Browse By

Su ürünleri yetiştiriciliği hurafeleri - 1: Su altında kitle halinde tutulan canlılar

Gerek yöntem gerekse üretim bakımından su ürünleri sektörünün işletme koşulları ve şekilleri hakkında toplum nezdinde doğru bilinen pek çok yanlış konu başlığı var. Dayanağı olmayan noktalardan yola çıkılarak ortaya atılan bu hurafeler su ürünleri sektörünün hemen hemen tamamı konusunda olumsuz izlenimlerin oluşmasına ve sektörün geleceğinin doğrudan etkileyen tüketici davranışlarının oluşmasına neden oluyor.

Almanya merkezli bir su ürünleri etiketlendirme kuruluşu olan GGN, su ürünleri sektörü hakkında bilinen bazı hurafeleri derlediği bir yazı dizisine başladı. Sektörün farklı bölümlerini doğrudan ilgilendiren bu hurafeler dünyanın her yanındaki su ürünleri tüketicilerinin su ürünleri sektörü hakkındaki düşüncelerini manipüle etmekle kalmıyor, su ürünleri tüketimini de etkileyerek sektörün paydaşlarını etkiliyor.

Su altında kütle halinde tutulan hayvanlar (!)

Su ürünleri yetiştiriliği operasyonu, genellikle çok sayıdaki hayvanın kısıtlı bir alanda refahları gözardı edilerek stoklanması suçlamasıyla karşı karşıya kalmaktadır. Gerçekte ise bir kafeste yada gölde stoklanmış olan balıkların yada kabuklu su ürünlerinin stoklanma miktarı birden fazla kritere bağlı bir şekilde değişir ve kontrollü bir alanda tutulan su ürünlerinin yoğunluğu “stok yoğunluğu” olarak tanımlanır. Stok yoğunluğunun miktarını belirleyen en önemli unsurlar ise yetiştiriciliği yapılan tür, yetiştirme ortamı ve yetiştiricilik metodudur.

Pek çok araştırma stok yoğunluğunun aşılmasıyla azalan getirileri modelize etmiştir. Bu bağlamda belirtilen taşıma kapasitesi ise yetiştiriciliği yapılan su ürünlerinin yaşam koşulları ve refahları göz önüne alınarak belirli bir alanda yapılabilecek en yüksek yoğunluklu miktarı anlatmaktadır. Eğer bir çiftlikte taşıma kapasitesi geçilirse sonu stoğun kaybıyla sonuçlanabilecek hastalıklar meydana gelebilir. Bu nedenle çiftliklerin taşıma kapasitelerini geçmemeleri için bazı teşvikler vardır.

Stok yoğunluğunun somon balıklarında nasıl belirlendiğine bakalım.

Somon artık genellikle 50 metre çapında ve 20 metre derinliğinde kafeslerde yetiştiriciliği yapılan bir balık. Stok yoğunluğu ise bölgesel yada ulusal olarak sınırlandırılabilir. Örneğin Norveç’te maksimum stok yoğunluğu metreküp başına 25kg’dır. Bu tamamen büyütülmüş 5 somon balığı için 200 litre kadar deniz suyuna tekabül eder. İskoçya’da ise pek çok somon yetiştiricisi Kraliyet’in Hayvanlara Zulmü Engelleme Cemiyeti (RSCPA)’nin belirlediği standartlara uymak adına somon çiftliklerindeki stok yoğunluğunu metreküp başına 15 kilogram civarında tutmaktadır. Bu perspektiften baktığımızda RSCPA’nın tavuk çiftlikleri için belirlediği üst sınırın serbest gezen tavuklar için metrekare başına 27.5 kilogram / 13 kuş olduğunu düşünürsek bu rakamın somonlardan 12.5 kilogram daha fazla olduğunu görürüz.

Stoklama yoğunluğu elbette ki tek başına hayvan refahını sağlamak için yeterli parametre değildir. The Global GAP su ürünleri standardı içinde hayvan refahıyla ilgili ve çiftliğin taşıma kapasitesinin aşılmamasını sağlamak için  51 tane kontrol noktası vardır ve çiftlikler hayvanların yaşam kalitelerini koruyup stresten uzak kalacakları şekilde tasarlanmıştır.

ggn.org adresindeki yazıdan Türkçe’ye adapte edilmiştir.