Kabuklu su ürünleri toksik alg varlığını nasıl haber veriyor?

Midyeler, içinde bulundukları suyun toksik kirleticilerde kirlendiğini gösteren bazı işaretler veriyor. Bu belirtiler, midyenin kabuğuna bakarak 1 saniye içinde okunabiliyor.

Kanadalı bilim insanı Luc Comeau’ya göre suyun altında sessizce yaşayıp giden midyeler iki kapaklı birer canlıdan olmaktan daha fazlası, onlar aynı zamanda birer biyonöbetçi.

“Eğer çevrede yolunda olmayan bir şey varsa midyeler de bu duruma bağlı olarak garip davranacaklar.” diyor Balıkçılık ve Okyanus Dairesi’nden (DFO) Luc Comeau.

Araştırmacı, midyelerin erken bir toksik alg olarak kullanılması için belirgin davranışlarını sofisitike bir sensör olarak kullanılabilmesini sağlamak için örgütlenen  uluslararası bir çabanın parçası.

Kablolara asılmış midyeler

Comeau ve diğer bilim insanları,  Eylül ayında bir araya gelerek yüzen bir görüntüleme istasyonunu Cooke’un  Halifax’taki Saddle Island yakınlarındaki bir somon çiftliğinni yakınlarına kurdu. İstasyondaki midyeler özel bir sensöre bağlandı; bu sensörle midyeler kapaklarını açıp kapattıkça oraya çıkan negatif voltajı ölçtü ve  veriler su geçirmez bir bölüme yerleştirilen kayıt cihazında kayıt edildi. Güneş enerjisiyle çalışan bu sistem, midyelerden elde edilen verilerin kayıt altına alınma sürecinde sürekli olarak çalıştı.

Erken uyarı sinyalleri

Araştırmanın başındaki Comeau, laboratuvar testlerinde midyelerin toksik alglere karşı bir uyarı niteliği taşıyan işaret verdiğini söylüyor. Kabukların açılıp kapanma hareketi sensörler tarafından yakalanabiliyor ve tanımlanabiliyor.

DFO, suyun kalitesini sürekli olarak takip edecek nöbetçilerden oluşan bir erken uyarı sistemiyle ilgileniyor. Bu sebeple midyeler mayın gibi birbirine bağlandı.

Size akıllı telefonunuz kadar yakın

Halifax yakınlarındaki Saddle Adası’nda yürütülen proje DFO, Dalhousie Üniversitesi ve Cooke Aquaculture tarafından yürütülüyor. Çiftlikteki sisli ve yağmurlu bir günde, araştırma takımı monitörü aldı ve iki kaydediciden verileri yükledi. Araştırma testinin pilot verileri test ekipmanlarıyla yapıldı.

Gelecek yıl, Fransa’dan araştırmacılar Nova Scotia’ya gidecek ve Avrupa’daki istiridye çiftliklerinde geliştirilen ve midye çiftliklerinden elde edilen verileri otomatik olarak bir sunucuya aktarabilen ekipmanları kuracaklar.

“Bu veriler halka açık olabilirdi ya da basitçe su kalitesi ile ilgilenen paydaşlar mobil cihazlarına midyelerle ilgili iyi olup olmadıklarına dair bir sinyal alabilirdi.”

1 saniyede 10 saniyede okuma

Elbette her şey böylesine basit değil. Dalhousie’den oşeonograf Jon Grant, sensörler 1 saniyede 10 okuma yapıyor ve verileri “olağanüstü” bir veriye dönüştürdüğünü belirtiyor. Dalhosie’nin bilgisayar birimi bölümü de elde edilen büyük miktardaki veriyi işlemek için yardım ediyor.

Grant, bu projenin Atlantik Kanada’daki okyanus araştırmacıları için IBM bünyesinde insiyatiflenen Deep Sense tarafından fonlanan ilk ve tek proje olduğunu belirtiyor. Deep Sense, araştırmacılara elde ettikleri muazzam büyüklükteki verileri IBM’den gelen tekniklerle analiz ve  yapay zeka kullanımı ile anlamlandırmalarına yardımcı olan bir sosyal program.

Saddle adası zaten kablolarla donandı

Alg patlamaları somonlar için genellikle ölümcül sonuçlar taşımaz fakat onları irite ederek raharsız eder, büyüme ve beslenme potansiyellerini değiştirir.

Grant, Cooke Aquaculture’dan bölgede midyelerin ölümcül alglerin glişmiş sensörler olarak kullanılmasıyla ilgili su ürünleri araştırması yapmak için $2M dolar fon buldu. “Bu olağanüstü ve diğer sensörlerle karşılaştırıldığında çok daha iyi.”

Gerçek zamanlı somon kafesi verileri zaten alınabiliyor

Cooke Aquaculture zaten Saddle adasındaki kafeslerin içindeki su durumu ile ilgili bilgileri tam zamanlı ve anlık olarak zaten alıyor. Bu sistem Bedford’da sensör işiyle ilgilenen VEMCO tarafından kuruldu. Şirketin Nova Scotia’daki her kafesinin su kalitesi, sıcaklığı, durumu ve kafesin kurulu olduğu yerin rüzgar hızı bu sayede her an okunabilir durumda.

“Bu somon yetiştiricileri olarak bizim için çok önemli bir veri” diyor Cooke Aquaculture’dan Andrew Livery, elinde bir akıllı telefonu tutarken. Beş yıl önce bu iş için birilerinin sondaları suya sokması, verileri toplaması, ardından kıyıya dönmesi ve elde ettiği verileri bir e-posta ile göndermesi gerekirdi.

“Bununla bunu buradan yapabiliyoruz, daima. Bu teknoloji dünyanın her yerine konumlandırılabiliyor ve tamamı Nova Scotia’da geliştirildi.”

VEMCO, ürettiği teknolojiyi su ürünleri sektörüne sokmak için Realtime Aquaculture adını verdiği ayrı bir şirket kurdu. Cooke gibi bir diğer müşterileri de okyanusun öteki yanından, Norveç’ten Cermaq.

Okyanusa oksijen depolamak

Cooke Aquaculture, aynı zamanda kıyı balıkçılığı tesislerinde meydana gelebilecek oksijen azalmalarında suya direk olarak oksijen pompalayacak olan bir başka sistem üzerinde de testler yapıyor. Bu sebeple bir kafesin hemen yanına, üzerinde oksijen jeneratörü olan bir mavna bağlandı.

Bu sistemleri kuruyorsunuz ve suda neler olduğunu görüyorsunuz. Orada gerçekten neler oluyor? Balıkların büyümesi için gerekli koşullar nelerdir? Bu çevreyi nasıl etkiliyor?

cbc.ca adresindeki yazıdan Türkçe’ye adapte edilmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.