Sudaki canlılara ilk bakış: Plankton, Nekton, Nöston ve Seston

Görüş yazın
784
görüntüleme

Gerek tatlı sularda gerekse tuzlu olanlarda, pek çok farklı büyüklükte ve özellikte canlı yaşar. Sucul ekosistem içinde her biri farklı bir göreve sahip olan bu canlılar, aynı zamanda dünya üzerinde kurulu olan besin zincirinin de ilk, önemli, ayrılmaz, vazgeçilmez ve bütünleşik bir parçasını oluşturuyor.

Sucul ortamda yaşayan canlıların bazılarının kendi hareket kabiliyetleri varken bazıları, içlerinde yaşadıkları akışkan ortamın onlara sağladığı dinamikle dolaylı olarak hareket edebiliyor ya belirli bir yere tutunarak tüm yaşam süreçlerini orada tamamlayıp ölüyor.

Şimdi kısaca, çevremizde yer alan bir gölette, gölde yada denizde bulabileceğiniz canlı gruplarının temel tanımlarına göz atalım.

Plankton: Kendi kendine hareket etme yetenekleri olduğu gibi suyun kendi içindeki hareketleri ile de yer değiştirebilen mikroskobik boyutlardaki canlılara plankton denir.

Elinize aldığınız bir parça suyun içinde dahi çok miktarda plankton olabilir. Planktonun kökeni hayvansal yada bitkisel olarak iki gruba ayrılır. Bitkisel kökenli planktona fitoplankton hayvansal kökenli planktona ise zooplankton adı verilir.

Besin tuzu olarak kabul edilen tuzlardan bünyelerindeki klorofil yardımıyla besin elde ederek yaşamlarını sürdüren fitoplankterler, sucul ortamdaki besin zincirinin ilk halkalarından birisini oluşturur. Zooplankterler tararfından tüketilirler ve bitkisel kökenli besin bu aşamadan sonra hayvansal kökenli canlılara geçer ve besin zincirinin ilk halkası tamamlanmış olur.

İstemeden yada bilmeden yapılan en büyük hata, “plankton” kelimesinin tekil sanılmasıdır. Plankton, kelime anlamı olarak “Plankterler” anlamına gelir ve kelimenin tekil hali “plankter”dir.

Nekton: Nekton, plankterlerin aksine insan gözüyle dahi görülebilecek kadar büyük olan sucul canlıları tanımlayan bir kelimedir. Nekton olarak tanımlanan canlılar, genellikle hareketleri yönünden bağımsızdırlar ve kendi başlarına hareket edebilecek kabiliyete sahiptirler. Hareket etme kabiliyetleri kendi iradelerine bağlı olduğu için içinde yaşadıkları suyun koşullarına bağlı kalmadan aktif olarak enerji harcayarak yer değiştirebilirler.

Her hangi bir noktada suyun içinde gördüğümüz balıklar, kumun üzerindeki yengeçler yada deniz yıldızları nekton olarak tanımlanan canlı grubu içinde yer alır.

Nöston: Su ortamının havayla temas ettiği özel ve son derece karmaşık bir fizikokimyasal özelliğe sahip olan yüzeyde yaşayan canlılar nöston olarak adlandırılır. Su ile hava arasında yer alan ve suyun yüzeyini bir film gibi kaplayan bölgenin geçirgen ve değişken yüzeyinin iki yanında yaşarlar. Beslenme ihtiyaçlarını bu alanda giderirler, yaşamlarının tüm evrelerini bu alanda sürdürürler.

Su bitkileri: Tıpkı karadaki bitkilerde olduğu gibi kökleriyle suyun karayla temas ettiği yerlere tutunarak yada direk olarak suyun içine köklerini bırakarak yaşayan bitkisel formlu canlılar, su bitkileri olarak adlandırılır. Besin ihtiyaçlarını kökleri vasıtasıyla suyla direk olarak etkileşim içinde olan kara parçasından yada suyun içinden direk emilim yoluyla alabilirler.

Özellike yumurtlama aşamasındaki nekton özelliği gösteren balıklar ve diğer canlılar için koruyucu, saklayıcı ve güvenli bir alan olarak su bitkilerinin önemi büyüktür. Benzer şekilde avcılarından kaçan canlılar için de bir saklanma noktası olarak iş görürler. Suların oksijen dengelerinin korunması, fazla karbodioksitin ortamdan uzaklaştırılması ve otobur balıkların besinlerini elde etmeleri için su bitkileri sucul yaşamın vazgeçilmez bileşenlerinden biridir.

Seston: Suyun içinde yer alan, kendi iradesiyle hareket edebilen yada suyun hareketleriyle yer değiştirebilen tüm canlı organizmaları ve suyla birlikte hareket edebilen cansız varlıkları kapsayan en geniş tanım sestondur. Seston, heterojen bir karışımı temsil eder. İçinde hem canlılar (biyoseston) hem de cansızlar (abiyoseston) vardır.

Suyun altını ve suda yaşayan canlıları tanımaya devam edeceğiz. Bizimle kalın.

Prof. Dr. Gürkan Ekingen’in Mersin Üniversitesi Yayınları Limnoloji kitabındaki başlıktan yola çıkılarak yazılmıştır. Teşekkür ederiz.
Ana fotoğraf: http://goo.gl/zfd63f