Su ürünleri yetiştiriciliği farklı branşlarda topluma entregre edilebilen en önemli aktivitelerden birisi. Gerek şehir yaşamı içinde gerekse bireysel yaşam alanlarında her boyuta ve operasyon kapasitesine göre farklı bir yetiştiricilik aktivitesi gerçekleştirilebilir.

Bugün klasik anlamda yapılan büyük ölçekli ve endüstriyel su ürünleri yetiştiriciliğinin yanı sıra insanlar artık küçük hacimlerde de su ürünleri yetiştiriciliğine ilgi duyup bunu kazanç sağlamak yada yalnızca hobi / terapi amacıyla geliştirmeye çalışıyor. Küçük hacimlerde yapılan su ürünleri yetiştiriciliğinin en yaygın ve potansiyeli fazla olan türüne akvaryum balıkları yetiştiriciliği örnek verilebilir ve özellikle akuaponik sistemlerinin gelişmesiyle birlikte daha fazla yüzey alanında su ürünleri yetiştiriciliği yapılarak elde edilen biyokütle besin yada kazanç olarak kullanıcılara geri dönüyor.

Su ürünleri yetiştiriciliği yapmak için gereken altyapıyı sağladıktan sonra sıra bu sistem içinde hangi türün yetiştiriciliğini yapacağınıza geliyor. Burada hedefiniz net olmalı; ürettiğiniz balığı tüketecek misiniz, havuzunuza mı koyacaksınız, satacak mısınız yada yalnızda terapi amacıyla mı kullanacaksınız? Sorunun yanıtı sizde.

Yetiştiriciliğe başlamak için gerekli olan yavru balıkları tedarik etmek için bir kaç yolunuz var, büyük ölçekli yavru balık üretimi yapan tesislere gidip satın alabilirsiniz, yada doğal ortamdan yavruları yakalayarak kendi sisteminize dahil edebilirsiniz. Yaşadığınız bölgede olan ve o coğrafyada yaşamaya uyum sağlamış olan türleri seçmeniz yetiştiriciliğinizi iyi durumda tutmak ve operasyondan verim almak için dikkate almanız gereken ilk kriterdir. Bununla birlikte eğer gerçekten düzenli bir altyapı sağlayabilecekseniz farklı coğrafyalardan gelmiş türleri de yetiştirebilirsiniz; burada dikkat etmeniz gereken en önemli kriter ise başka bir bölgeden gelmiş olan balıkları yaşadığınız coğrafyanın doğal ortamına bırakmamanız gerektiği.

Hangi balık türünü yetiştirebilirsiniz?

Tür bazında baktığınızda yetiştiriciliğe başlamak için öncelikli olarak dayanıklı balıkları seçmenizde fayda var. Mümkün olduğu kadar uç noktalardaki su koşullarına dayanabilen, besinde seçicilik göstermeyen ve ortam koşullarına uyum sağlayabilen türlerle çalışmak her zaman için daha kolaydır.

Nil tilapyası

Farklı varyeteleri ve üstün uyum kabiliyeti ile Nil tilapyası dünyadaki küçük kapasiteli su ürünleri yetiştiriciliği sistemlerinde en çok tercih edilen balıklardan biridir. Hızlı büyür, olumsuz şartlara karşı direnci yüksektir. Lezzetli ve aynı zamanda güzel görünen bir balıktır.

Yayın balığı

Dipte yaşayan ve dipten beslenen yayın balığı özellikle Amerika’daki yetiştiriciler arasında son derece popülerdir. Çok geniş bir yaşam aralığına sahiptir ve su koşullarındaki değişimlere karşı dayanıklıdır.

Tatlısu levreği

Her ne kadar tilapya kadar hızlı büyümese de küçük ölçekli yetiştiricilik sistemlerine uyum sağlayabilen bir balıktır. Tilapyaya göre daha soğuk sularda yaşamayı sever, kış süresinin fazla olduğu yerlerde yetiştirilmeye daha da uygundur.

Sazan

Tüketmek için her ne kadar çok fazla tercih edilmeyen bir balık olsa da sazan ve varyeteleri özellikle süs balığı olarak veya toprak tabanlı havuzlarda sıklıkla yetiştirilen türlerin başında geliyor. Hızlı büyümesi, fazla yemlemeye gerek kalmadan suyun içindeki doğal ekosistem içinde kendine bir beslenme zinciri kurması ve su koşullarını iyileştirmeye olan katkısı sazanı özellikle hobi yetiştiriciliğinde öne çıkarıyor.

Akvaryumlarda sıklıkla yetiştirilen ve renkleri ile varyeteleri ile hatırı sayılır bir kitlesel değere sahip olan Japon balıkları da sazan grubu balıklar içindedir.

Bu türlerle birlikte aslında küçük ölçekli yetiştiricilik sistemlerine dahil edilebilecek bir çok farklı sucul canlı da var. Besin piramidi içinde farklı yerlere konumlanan bu canlılarla kendi bahçenizde yada evinizdeki küçük bir odada mini bir ekosistem kurmanız mümkün…

modernfarmer.com adresindeki yazıdan Türkçe’ye adapte edilmiştir.

Categories: Yetiştiricilik