Su ürünleri sektörünün yakın geleceğinde yer alacak 7 teknolojik oyuncu

In ArGe, Çevre, Su ürünleri, Teknoloji


Su ürünleri yetiştiriciliği, Çin’de ortaya çıktığı 4000 yıl öncesinden çok daha farklı bir yerde ve dünya üzerinde gıda tedariği konusunda en hızlı büyüyen sektör konumunda. 2030 yılına dek ise insanların tükettiği su ürünlerinin 2/3’ünün yetiştiricilikten tedarik edileceği öngörülüyor. Su ürünleri yetiştiriciliği yalnızca balıkların yetiştiriciliğini değil aynı zamanda iyi birer protein kaynağı olan kabuklu su ürünlerini ve deniz yosunlarını da içermekte.

Su ürünlerine olan talebin artışı mevcut ve yeni teknolojilerin yenilikçi bir şekilde kullanılmasını gerektirirken balıkçılıkta kaynaklar ve sürdürülebilir uygulamalar üzerinde de baskı yaratmaktadır. Neyse ki, bu protein kaynağını sürdürülebilir bir şekilde, özellikle teknolojinin ortaya çıkmasıyla üretme potansiyeli var.

Burada, su ürünleri sektörünü verimli ve doğru bir şekilde dönüştürebilecek bir kaç teknolojiden bahsediyor olacağız. Keyifli okumalar.

3 boyutlu yazıcılar

Üretim maliyetlerini düşürmek konusunda özellikle araştırma geliştirme yapan kurumlar için büyük avantajlar sağlayan 3 boyutlu yazıcılar kalıplama ve prototip aşamasında geliştiricilere çok büyük avantajlar sağlıyor. Şu an için büyük ölçekli bulunabilirlikleri yalnızca kapsamlı labaratuvarlar yada bütçe yönünden pek sıkıntısı olmayan teknoloji şirketleri olsa da, yakın gelecekte 3 boyutlu yazıcılar evlerimizdeki kahve makineleri kadar bize yakın olacaklar.

Su ürünleri sektörüne teknoloji üreten şirketler ise bu alanda kendilerini konumlandırmaya başladılar bile. 3dponics ismini taşıyan şirket, hidroponik sistemler için indirilebilir talimatlar sunan bir şirket ve sunduğu bilgiler yalnızca hibrit akuaponik sistemler için değil evde su ürünleri yetiştiriciliği yapmak için de mükemmel.

3 boyutlu yazıcıların su ürünleri sektöründeki kullanımlarına dair bir başka güzel örnek ise MIT’den. Su altında yüzme davranışı gösteren bir balığı tümden taklit edebilen bir balık basan MIT, bu balık sayesinde balıkların doğal ortamlarını ve bu ortamlardaki davranışlarını daha kolay, hızlı ve anlaşılabilir şekilde incelemeyi hedefliyor.

Bu yöntemle yapılan üretim bir taraftan da yosun üretimini kapsamakta. Belirli bir hacimde tutulan algler bu alanda meydana gelen bozulmalara karşı umut olmakta ve yaşamları kurtarmaktadır. Algler, medikal implant cihazlarını basan 3 boyutlu yazıcılarda kullanılmak üzere çevre dostu ve ekonomik bir jel hammadde olarak kullanılmıştır.

Çiftiklerde çalışan robotlar

Balık çiftliklerinin kıyı kesimden uzaklaşmaya başlamasıyla birlikte bu tesislere ulaşım ve tesislerde çalışma hatta konaklama ihtimallerinde ve şartlarında ciddi bir azalma söz konusu. Kıyıdaki sakin ve pırıltılı denizden çok farklı koşullara sahip olan açık denizdeki çalışmalar sanıldığından daha zor ve zahmetli. Aynı zamanda maliyetli.

