Neden yasadışı balıkçılığa karşı küresel mücadelenin içinde yer almalıyız?

Görüş yazın
301
görüntüleme

Yasa dışı, kayıt dışı ve düzensiz su ürünleri avcılığı (IUU), su ürünlerinin popülasyonlarının kontrolsüz bir şekilde azalmasına neden olurken aynı zamanda balıkçılığa bağlı ekonominin ön planda olduğu ülkelerde büyük finansal kayıplara da neden olmaktadır. Ayrıca yasa dışı balıkçılığın ilintili olduğu başka suçlar da söz konusu olabilir; bunlar vergi kaçırma, kara para aklama, kaçakçılık ve iş gücü standartlarının ihlali olarak tanımlanabilirken bunların her biri yasalarca suç kabul edilen diğer davranışlarla bağlantılıdır.

Liman Devletleri Önlemler Anlaşması (PSMA), – daha da bilinen haliyle, FAO’nun 2009’da kabul edilen Yasa dışı, kontrolsüz ve kayıtsız balıkçılığı bertaraf etmek, önlemek ve bu aktiviteleri yapan kişileri caydırmak anlaşması –  IUU ile ekonomik şekilde mücadele etmek için geliştirilmiş bir araçtır. Limanlarda yapılan kontroller, açık denizde ya da havadan yapılan kontrollere oranla daha ucuz, gemileri denizde izleyip teftiş etmeye göre daha güvenlidir. Aynı zamanda, kıyıda yapılan kontroller yasa dışı balıkçılığa teşviki azaltır çünkü bu şekilde avlanmış olan su ürünlerinin liman bölgelerine girişinde ve oralarda bu avların pazarlamasını zorlaştırır. Daha fazla liman devletinin PSMA’ya uygun hareket etmesi, IUU balıkçılık davranışlarının azaltılmasına imkan tanıyacaktır ve bu FAO’nun PSMA ile ilgili nihai hedefidir.

Bu uluslararası anlaşmanın bir parçası olmak, anlaşmada geçen önlemleri almak, kuralları etkili biçimde uygulamak ve gerekli maliyetleri karşılamak pek çok doğrudan ve dolaylı ekonomik faydayı da beraberinde getirir. Özünde, PSMA bir işbirliği kaidesidir, daha fazla devletin bu anlaşmaya katılımı uluslara fayda sağlayacaktır. PSMA’ya katılan devletlerin bu anlaşmanın gerekliliklerini yerine getirebilmeleri için öncelikli olarak politikalarında değişiklik yapmaları gerekmektedir ve bu, anlaşmayı imzalayan devletlerin bölgesel güçlerini arttırdığı gibi PSMA’nın da etkinliğine olumlu katkı sağlayacaktır.

PSMA’nın ekonomik faydaları

Pazara erişim

PSMA’yı onaylayan liman devletleri, sorumlulukları ciddiye aldıklarını uluslararası alanda diğer ülkelere gösterir. Tek başına bu eylem bile, en önemli ekonomik teşviğe katılmaya önderlik eder. Bu devletler PSMA’nın adımlarını limanları vasıtasıyla yapılan illegal balıkçılığı engellediklerinde, önemli su ürünleri pazarlarına sürekli erişim sağlar. Çünkü su ürünleri satın alan devletler ve onların perakendecileri yasa dışı su ürünleri avcılığının durdurulmasını öneriyor ve ülkeler bu anlaşmayı imzalayarak bu durumu avantaja çeviriyor. Ayrıca bu devletler, PSMA’ya taraf olan devletlerin limanlarını kullanmayı tercih edecekler ki bu durum, aynı zamanda liman gelirlerinin ve liman harcamalarının artmasına, limanlarla ilişkili sektörlerin de bundan kazanç sağlamasına katkı sağlayacaktır.

Devletlerin PSMA’yı uygulamasının geliştirme için mali destek

PSMA’nın 21. maddesi, anlaşmayı uygulayan devletlerin anlaşmanın gerektirdiği kapasiteye ulaşmak için destek alabileceğini belirtiyor. Anlaşmaya göre, PSMA’ya dahil olan taraflar kapasite gelişimine destek olmak için özel amaçlı bir çalışma grubu kuracak ve anlaşmaya taraf olanlar bu yardımı kendi ülkelerindeki tedbir sistemlerini kurmak için kullanabilecek. Ülkelerin aldıkları destekleri kullanabilecekleri başlıca başlıklar altında ulusal ve bölgesel izleme, kontrol ve gözetleme sistemleri (MCS) ile entegrasyon, denetim prosedürü oluşturmak ve limanlarda çalışanlar için eğitim faaliyetleri sayılabilir.

