, içinde araştırmacılar, politikacılar, fotoğrafçılar ve videografların yer aldığı The Manta Trust ile paylaşıyor. Günden güne artan manta vatozu balıkçılığının etkisi belirsiz olduğundan grup var olan bilgi boşluklarını doldurmaya çalıştı. Üyeler dünyanın farklı yerlerinde geniş popülasyonlarla yada manta balıkçılarıyla çalışarak araştırmacıların işbirliğinin artmasını acil koruma sorunlarını ele almasını kolaylaştırıyor.

Stewart bu durumla ilgili “iş birliği her şeyi ileri taşımayı kolaylaştırıyor” diyor. “Eğer hepimiz bağımsız çalışıyor olsaydık aynı etkiyi yaratamazdık.” Organizasyon manta vatozlarını Uluslararası Nesli Tehlike Altındaki Türler ve Göçmen Türler Konvansiyonu Sözleşmesinde listeledi. (Türkiye’nin de tarafı olduğu bu yönetmeliğe göz atmak için buraya tıklayın) Bu manta vatozlarının uluslararası ticarete katılamayacağı anlamına geliyor ve bu konvansiyonun tarafı olan ülkeler hayvanı koruyan yasaları uygulamak ve uygulamaya zorlamak zorunda.

Stewart için manta vatozu sevgisini yaymak koruma dünyasında bitmiyor. O, bilim ve halk arasında fotoğraflarla bir köprü kurmaya gayret ediyor. Henüz öğrenciyken National Geographic’te ve Animal Planet’te aktif bir su altı fotoğrafçısı ve film yapımcısıydı.

“Ekosistemlerin yada hayvanların güzel fotoğraflarının olması insanların izlerini durdurur, bu kancadır.” diyor Stewart. “İnsan konuyla büyülendiğinde detayları okumaya biraz daha istekli olurlar“.

Manta vatozlarının büyüsü ve gizemi hayvanın kendisiyle ilgili bir ilgi uyandırmış olabilir fakat bu Stewart’ı motive eden araştırma ve kâr amacı gütmeyen bir topluluğun ortak çabası.

Biz insanlar, kadar eski bir şeyler üzerinde destansı bir etkiye sahiptik. Manta vatozu popülasyonu üzerinde ise büyük bir etkimiz vardı ve şimdi popülasyonu korumak ve büyümesini sağlamak için çalışıyoruz. Bunu ilham verici buluyorum.

sanctuaries.noaa.gov adresindeki yazıdan Türkçe’ye adapte edilmiştir.