İşte bu aşamada, tesislerdeki koşulları takip ederek gerektiğinde müdahalede bulunacak ve insan gücünü daha rafine ve karmaşık işlere yönlendirebilecek robot teknolojileri su ürünleri yetiştiriciliği için de önem kazanıyor. Suyun koşullarına göre su altında hareket edebilen jeodezik robot kafesler, kafeslerdeki balıkların durumlarını an be an gözetleyen robot balıklar yada ağları büyük yırtıklar oluşmadan tamir eden dron terziler bu alandaki öncüler.

Peki burada yetiştirdiğimiz balıkları karada yaşayan insanlara nasıl getireceğiz? Burada da Rolls Royce’un kendi kendine hareket eden kargo gemileri devreye giriyor. Çevreci ve sürdürülebilir bir enerji kaynağını kullanarak ilerleyen bu gemiler açık denizdeki balık kafesleri ile kıyı arasındaki bağlantıyı sağlayacak.

Su altı ve su üstü dronları

Robotik teknolojiler sadece balık yetişticiliği alanında kendine yer bulmayacak. Dünyanın en büyük sorunlarından birisi olarak kabul edilen ve büyüklüğü Fransa’nın yüz ölçümünden daha fazla olan plastik kirliliğini bertaraf etmek için de su altı dronları iş başına gelecek.

Robotlarla birlikte harika iş birliği çıkaracak olan dronlar, insanların çalışması için elverişsiz ortamlarda güvenilir iş birlikçileri. Derin denizlerde batan kafeslerin etrafında devriye gezerek kafeslerin etrafında meydana gelen hasarları tespit edip onarmaktan tutun da su kalite ve kimyasını denetleyerek kafesin içindeki balıkların beklenmedik şekilde ölmelerinin engellemek için gerekli sinyalleri göndermeye kadar sayamayacağımız pek çok faydaları var.

Sensör teknolojileri

Bir önceki başlıkta bahsettiğimiz dronlar, suyun altında kendilerini uygun yerde tutmaları ve motorlar yardımıyla hareket edebilmelerinin haricinde, su ürünleri yetiştiricilerinin ihtiyaç duyduğu tüm verileri üzerlerine donatılan sensörler vasıtasıyla toplarlar. Tuzluluk ve pH gibi su parametrelerinin yanı sıra su sıcaklığı ve akıntı şiddeti / yönü gibi yetiştiriciliği doğrudan etkileyebilecek bilgiler de sensörler vasıtasıyla dronların üzerinden toplanarak veritabanına aktarılır.

Belki bu sensörlerden en havalı olanı eFishery adı verilen sistem. Kafeslerdeki balıkların açlığını tespit etmek için kullanılan bu sistem her büyüklükteki su ürünleri yetiştiriciliği sisteminde kullanılabiliyor ve tesislerin en büyük maliyetlerinden birisi olan yem giderlerini önemli ölçüde azaltabiliyor.

Yapay zeka

Gördüğünüz gibi aslında bu teknolojilerin tamamı birbirini tamamlayan bir halkanın önemli birer parçası. Teknoloji kullanılarak üretilmiş olan yeni jenerasyon tesislerden yüksek miktarda verinin işlenerek anlamlandırılabilmesi için insan gücünün haricinde artık yapay zekadan da faydalanılıyor. Bu anlamda adından söz ettiren Avusturalya’lı bir şirket olan The Yield, veri işleme ve gelişmiş analizler oluşturmak için Sensing+Aqua ismini verdiği bir teknoloji kullanıyor.

Shoal ismini taşıyan bir robotik balık, sürü olarak suya bırakılıyor ve su altındaki kirliliği tespit etmek için kullanılıyor. Bu balıklar yönlerini tayin etme, engellerden kaçınma şarj istasyonlarına giderek pillerini doldurma işlerini kendileri insanlardan bağımsız şekilde yapıyor.

