Mavi yengeç: sürdürülebilir bir su ürünleri yetiştiriciliği alternatifi olabilir mi?

In ArGe, Su ürünleri, Sürdürülebilirlik, Tüketim, Yetiştiricilik


Mavi yengeç, Callinectes sapidus, Amerika kıtasındaki önemli nehirlerden birisi olan Mississippi’nin tarihi ve ekonomisi üzerinde uzun yıllardır çok önemli bir rol oynadı. Tüketiciler mavi yengeçten yapılmış olan atıştırmalıkların keyfini iştahla sürerken doğadaki mavi yengecin baş etmesi gereken önemli bir sorun var: popülasyondaki azalma. Bu, yereldeki balıkçıları da zora sokan önemli bir sorun.

2000’li yılların başında kurulan Mississippi Üniversitesi Mavi Yengeç Kuluçkahanesi, mavi yengeç yetiştiriciliğini gerçekçi hale getirmek üzerine çalışıyor. Çabalarının, balıkçılar için kültür yoluyla elde edilmiş mavi yengece bağlı bir ekonomi oluşturmasına ve balıkçıların ekonomilerine katkı sağlayacağını umuyorlar.

Thad Cochran Ocean Springs Deniz Ürünleri Yetiştiriciliği Merkezi’nden Dr. Kelly Lucas, “Chesapeake Körfezi’nden mavi yengeç hasadı gerçekten çok düşük olduğunda bu fikir ortaya çıktı” diyor. “Maryland Üniversitesi, körfezdeki yabani hayata destek vermek için mavi yengeç larvalarını seri üretme teknikleri üzerine çalıştı. Kuluçkahanemiz Maryland tesisis tarafından geliştirilen protokollerin yıllarca yapılan deneylerle elde edilen verilerle birlikte modifiye edilmesi ile kuruldu.”

Kuluçkahane

Şu anda uygulanan araştırma metodu üç aşamalı bir yaklaşıma dayanmakta: kuluçkahane, ara geçiş büyütmesi ve çeyrek dönümlük arazilerde yumuşak yengeç yada balık yemi olarak tüketilmek üzere yemlik yengeç büyütmesi.

Güney Mississippi Üniversitesi Körfez Araştırmaları Laboratuvarı’nda araştırmacı profesör Harriet Perry, “6 bağımsız larva yetiştirme, deniz suyu hazırlama ve depolama, rotifer ve artemia yetiştirme, kuru ve ıslak laboratuvarımız var” diyor. “Her kültür sistemi içinde 1000 litresi su olan larva büyütma tankı ve 400 litresi de rezervuar tankı olmak üzere 1400 litrelik fiberglas tanktan oluşuyor. Rezervuar tankında ise biyofiltre, protein ayrıcı ve aktif karbon – kırılmış mercan karışımı var.”

%0,28 yoğunluğunda deniz suyu filtre edilmiş ve klordan arındırılmış şehir suyuyla hazırlandı. 200 litrelik koni biçimli kültür tankında yüksek yoğunluklu rotifer kültürü için oksijen konsantratörü, vesleem pompası, hava desteği ve ısıtıcı vardır. Isıtıclar suyun sıcaklığını 25 derecede sabit tutmakta ve Artemia kültür sistemi 20 litrelik koni şeklinde 20 litrelik 5 kuluçka makinesine sahip bir tabla içermektedir.

Yumurtlama

Yakın zamanda yumurtlamış dişi bireyler ticari balıkçılık yoluyla elde edilir, dezenfekte edilirler ve ayrı karantina tanklarında parazitler ve hastalıklar bakımından incelenirler. Herhangi bir hastalığa sahip olmayan bireyler üreme için 100 litrelik tanklara aktarılır. Bu dişinin yumurtaları stok tankları için kullanılır. Ardından dişi yengeçler doğaya geri salınır. Yumurtadan yeni çıkan yengeçler zoeae olarak isimlendirilir ve rotiferle beslenir.

Larva

Zoaea isimli yengeççikler filelerle hasat edilir, sayılır ve her bir sisteme 100.000 adet olacak şekilde stoklanır. Her bir kültür kapasitesi 600.000 adettir. Ayrıca sistemler beslenme için 50 milyon zenginleştirilmiş rotifer ve algle stoklanmıştır.

Perry, ” son aşamada zoeae aynı zamanda yetişkin kopepodlarla ve bir gün de zenginleştirilmiş Artemia ile beslenir” diyor. “Günlük daldırma örnekleri günlük olarak tanklardan alınarak zoeae’nin gelişme aşaması, numarası ve rotiferle artemia sayısı kontrol edilir. Sıcaklık, tuzluluk, pH, amonyak miktarı, nitrit ve nitrik miktarları kültür boyunca takip edilir. Tanklar genellikle 24 – 30 gün sonunda megalopae ismi verilen son larva aşamasında hasat edilir.