Balıkçılık sektöründeki yönetişimlerin geliştirilmesi ve kurumlararasında daha etkili iş birliği

PSMA’nın uygulanması, öncelikli olarak bu anlaşmanın gerektirdiği prosedürleri koordine edecek devlet kurumlarının kurulmasını gerektirebilir. Anlaşma, tarafların zamandan ve paradan tasarruf etmesini sağlayacak kurumlararası bir çerçeve sunmaktadır. Bu, aynı zamanda ülkeler arası işbirliği çabalarını da teşvik eder niteliktedir. Bu adımlar daha iyi iş gücü uyumu, göç ve sıhhi kurallar başlıklarında  ilave fırsatlar getirmektedir. Kurumlararası işbirliği, aynı zamanda süreçlerin şeffaflığı arttırır, yönetimdeki yolsuzluk ihtimallerini azaltır.

Devletlerinin sisteme entegrasyonu, var olan ulusal MCS sistemini geliştirir.

Sistematik olarak liman denetimlerinde toparlanan bilgiler kullanılarak yapılan analizler ve risk değerlendirmeleri, ülkelerin dahili MSC’lerinin maliyetini azaltabilir. İyi yapılmış bir entegrasyon zamandan ve emekten tasarruf etmeye; denizdeki araçların görüntülemesi, izlenmesi ve denetlemesi konusunda kaynakların daha verimli kullanılmasına destek olur.

Bölgesel işbirliği

PSMA, bölgeler ve uluslar birlikte çalışmaya odaklanarak bilgi paylaşımı ve iş birliği için bir çerçeve oluşturur. Anlaşmanın tarafları, yasadışı avcılıkla ilgili bilgileri toplayıp paylaşmak ve yargıya yardımcı olmak ve bu çabaların şeffaflığını güçlendirmeye çalışmak zorundadır. Tüm bir bölge PSMA’yı yerine getirdiğinde, balıkçı gemileri için IUU aktiviteleri ile avlanmış olan su ürünleri daha az ekonomik ve cazip hale gelir. Bölgesel işbirliğinin güçlendirilmesi, kıyı devletlerinin anlaşmayı uygulayabilmesi için yeteneklerini arttırır.

Balıkçılık kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi

Balıkçılık kaynaklarının yönetimi, bilhassa göçmen türlerin yönetimi, IUU aktiviyeleriyle avcılık yapmış su ürünleri avcılığı araçlarından elde edilen bilgiyle daha da geliştirilebilir. Tam entregre MSC sisteminden toplanan bilgilerle elde edilecek veriler,  stokların daha güçlü değerlendirilmesine, kıyı ve açık deniz sularının ayrıca uluslararası suların etraflıca gözlemlenmesine yardımcı olacak.

Balıkçılık sektöründe yatırımı cazibeli hale getirmek

İtibarlı, yasal ve şeffaf bir liman ülkesi inşa etmek, dış yatırımların ülkeye gelmesini ve ülkenin kıyı sularında ülkenin lisansı ile balıkçılık yapmasının önünü açabilir. Bu durum tedarik, tamirat, işleme ve ek servisleri kapsayan liman operasyonlarını arttıracağından ülkenin iç kısımlarının gelişmesine de katkı sağlayacaktır.

Kaynak: http://goo.gl/5bmhef

Sürdürülebilirliğin karşısındaki en önemli sorunlardan birisi olan kaçak ve yasal olmayan balıkçılıkla ilgili anlaşma, öncelikli olarak 30 kadar ülkenin katılımıyla yürürlüğe girecek. 25 ülkenin katılımının gerektiği anlaşmaya şu anda Amerika Birleşik Devletleri, FAO üyesi olan Avrupa Birliği üyeleri başta olmak üzere Avustralya, Barbados, Dominika, Gabon, Gine, Guyana, Güney Afrika, Güney Kore, İzlanda, Kosta Rika, Küba, Mauritus, Mozambik, Myanmar, Norveç, Palau, Saint Kitts ve Nevis, Seyşeller, Somali, Sri Lanka, Sudan, Şili, Tayland, Umman, Uruguay, Vanuatu ve Yeni Zelanda taraf fakat Türkiye bu anlaşmaya henüz taraf olmadı. Farklı kıtalardan farklı gelir düzeyindeki ülkelerin buna dahil olması, bölgedeki diğer ülkelerin de anlaşmaya katılmalarını teşvik etmek için önemli birer detay.