Su altı ses kirliliği, yılan balıklarını avcılarına karşı savunmasız bırakıyor

0
380
görüntüleme
yılan balığı

Su kaynaklarını kirleten pek çok kaynağın kökenini biliyoruz: tarım ilaçları, gübre kalıntıları, yer altı borularından sızan petrol ve türevler, kanalizasyon deşarjları ve gemilerle teknelerden sızan yakıt. Peki gözle görülmeyen ama orada olduğunu bildiğimiz diğer sebepler? Mesela ses. Peki ses su altı yaşamını nasıl etkileyebilir? Örneğin yılan balıklarını?

Exeter ve Bristol Üniversitelerinde yapılan bir araştırma, okyanuslardaki ve denizlerdeki deniz araçlarının seslerinin göç yolundaki yavru yılan balıkları üzerine olan etkisini ortaya koyuyor. Yapılan araştırma, su altındaki ses kirliliğinin yavru yılan balıklarının bir avcı tarafından köşeye sıkıştırıldıklarındaki davranışlarını önemli ölçüde etkilediğini ortaya koyuyor. Bu durum, fiziksel ve kimyasal etkenlerin yanında ses kirliliğinin de günden güne önem kazandığını ve araştımalar içinde yer verilmesi gerektiğini gösteriyor.

Avrupa yılan balığı olarak bilinen türün yaşam evresi son derece ilginç ve halen karanlık kısımlar barındırıyor. Yılan balığının yaşam evrelerine kısa bir bakış atacak olursak, Avrupa’nın çeşitli yerlerinden Meksika’nın Saragosa Körfezine gelen yılan balıkları orada yumurtluyor ve yumurtadan çıkan larvalar, okyanus akıntılarının da yardımıyla gerisin geriye ailelerinin geldiği yerlere geri yüzüyor. Larvalar, ailelerinin yaşadığı nehirlerin ağızlarına geldiğinde yaklaşık 10cm’lik cam yılan balığı halinde olurlar. Daha sonra nehirlerden yukarı yüzerek aile bireylerinin yaşadıkları yerlerde ortalama 20 yıl kadar yaşarlar, ardından Saragosa Körfezi’ne yüzerek yaşam evrelerini tamamlarlar.

Yılan balıkları ve efsanevi üreme göçleri ile ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Ses kirliliği, su kirliliği içinde önemli bir parametre haline geliyor.

Her ne kadar, Avrupa kıtası tarafından yılan balıkları üremek için Saragosa Körfezi’ne gelse de, yılan balıklarının soyları kritik derecede tehlike altında. Londra Zooloji Topluluğu Thames Nehri’ndeki cam yılan balığı avcılığı, yaşam alanlarının kaybı, göçe engel olarak durumlar, kimyasal kirlilik ve Atlantik Okyanusunda meydana gelen iklimsel değişiklikler arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Topluğun amacı, yılan balıklarının göçleri sırasına ne gibi zorluklarla karşılaştığını öğrenmek ve bu zorlukların nasıl yönetilebileceğini araştırmaktır. Araştırmalar ve incelemeler gösteriyor ki, sudaki ses kirliliği şu aşamada yılan balıklarının nüfuslarını etkileyecek kadar etkili olmasa da günden güne önemli bir su kirliliği parametresi haline geliyor.

Kontrollü bir deney için, Severn Burnu civarından cam yılan balıkları toplandı ve balıklar laboratuvar ortamında, İngiltere’nin belli başlı limanlarında faaliyet gösteren motorlu araçların seslerine özel bir mikrofon vasıtasıyla maruz bırakıldı. Ardından, balıklar simüle edilmiş iki avcının saldırısına maruz bırakıldı.

Ortaya çıkan sonuçlar ilginç. Gemi gürültüsüne maruz bırakılan balıklarda daha fazla stres gözlenirken aynı zamanda balıklar neredeyse iki kat daha kolay yakalandı.

Araştırmalar, tatlı sulardaki baskılayıcı etmenlerin belgelenmesinin çok kolay olmadığını gösteriyor. Sese bağlı kirliliğin ise okyanuslar üzerinde çok önemli bir yerde olduğu ama tatlı sularda daha az etkili olduğu belirtiliyor. Ses kirliliğinin izlenebilmesi ve yönetilebilmesi üzerine daha çok araştırmanın yapılması gerekiyor.

Dünya üzerindeki farklı politikalar dahilinde, ses kirliliğini azaltmak üzerine girişimler yapılıyor fakat bu politikaların ne kadar etkili olabileceği konusunda hala belirsizlik var. Elde edilen bulgularla, tatlı sularda yaşayan balıkların yaşamlarını ses kirliliği yönünden daha iyi bir hale getirmek için neler yapılabileceği araştırılıyor.

Araştırmayı okumak için lütfen buraya tıklayın.

freshwaterblog.net kaynağından Türkçe’ye adapte edilmiştir.

Cevap ver

Please enter your comment!
Please enter your name here