Browse By

Verimli ve kompleks: Kapalı devre su ürünleri yetiştiriciliği

Toplum, doğada yaşayan herhangi bir bitkiyi yada hayvanı evcilleştirmeye karar verdiğinde suda yaşayan balıklar bu işin dışında kaldılar. Sazan ve alabalık göreceli olarak daha yeni girişimler olarak görünse de balıkların evcilleştirilme sürecinde ihmal edilmesinin temel sebebi ise aslında çok basit; balıkların insanların yaşadıkları ekolojik ortamdan bambaşka bir diyarda yaşamaları: suyun içinde ve nispeten daha gözden uzakta.

İnsanlar karasal canlıları daha iyi idare edip evcilleştirebiliyor. Kara kökenli canlıların daha rahat izlenebildiği ve hasta olduklarında anlaşılabildiği ise bir başka gerçek. Oysaki su ürünleri yetiştiriciliğinde durum bundan tamamen farklı; her ne kadar geçmişte bu gibi durumları anlamak için bir takım girişimler yapılmış olsa da insanlar suyun içindeki canlılara neler olduğunu anlamakta hep zorlandılar. Tavuklar yada ineklerin yaşamlarını devam ettirebilmeleri için gerekli olan hava ne kadar ince ve hafifse balıkların içinden nefeslerini çektikleri su bir o kadar ağır.

Boşluğu avantaja çevirmek

Balıkların solumak için kullandıkları organların üzerine yayılmış ve üzerinde pek çok delik ve yuva olan bir membran daha ekleyin. Balıklar bu yüzeyi arttırılmış solungaç organları vasıtasıyla vücutlarının içindeki maddelerin bir kısmını kaybına yada kazancına dair sürekli bir savaş vermek zorundadır. Su ürünleri yetiştiricilerinin temel görevlerinden en önemlisi, sahip olduğu bilgiyi hayvanın bilincine yerleştirmeden önce hayvanın tanıması için bu boşluğu kendi lehine avantaja çevirmeyi başarmasıdır. Sucul organizmanın biyolojik karakterini, potansiyelini ve ayrıca büyütmek istediği hayvanın fiziksel, kimyasal ve biyolojik çevre gereksinimlerini iyi şekilde bilmelidir.

Vahşi balıklara bakın ve onları yakalamaya çalışın. İlk başta zor gibi görünse de onları kontrol altına alıp orada büyütmekten kat be kat daha kolay. İçine balıkları koyacağınız bir kanal, bir yol, bir kafes yada bir ağ kafesi bu konseptin yalnızca bir uzantısı fakat elimizde olan problem daha kompleks hale geliyor. Tatlı su yetiştiriciliği halkın gözünü diktiğinden daha uzakta ve genellikle göz ardı ediliyor. Balıkçılık için su kaynaklarının en verimli şekilde nasıl yönetilebileceğine dair cevaplar sunmak oldukça zordur çünkü bu sadece yıl içinde bulunabilir su miktarına bağlı değil en fazla ve en az akışa hatta suyun kalitesiyle ilgilidir.

Balıkların üremesi ve beslenmesi su akışına bağlıdır, suyun akış hızı balıkların hayatta kalması için kritik önem taşımaktadır. Bununla birlikte su ürünleri yetiştiriciliği yapılan tanklarda yüksek miktarda askıda yada çözünmüş katıların, amonyağın ve karbodioksidin yanı sıra düşük miktarda oksijenin olduğu gözlemlenmektedir.

Daha az su tüketerek daha verimli balık yetiştiriciliği yapmak

Tekrar dönüşümlü yada kapalı sistem su ürünleri yetiştiriciliği tekniği, su ürünleri yetiştiriciliğinde su tüketimini en aza indiren, hayvanların yaşadığı ortamın maksimum kontrolünün sağlandığı; parazit, hastalık ve yetiştiriciliği yapılan su ürünlerinin yırtıcılara maruz kalma ihtimalini düşürür. High Density Recirculating Aquaculture System – Yüksek yoğunluklu kapalı devre su ürünleri yetiştiriciliği sistemi – HDRAS, su ürünlerinin düzenli olarak yenilenen suda kültüre alındığı bir sistemdir. Kapalı sistem su ürünleri yetiştiriciliği yeni ve genişletilmiş ticari fırsatlar sunar. Tekrar dönüşümlü su ürünleri yetiştiriciliği (RAS) içinde yüksek miktarda balığın stoklanarak kontrollü çevresel şartlar altında büyütülebildiği tank tabanlı bir yöntemdir. Bunlar suyu kendi içinde tutan ve şartlarını iyileştiren kapalı devrelerdir.

RAS’da su bir balık tankından arıtma sürecine akar ve oradan da tekrar tanka geri döner, böylece su yetiştirme sisteminde kullanılmak üzere tekrar kullanılır. Suyun tekrar kullanılabildiği sistemlerin tasarımı çevreyle son derece uyumlu ve sürdürülebilir şekilde tasarlanabilir ve diğer su ürünleri yetiştiriciliği sistemlerinden %90 ile %99 arasında daha az su kullanır. Bu sistemin diğer bir avantajlı yanı ise atıkların sistemden uzaklaştırılmasını kolaylaştırması, sistem içinde baş gösterebilecek olan hastalık ve sisteme girebilecek olan parazit ihtimalini düşürmesidir. Su ürünleri yetiştiriciliğinde RAS; üretimi, kârı ve çevresel sürdürülebilirliği arttırmak için sürekli olarak geliştirilmektedir.

Biyogüvenlikli kuluçkahaneye sahip olan tekrar dönüşümlü s ürünleri yetiştiriciliği tesisleri tamamen kapalı olmaya yakındır ve kontrol altındadır. Bu da RAS’ı biyogüvenlik yönünden daha güvenli hale getirir, hastalıklar ve parazitler içeri giremez. RAS’taki biyogüvenliğin tanımı ise sistemin herhangi bir kimyasal, ilaç yada antibiyotik kullanılmadan kendi kendini devam ettirebilmesidir.

Su: patojenlerin tesise rutin giriş yolu

Su ürünleri yetiştiriciliği tesislerinde kullanılan su, teknik olarak patojenlerin sistemin içine girdiği rutin bir yoldur ve RAS’da su öncelikli olarak dezenfekte ediliği için içinde herhangi bir patojen yer almaz. Bunun yanında su balıklar için tehlikeli olmayacak omurgasızların yer almadığı bir kaynaktan da temin edilebilir.

Neden tekrar dönüşümlü sistem?

Kapalı devre su ürünleri yetiştiriciliği suyu korur, tesisin kurulduğu küçük alanlarda yüksek miktarda ürün stoklanmasına izin verir, oluşabilecek atık miktarını azaltır ve geri kazanımı yükseltir, kültür ortamının kontrol altında tutulmasıyla biyogüvenliği ve çevresel sürdürülebilirliği destekler.

Nerelerde kullanılır?

Balıkların olgunlaştırılmasında, larva yetiştiriciliğinde, kuluçkahanelerde, besleme ve sağlık işlerinde, araştırma sistemlerinde, kısa süreli bekletme sistemlerinde, gösteri havuzlarında, yüksek yoğunluklu büyütme sistemlerinde RAS, su ürünleri yetiştiriciliği kullanılabilir…

kashmirreader.com adresindeki makaleden Türkçe’ye adapte edilmiştir.