Büyük, sevimli ve zaman zaman da göz alıcı renkleri ile birer şirinlik muskası gibi görünseler de, Amazon havzasının neredeyse bütün nehirlerinde yaşayan pirana balıkları, küçük boyuna rağmen sahip olduğu keskin dişleri ile sürü halinde iken dünyanın en tehlikeli yırtıcılarından birisine dönüşüyor.

Characidae familyası içindeki Serrasalminea alt familyası içinde yer alan piranalar, aynı zamanda bol renkli ve hiç saldırgan olmayan Tetra’ların kuzenleridir. Genel olarak ırmaklarda yayılım gösteren bu balıkların içlerinde ortalama 5 türü ölümcül derecede tehlikeli yırtıcılardır. Güçlü çenesini kapattığında karşılıklı olarak bütünleşen çok keskin dişleri, pirana balıklarına kendisinden çok daha büyük canlıları parçalama imkanı tanır. Öyle ki, yayılım gösterdiği ırmaklara düşen yada varlıklarından haberdar olmadan giren çok büyük canlıları bile kolayca ve kısa sürede sadece iskeletleri ortada kalacak şekilde sıyırdıkları bilinmektedir. Bununla birlikte piranaların çoğu, diğer sucul organizmalar ve suya dışarıdan düşen bitkilsel kaynaklı besinlerle beslenirler.

Pygocentrus piraya isimli tür, Brezilya’da yaşayan ve dünyanın en büyük pirana balığıdır. Ortalama boyu 60cm’e yaklaşan bu tür, yüksek vücut yapısı, küçük ve parlak, yuvarlak pulları, kırmızı karnı ve küçük başı ile  ayırt edilebilir. Bununla birlikte, üreme döneminde yada uzun süren açlık evresi esnası hariç olmakla birlikte insanlara saldırdıkları nadir olarak gözlenmiştir. Fakat bu balıkların kan kokusuna karşı büyük bir zaafları vardır ve kan kokusunu alınca kendi türlerine saldıracak kadar agresifleşirler.

Piranalar, büyük, kalın camlı ve iyi havalandırılan akvaryumlara da kolayca adapte olabilirler. Süs balığı yetiştirmek için sıradışı bir seçenek olarak görülseler de, doğadaki avlanma biçimlerini taklit edecek şekilde beslendiklerinde sorunsuzca  yapay ortamlarda yaşayabilirler.

Categories: Çevre Haberler