The Economist ve diğer pek çok araştırmanın da gösterdiği üzere, dünyadaki su ürünlerinin çoğu sürdürlemez şekilde tedarik ediliyor ve yapay zekaya bu aşamada da büyük görevler düşüyor. Avcılık konusundaki hesap verilebilirliği arttırmak için kullanılan yapay zeka, kamera sistemleri ve veri toplama mekanizmaları ile güçlendirilerek avcılık faaliyetlerini daha sürdürülebilir bir hale getirmeye yardımcı olabilir. The Seafood Innovation Cluster ise yapay zekayı deniz bitlerinin ve hastalık gelişimlerinin takibinde kullanıyor.

Arttırılmış gerçeklik uygulamaları

Daha da ekstrem hale gelen su ürünleri yetiştiriciliği koşullarını önceden tahmin etmek ve araştırma – geliştirme çalışmalarını daha verimli hale getirmek için arttırılmış gerçeklik uygulamalarından faydalanılıyor. Üreticiler bu teknolojiyi operasyonların verimliliğini artırmak, ölümleri, sağlık durumunu ve çeşitli çevresel parametreleri analiz etmek için kullanabilirler.

Arttırılmış gerçekliliği su ürünleri endüstrisinin içine katmanın en hızlı ve yaygınlaştırıcı yolu eğitimden geçmekte. Akuakültür eğitimi alan öğrencilere ve kariyerlerini ilerletmeye gayret eden profesyonellere her seviyede görsel eğitimi vermenin doğru yollarından birisi 3 boyutlu gözlüklere entegre edilmiş eğitim ekipmanları ve dökümanları. Somon yetiştiriciliği Norveç’in temel endüstrilerinden biri olduğundan, bu son kavram öğrenciler için özel bir öneme sahiptir.

Balıkçılıktan tabağa şeffaflık için Blockchain teknolojileri

Blockchain teknolojisi, su ürünleri sektöründe de güvenilir finansal fayda sağlayabilecek bir ödeme yöntemi olarak karşımıza çıkıyor. Bir kısmı balıkların yaşam döngüsünden ve kısmen de baız işlemlerden ötürü su ürünleri endüstrisi ödeme sözleşmeleri konusunda zayıf bir itibara sahiptir.

Blockchain, halka açık ve herhangi bir kişi tarafından bozulamayan dijital kayıtlardan oluşmaktadır. Su ürünleri sektöründeki kullanımı ise tedarikçiler ile alıcılar arasında işlemlerin sorunsuz ve gecikmesiz şekilde gerçekleşmesini sağlaması yönünden gelecek vaadetmektedir. Fiziksel olarak para takasının gerekmediği bu sistemde aynı zamanda ek masraflar ve döviz kurları arasındaki farklar da minimize edilmektedir. Bireysel avcılık ve üretim yöntemleri konusundaki bilgiler de burada depolanabildiği gibi 3. kişilerin erişimine de açılabilmektedir. Temel hedefi şeffaflık olan blockchain ile aslında sürdürülebilir bir şekilde elde edildiği iddia edilen su ürünleri doğrulanabilir.

Bu teknolojilerin bir arada durmasını ve kullanılabilirliği sağlayan en önemli bileşen ise “nesnelerin interneti – IoT”tur. İnternet, robotlara gönderilen komutların robotlar tarafından yerine getirilmesini sağlarken sensörlerden elde edilen verilerin bilgisayarlar, tabletler hatta cep telefonlarından okunabilmesini sağlar.

Bu dijital inovasyonların adaptasyonların benimsenmesi bir çok çok sektörde daha hızlı olurken su ürünleri sektöründeki kabulleniş göreceli olarak biraz daha yavaş. FAO’ya göre 2030 yılında sadece mevcut tüketimi korumak için ek olarak 27 milyon ton daha fazla üretime ihtiyaç var ve bu gibi teknolojiler sayesinde su ürünleri yetiştiriciliğini daha sürdürülebilir, izlenebilir ve kârlı bir hale getirebilir.

alltech.com adresindeki yazının orijinaline sadık kalınarak Türkçe’ye adapte edilmiştir.

, , , , , , , , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.