Okyanuslar hatırısayılır miktardaki canlının evi ve bu canlıların yaklaşık dörtte biri ise mercan resiflerinde yaşıyor ve burada yaklaşık 2 milyon türden bahsediyoruz. Fakat resifler ve ekosistem iklim değişikliğinden ve globalleşmeden etkileniyor. Şimdiden daha, bir kaç Karayip resiflerine özgü tür yok olma tehlikesi ile başbaşa. Kıyıdaki topluluklar için besin olarak değerlendirilebilecek olan balık kolonileri kuruyor ve resiflerin oluşturduğu doğal engellerin etkisi azalıyor. Bununla birlikte mercanların insanlardaki hastalıklara karşı sağlayabileceği çözümler de resiflerin yok olmasıyla birlikte tarihe karışıyor.

Ekonomileri ve ekonomik güvenceleri resiflere bağlı olan toplulukları şöyle bir kenara bırakırsak, su altı ekosistemini korumak için ve denizel ekosistemi geliştirmek için resifleri öncelikli olarak onarmalı ve resifleri geliştirmeliyiz. Uzun bir tartışma ve çekişmenin ardından araştırmacılar ve sivil bilim insanları su altı bahçelerini onarmanın ve eski hlaine getirmenin zorunluluğunu kabul ettiler. Bugün dünya çapında bu işle ilgilenen organizasyonlar resif restorasyonu için su ürünleri yetiştiriciliğinden ve mercan çiftliklerinden faydalanıyorlar.

Dünya denizlerinde görülen resif bozulmalarının en yaygın olanı ağarma. Ağarma, suyun içindeki sıcaklık değişimlerine bağlı olarak mercanların üzerinde yer alan ve mercanla simbiyotik bir yaşam ilişkisi yürüten Zooxanthellae ismini taşıyan bir algin yok olması neticesinde meydana gelir. Bir “hayvan” olarak tanımlanan mercanlar üzerlerinde tuttukları bu alglerin fotosentez yoluyla elde ettikleri oksijen, glikoz ve aminoasitlerinden faydalanırlar. Yani aslında renkli bir mercan gördüğünüzde üzerinde zooxanthellae olan bir mercan görüyorsunuz demektir. Ancak mercan ağarmaya başladığında bünyesinde yer alan algleri dışarı atar ve kalsiyum karbonattan ibaret bir iskelet geride kalır. Algler olmadan mercanlar üzerinde hiç bir besin maddesi taşımazlar.

Bununla birlikte resiflerin yok olmasının tek sebebi ağarma değil. Resif çevrelerindeki aşırı avlama, turist tekneleri, turizme bağlı kirlilik ve resiflere fiziksek olarak verilen zararlar resiflerin üzerindeki başlıca başka tehditler. Ayrıca iklim değişikliğine bağlı olarak her gün bir yenisi meydana gelen fırtınalar ve kasırgalar da mercan resiflerinin direnmesi gereken güçlü saldırganlar.

Resif için mercan yetiştiriciliği

1970’li yıllardan itibaren bilim insanları mercan türlerini onarabilmek için karadaki ormancılık yöntemlerine benzer yöntemleri kullanıyorlar. Yıkılmış mercan resiflerini tekrar ayağa kaldırabilmek için mercan yetiştiriciliğinin yapılması ve bu tarlalardan elde edilen mercan poliplerinin yıkılmış ve onarılmak istenen resiflerin üzerine tutunmasının sağlanması amaçlanıyor.

Mercan yetiştiricileri, hasar görmüş resifleri onarmak için hızlı büyüyen ve dallanan  Acropora cervicornis ve Acropora palmata gibi türlere yöneliyor. Bu türlerin tercih edilmesindeki tek neden mercanların hızlı bir şekilde kalsiyum karbonat iskeletlerini oluşturabilmeleri değil, bazı bölgelerdeki popülasyonlarının %95 kadarını geçtiğimiz 20 sene içinde kaybetmiş olmaları. Mercan çiftlikleri sayesinde hasar görmüş mercan çiftlikleri kendilerini kendi başlarına olduklarından daha hızlı bir şekilde yenileyebilecek.

Resif restorasyonu eylemi

Miami Üniversitesi Rosenstiel Okulu tarafından yürütülen bir proje olan Rescue of Reef, A.B.D. kıyılarındaki tek bariyer resifi olan Florida Keys üzerinde çalışmakta. Florida Keys halihazırda 100’den fazla balık türüne ev sahipliği yapan ve ekolojik olarak Florida kıyılarındaki önemli noktalardan biridir. Üniversite, ilk mercan “kreş”ini 2007 yılında Elliot Key yakınlarında açtı ve ikincisini ise 2009 yılında Biscayne Doğal Yaşam Parkı’nda hayata geçirdi. Mercan bahçeleri içinde iki tip büyütme yapısı inşa edildi, bunlar cüruf bloklu platform ve PVC boru mercan ağaççıkları. Mercan çiftliği kurmak içinse yapılması gerekenler aslında oldukça basit: sağlıklı resiflerden toplanan yaklaşık 30cm uzunluğundaki parçacıklar doğrudan ekim alanına aşılanır. Bu işlemin resif üzerine etkisi yok denecek gibidir, çünkü ortamdan alınan bu parçalar kendilerini çok kısa bir süre içinde telafi eder.

Yetiştiricilik yoluyla elde edilen mercanlar yılda 3 metre gibi etkileyici bir şekilde büyüyebilir ve büyüme aşamasında istenilen miktarda kesilerek ekim yapılarak yeni kolonilerin kurulacağı alana taşınabilir. Mercanlar büyürlerken araştırmacılar da mercanların büyüme oranları, dallanma kalıpları ve genetik farklılıkları hakkındaki verileri toplayarak bir havuz oluşturur. Bu yöntem ayrıca mercanların çevresel olaylara verdikleri tepkiyi gözlemlemek için de araştırmacılara benzersiz bir fırsat sağlıyo. Koloni ekiminden sonra araştırmacılar ayrıca mercanla beslenen salyangoz benzeri canlıların resif çevresindeki popülasyonunu da denetleyerek mercanların bu canlılara yem olmasını engellemek üzerine çalışmaları da titizlikle yürütüyor.

Gotscience.org adresindeki yazıdan Türkçe’ye adapte edilmiştir.

Mercan resiflerinin restore edilmesi denizel ekosistemlerin geleceğini iyileştirmek ve garanti altına almak için son derece önemli ve gerekli. Doğal yaşamdaki türlerin evi, sığınağı, beslenme ve üreme bölgeleri olan bu resifler aynı zamanda doğal güzellikleri ile aslında birer cazibe merkezi.

Türkiye kıyısularında da zaman zaman resiflendirme çalışmaları techizat batırılarak yapılmakta fakat mercan yetiştiriciliği yoluyla bir ekim çok sıklıkla yapılan bir yöntem değil. Su ürünleri yetiştiriciliğindeki mercan yetiştiriciliği alt dalı belki de özellikle su sıcaklığının soğuğa yakın olduğu Kuzey Ege ve Karadeniz bölgelerinde Türkiye’deki su ürünleri profesyonellerine yeni bir gelir kapısı açabilir.