Su ürünleri yemlerimizi tasarlarken neleri göz önüne alırız?

Görüş yazın
463
görüntüleme

Ticari olarak yapılan ve endüstriyel boyutta yapılan su ürünleri yetiştiriciliğindeki en önemli gider kalemlerinden birisinin yetiştiriciliği yapılan türlerin beslenmesi olduğunu düşündüğümüzde, yem teknolojisinin ve yem ekonomisinin su ürünleri yetiştiriciliğinde son derece önemli olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Dünyada, yetiştiricilik modellerine uygun yem tasarımı ve yem geliştirme endüstrisi, geleneksel metodlarla sürdürülebilirlik kriterleri göz önünde bulundurularak daima gelişiyor.

Bu yazı, su ürünleri yemlerinin tasarlanmasında ve hazırlanmasında dikkat ettiğimiz bazı kritlere dair fikirler vermeyi amaçlıyor. Türkiye’deki su ürünleri üretiminin büyük bir kısmını balıklar oluşturduğu için metin balık beslemek üzerine odaklanan bir ifade ile yazılmıştır.

Hangi balığı besleyeceğiz?
Su ürünleri yetiştiriciliğinde yemlerin tasarımları, yemin öncelikli olarak hangi türün beslenmesinde kullanılacağı sorusuna yanıt verilmesiyle başlanıyor. Su ürünü herbivor mu omnivor mu, talı suda mı yaşıyor yoksa tuzlu su da mı yaşıyor? Öncelikli olarak bu gibi soruların yanıtının ne olduğunu netleştiririz. Çünkü her canlının beslenme alışkanlıkları, yaşadıkları ortama ve fizyolojilerine göre farklılık gösterir.

Ne kadar büyüklükteki balıkları besleyeceğiz?
Balık yemlerinin tasarımları, aynı zamanda yetiştiriciliği yapılan türlerin hangi büyüklük evresinde olduğu da önemlidir. Canlıların ağız açıklıklarının büyüklüğü, yemleri tüketebilmeyi başarmalarının birinci koşullarındandır. Yavru balıklar için mi ya da yetişkinliğe geçen balıklar için mi yoksa yetişkin veya anaç balıklar için mi yemleme yapılacağı, yem içeriklerinin ve içeriklerini dağılımlarının belirlenmesi için önemli bir başka kriterdir. Her evredeki balığın ihtiyaç duyduğu maddelerin önceliği ve miktarı farklıdır. Buna göre yemlerin içindeki hammadde dağılımları da değişkenlik gösterir.

İlk yemleme ve ağız açıklığının önemi
Pek çok sucul canlı türünün yumurtadan çıktıktan sonraki ilk besinlerini yumutalarının içinde yada bedenlerinin alt kısmında yer alan vitellus (beslenme) keseleri oluşturur. Daha sonra ise suyun içinde doğal olarak bulunan fito- yada zooplankton canlıların tükettiği ilk “canlı” yemleri olur. Bunlar genel olarak Rotifer ve Artemia’dır ki uygun koşullar altında, vitellus keselerini tüketen canlıların sağlıklı yaşam kondüsyonlarını kazanmaları ve avlanma kabiliyetlerini geliştirmeleri için yetiştiriciler tarafından bu canlıların kültürleri balıklarla birlikte aynı yerde yapılır. Rotifer ve Artemia’lar, tuzlu su göllerinden kolaylıkla toplanabildikleri için büyütme aşamasında su ürünleri yetiştiricilerinin yem ihtiyaçlarına hızlı ve ekonomik bir çözüm sunarlar.

Yem içeriğini ve içeriğin dengesini nasıl belirleriz?
Yemlerin içinde yer alması gereken bileşiklerin çeşidi ve dağılımı ise yine çalışılacak türlerle alakalıdır. Örneğin ticari değeri bölgesel yada evrensel olarak yüksek olan türlerin yemlerindeki protein oranı ve proteinin kalitesi göreceli olarak daha fazlayken ekolojik mücadele yada süs amaçlı yetiştiriciliği yapılan su ürünlerinin yemleri karbohidratlar ve yağlar yönünden daha zengin olabilir.

