Dünyadaki insan popülasyonunun 2050 yılında 9.1 milyarı bulması bekleniyor ve dünyadaki besin kaynağı ihtiyacının ise 2030’da %50, 2050’de ise %70 oranında artacağı düşünülüyor. Tarım sektörünün ise bu süre zarfında büyümesi öngörülmüyor.

Şehirlerin büyüme oranlarındaki artış, değişen iklim koşulları, azalan besin kaynakları ve çok daha fazla parametre, mühendislik bilimindeki insanların gelecek nesiller için daha farklı, verimli ve sürdürülebilir üretim mekanizmaları geliştirmesinin önünü açıyor. Bunlardan birisi de insanların yaşam kalitelerini ve besine ulaşabilme çabalarına destek olabilecek yeni jenerasyon yüzen çiftlik konsepti.

Suyun üzerinde yüzen çok katmanlı bir platform düşünün: güneş enerjsini çeşitli formlara çevirecek paneller, sebzeler için toprak bir katman ve en altta da gerekli protein ihtiyacını karşyolılamak için balıkların yerleştirildiği bir başka katman. Özellikle yiyeceğe ve enerjiye fazlaca ihtiyaç duyulan bölgelerin deniz kıyılarına konumlandırılarak bölgenin geçici veya kalıcı olarak ihtiyaçlarının ekonomik biçimde sağlanması hedefleniyor.

Proje, yoğun popülasyona sahip ve özellikle de tatlı yada tuzlu suya kıyısı olan şehirlerin, New York, Chicago, Seattle, Tokyo, Singapur, Kahire, Hong Kong, Doha, Bahreyn, Dubai, İstanbul, Cidde, Kuveyt gibi, gıda ihtiyaçlarının karşılanmasında önemli rol oynayabilir.

Smart Floating Farms ismini taşıyan proje, bir bilim kurgu ürünü değil. Dünyada yaşayan insanların klasik anlamdaki besin elde etme şekillerini kökten değiştirmeyi yada geleneksel tarım metodlarını kökten değiştirmeyi de hedeflemiyor. Bu proje, dünyadaki besin ihtiyacını karşılamak için farklı, sürdürülebilir ve ekonomik bir alternatif metod olarak sunuluyor.

Yüzen çiftlikler, ihtiyaç duyulan farklı gereksinimler için farklı teknolojileri bir araya getirip bu teknolojileri bir arada kullanmayı amaçlıyor. Taze, sağlıklı ve kolay ulaşılabilir gıdaların evlerimize daha yakın olmasını ve kolay elde edilebilmesi için üzerine düşen görevi başarıyla yerine getiriyor.

Çiftliğin en üstüne konumlandırılmış olan enerji çevrim ünitesi, tesisin yeşil enerji üretimini doğal güneş ışığını kullanarak gerçekleştirmesini sağlıyor. Enerji çevrimi katmanının hemen altındaki katman, hidroponik sebze yetiştiriciliği için ayrılmış. Burada, havuzların atık suları içe sulanan bitkiler var. Tabii suyun tuzunu ayırmak için dahil edilmiş aktif ve pasif arıtım sistemler de bu katmanda yer alıyor.

Yüzen çiftliğin inşa malzemelerine baktığımızda dünya çapında hali hazırda kullanılan ve test edilmiş, güvenilen malzemelerin, teknolojilerin ve sistemlerin kullanıldığı görülüyor. Zaten pazarda var olan malzemelerin kullanılması, projenin maliyetini düşüren önemli kalemlerden birisi olmuş.

Birim alandan daha fazla ürün elde etme fikri etrafında ortaya çıkan ve ekonomik, sağlıklı, sürdürülebilir proje olan Smart Floating Farms ile ilgili detaylı bilgi için www.smartfloatingfarms.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

  • Deniz üzerine sadece çiftlikler değil sitelerin bile kurulacağını düşünüyorum…

  • Suyun muazzam dinamiği, bize çok daha fazla şeyi suyun üzerine taşıma kabiliyeti verir. Yeter ki araştıralım 🙂