Su ürünleri yetiştiriciliğindeki artış, doğadan yapılan avcılığın azalmasının önünü açıyor

Görüş yazın
227
görüntüleme

Dünya okyanus ve iç sularındaki popülasyon azalmalarının önüne geçmek ve ihtiyaç duyulan küresel talebi karşılamak için pek çok ülke farklı raporlar hazırlıyor ve su ürünlerinin yetiştiriciliği konusuna eğiliyor.

OECD istatistikleri, gözle görülür nüfus artışı gözlenen, refah seviyesi yüksek ve harcama eğrisi kazançlarıyla doğru orantılı olarak yüksek olan ülkelerde balık avcılığında gözle görülür bir düşüşü gösteriyor.

Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (OECD-EİT) tarafından yayınlanan 2015 yılı “Balıkçılık Gözden Geçirme Raporu”, balıkçılık için yapılan yönetim planlamalarının ve buna bağlı olarak yapılan değişimlerin stokların  toparlanmasına büyük katkı sağladığını ortaya koyuyor. Dünya üzerindeki pek çok ülkenin ihtiyaç duyulan su ürünleri taleplerini avcılık yerine yetiştiricilik metodlarıyla karşıladığını belirten raporda, su ürünleri yetiştiriciliğinin gıda temini alanında en fazla büyüyen sektör olduğunu ve bunun insan beslenmesi konusunda çok önemli bir hale geldiği vurgulanıyor.

Küresel pazardaki su ürünleri üretiminin %80 gibi bir miktarının Çin, Hindistan, Vietnam, Endonezya ve Bangladeş gibi Ekonomik İş Birliği Teşkilatı’na dahil olmayan ülkelerde yapılırken Teşkilata üye olan ülkelerden olan Norveç, Şili, Amerika, Kore ve Japonya’nın üretim oranı yalnızca %6’larda.

Su ürünleri yetiştiriciliğini teşvik etmenin yanında, pek çok ülke aynı zamanda kendi kıyı suları içinde gerçekleşen su ürünleri avcılığını azaltmak için çeşitli yasal önlemler alıyor. Çok spesifik bir örnek olarak Endonezya, kendi kıyı sularına izinsiz olarak avcılık amacıyla giren balıkçı gemilerini dinamitle batırarak bu önlemini bir adım daha öteye taşıyor. 2014 yılının Aralık ayında yasalaşan bu karar neticesinde, şimdiye kadar 41 tane araç, batırıldı.

Ayrıca, aşırı avcılığın azaltılmasıyla birlikte meydana gelen karbon salınımındaki azalma, okyanus sularının asiditesinin de normal sınırlara daha yakın kalmasını ve dolayısıyla da soyunun devamı tehlikeye giren başta mercanlar olmak üzere çeşitli kabuklu canlıların da popülasyonlarının toplarlanması için iyi bir fırsat olarak değerlendiriliyor.

Temmuz 2014’te yayınlanan bir MAFFF raporuna göre de, Tonga’danın kıyı sularındaki yabanıl sucul hayatı da güncel global avlanma durumuyla uyumlu şekilde azalma belirtileri gösteriyordu. 2014 ile 2019 yılları arasında uygulamaya konulan Tonga Ulusal Su Ürünleri Yönetimi ve Kalkınma Planı, ticari su ürünleri yetiştiriciliğinin geliştirilmesi, avcılığını azaltılması, stokların toparlanması ve ekonomik olarak katkı sağlanmasını hedefliyor.

Bütün bunlara rağmen, Tonga Balıkçılık Dairesi’nin 2015 yılının ilk çeyreğinde yayınladığı rapor, ticari amaçlı su ürünleri avcılığı miktarının 2014 ve 2013 yılının aynı dönemine göre bir artışa işaret ediyor. Akvayumların konunun dışında tutulduğu araştırma sonuçlarına göre 2015 yılının ilk çeyreğindeki su ürünleri ihracının büyüklüğü 251 bin ton. Bu rakam, 2014 yılının aynı döneminden 108% daha fazlayken bir önceki çeyrektense yaklaşık 40% daha fazla.

Ayrıca Tonga’nın su ürünleri pazarındaki önemli kalemlerinden birisi olan orkinosun ihracat rakamları da önceki yılın aynı dönemine göre 152%, bir önceki döneme göreyse 143% oranında arttığı gözlemlendi. Tonga’nın Balıkçılık Dairesi, orkinos avcılığındaki bu artışın Tonga’nın karasularına giren yabancı gemilerin yaptığı avcılığa bağlıyor.

Kaynak: Matangitonga.to http://goo.gl/TxV9Nh
Kapak fotoğrafı: South Pasific Fishing
1. görsel: http://goo.gl/uc8tVe
2. görsel http://goo.gl/KuRr2n