Megalopae evresindeki yengeçler

Megalopae

Tanklardan hasat edilen megalopae’lar içinde 8000 lt deniz suyu bulunan 6 x 22′ ebatlarındaki havuzlara alınır. Sığınma alanları sağlamak ve havuzlardaki yamyamlığı azaltmak için ponpon şekilli malzemeler eklenir. Tıpkı bir önceki safhada olduğu gibi sıcaklık, tuzluluk, pH, amonyak, nitrit ve nitrat seviyeli sürekli olarak gözlenir. Juveniller besleme rejimlerine uyan pelet formundaki yemlerle, dondurulmuş artemia ve kopepodlarla beslenir.

Büyütmenin ilk haftasında suyun tuzluluk oranını azaltmak ve juvenilleri %0,25 – 0,3’e alıştırmak için tatlı su eklenir. Ardından yengeçler Gulfport yakınlarındaki Denizcilik Kaynakları Su Ürünleri Tesisi’ndeki ortalama derinliği 90 cm kadar olan düşük tuzluluklu havuzlara alınır. Yapay deniz tuzu tuzluluğu % 0.1’e çıkarmak için eklenir ve kemikli balıklardan elde edilmiş bir pelet yem ilk gün vücut ağırlığının %15’i kadar verilir. Ardından ikinci haftadan hasada kadar yetiştiricilik yoluyla elde edilmiş Koi verilir. Her çeyrek dönümlük arazi başına 2500 – 3000 adet yengeç stoklanır.

Ticari balıkçılıkta yem olarak kullanılmak üzere yetiştirilen yengeçlerin yer aldığı havuzların sularının içinde sucul bitkilenmeye izin verilir. Küçük yengeçler Golyan balıklarını avlamada, daha büyük olanlar kerevit tuzaklarında, yarı yetişkin ve yetişkin olanlar ise standart yengeç tuzaklarında kullanılır. Yumuşak karideslerin üretildiği havuzlarda ise bitkilenmeye izin verilmez ve yengeçler günde iki kez kontrol edilerek kabuk değiştirmeye başlayanlar hasat edilir. Kabuk değiştme belirtileri gösterenler çıkarılır ve kabuk değiştirmeye kadar geçen günler tahmin edilir. Daha sonra bu yengeçler kapalı devirdaim sistemlerine aktarılır. Havuzda kalma süresi değişkenlik gösterir ve sıcaklıkla boyut ihtiyacına göre belirlenir.

Sürdürülebilir bir alternatif

The Blue Crab Hatchery’nin ana hedefi, Mississippi’de mavi yengeç avcılığı ile geçinen balıkçıları desteklemek.

“Balıkçılara yada yetiştiricilere başka bir ekonomik fırsat sunmak için çalışıyoruz” diyor Lucas. “Yetiştiricilik, yemlik yengeç üretimini balıkçılar için destekleyebilir and karışık yada küçük yumuşak yengeçler restoranlar için tedarik edilebilir. Bazı balıkçılar yengeç yetiştirmeye karar verebilir ve bazı yetiştiriciler de havuzlarına yengeç ekleyerek üretimlerini çeşitlendirebilir. Teknolojimiz gelişim aşamasında fakat pek çok insan denemeyi ve çeşitledirmeyi istiyor.”

Yol haritası

Lucas, aşılması gereken iki zorluğun olduğunu söylüyor: kanibalizm ve anaçların korunması.

“İlk olarak, kontrol altında tutulan anaçların yıllık üretim döngüsünü hesaplamak için birp anaç programını geliştirmemiz gerekiyor. Böyle bir program başlatmak istiyoruz. Su ürünleri yetiştiricilik merkezimizde bir genetikçimiz var ve mavi yengeçlerin üreme fizyolojisi biliniyor. Araştırmanın bu yönü için fon bulmaya çalışıyoruz.”

Megalopae evresindeki yengeçler oldukça kanibaldir ve bu ölüm oranlarını büyük oranda yükseltir. Fakat kanibalizmi engellemenin yolları var; stok yoğunluğunu azaltmak ve tanklara sığınaklar eklemek gibi.”

Araştırmacıların aradıkları cevapları bulmaları biraz zaman alabilir fakat Lucas’ın çalışamaları için büyük umutları var. Yakın zamanda Kuzey Karolayna ile birlikte ortak bir ulusal deniz hibe teklifinin finanse edilmesinin ardından Perry, yengeç takımıyla birlikte kuluçka ve üretim teknolojilerini Atlantik kıyısına aktarmak için NC araştırmacıları ve özel sektörle birlikte çalışacak.

Araştırmalar netleşirse, ABDE de daha fazla mavi yengeç, gelişen yeni bir sektörün kilit oyuncusu haline gelebilir.

aquaculturenorthamerica.com adresindeki yazı, orijinaline sadık kalınarak Türkçe’ye adapte edilmiştir.

, , , , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.