Tüketimlik olarak pazara sunulacak olan su ürünlerinin beslendiği yemlerin protein kaynaklarını çoğulukla daha çok bulunan, elde ediş maliyeti düşük olan başka balıkların etleri yada yüksek protein oranına sahip bitkisel kaynaklar oluşturur. Türkiye için bakmak gerekirse, özellikle Karadeniz kıyısına konumlanmış olan ve balık yemi üretimi yapan fabrikaların çoğunda protein kaynağı olarak Karadeniz’den bol miktarda avlanabilen hamsinin kullanıldığını görebiliriz. Bitkisel protein kaynaklarına bakacak olursak soya, son zamanlarda üzerinde sıklıkla araştırma yapılan hammaddeler arasında yer almaktadır. İyi bir su ürünü yeminin içinde temel 10 proteinin yer alması beklenir. Bunlar lysine, phenylalanine, arginine, valine, leucine, isoleucine, methionine, threonine, tryptophan, ve histidine’dir.

Tüketimlik olmayan su ürünlerinin beslenmesinde kullanılan yemlerin içeriğinde daha fazla oranda yer alan karbohidratlar, pahalı olmayan ve sıklıkla bulunabilen kaynaklar olarak öne çıkar. Özellikle şeker yönünden zengin olan karbohidrat kaynaklarının yemlerde kullanılması, su ürünlerinin yemleri tüketme davranışlarını olumlu yönde etkiler. En iyi örneklerden birisini, şeker pancarının işlenmesinden sonra ortaya çıkan melasın yemlerde cazibe arttırıcı materyal olarak kullanılması oluşturur.

Yemleri suyun neresine konumlandırırız?
Beslenmek üzere yem tasarımı yapılan canlıların yaşama ve beslenme alışkanlıklarını bilmek, onlar için en uygun yemlerin tasarlanması için önemlidir. Balık suyun üst kısmından mı besleniyor, avını kovalama eğilimi mi gösteriyor, asılı duran yemi yutuyor mu yada dibe çöken yemi orada yeme eğilimi mi gösteriyor; bunlar, hepsi yemlerin suyun içindeki konumunu ayarlamak için gerekli bilgilerin bir kısmını oluşturur.

Çünkü yemlerin sorunsuzca ve mümkün olduğu kadar artansız tüketilmesini sağlamanın en iyi yolu, balığın beslenme alışkanlığına uygun olan su derinliğinde yemlerin balık tarafından tüketilebilecek şekilde bulunmasını sağlamaktır. Balığın beslenme alışkanlığını tam olarak bilmek, yemleri suyun içinde nereye konumlayacağımızı belirler.

Suyun üst ve aydınlık kısmında, avlanarak beslenen balıklar için kolayca dibe batmayacak, uzun süreler boyunca balıkların yaşam alanları olan derinlikte kalacak olan yemlerin tüketim oranı daha yüksek ve artanı azdır. Yine benzer bir şekilde, dipte yaşamını devam ettiren türler için suyun içinde hemen batan ve dibe yakın yerlerde konumlanma eğilimi gösteren yemlerin kullanımı daha iyidir.

Yem tasarımı yapılırken dikkate alınan önemli kriterler, yem ile beslenecek olan su ürününün yemden en iyi derecede yararlanması, yemin suyun içinde mutlak suretle en uzun sürede bozulmadan kalması, yemin anlık olmasa bile belirli süreler içinde ortamda tüketilmesinin sağlanması olarak tanımlanabilirken bu koşullar aynı zamanda yem ekonomisinin başarılı bir şekilde yapılmasının da başlıca unsurları arasında yer alıyor.

Doğru, verimli ve sürdürülebilir su ürünleri yetiştiriciliğinde yem teknolojileri, su ürünleri mühendislerinin uzmanlaşabileceği bir başka profesyonel alan. Yem sanayinde kullanılan hammaddeler ve diğer kaynakların araştırılması, su ürünleri mühendislerinin çalışabileceği gelecek vaadeden alanların başında geliyor.

Referanslar:

University of Florida EDIS Extension

  • güzel hazırlanmış yem ve balık beslenmesiyle ilgili açıklayıcı bilgiler veriyor teşekkürler

    • Kaan Uğrasız

      Olumlu düşünceleriniz ve vakit ayırarak yorum bıraktığınız için teşekkür ederiz. Yeniden görüşmek üzere! 🙂