Dünyanın karasal kesiminde artan karbodioksit miktarına bağlı olarak okyanus sularının asiditesi de artıyor ve suyun pH değerindeki düşüş, deniz altındaki mercan resiflerini tehdit ediyor.

Karasal kesimdeki karbodioksit kaynakları arasında bazı endüstrilerin üretim prosesleri, fosil yakıtların kullanılması, motorlu taşıtların motorlarındaki yanmanın neticesi olarak sayılabilir. Ayrıca kırsal kesimde artan gübreleme miktarına bağlı olarak günden güne sayısı artan biyokütle de sera gazlarının ortaya çıkmasını tetikliyor. Havadaki gazı bünyesine alarak besin olarak kullanan ormanlık alanların azalması da sera gazlarının ortamdan uzaklaştırılmasını ve toprağa geri dönmesini engelliyor.

İklim değişikliklerinin okyanuslar ve dolaylı olarak mercan resiflerine olan temel etkileri NOAA tarafından 5 ana başlık altında toplanıyor.

  1. Suların ısınması:
    Isınan sular, okyanusta yaşayan canlılar üzerinde sıcaklığa bağlı strese neden oluyor. Bu nedenle üreme döngülerinlerde, yaşam alışkanlıklarında ve beslenme profillerinde kalıcı değişimler meydana gelerek popülasyonların bulundukları ortamlardaki devamlılıkları tehlikeye giriyor. Su ısısındaki artış, aynı zamanda çeşitli hastalıkların ortaya çıkmasını kolaylaştırarak canlıların daha kolay hastalanmasına neden oluyor.
  2. Su seviyesindeki değişmeler:
    Yüksek seviye farkları, suların zeminlerinin çeşitli maddelerle kaplanarak resiflerin adeta boğulmasına neden oluyor ve canlıların yaşama şanslarını azaltıyor.
  3. Fırtınalardaki değişiklikler
    İklim değişikliklerine bağlı olarak fırtına profillerindeki değişimler resifleri tehdit eden başka bir etmen. Daha da sıklaşan fırtınalar aynı zamanda daha güçlü ve şiddetli hale geliyor ve fırtınaların etkisiyle zarar gören resiflerin kendilerini yenileme ve onarma kabiliyetlerini azaltıyor.
  4. Daha çok tatlı su girişi ve sedimentasyon
    Belirli bir alana giren tatlı su, çeşitli algal patlamalarına neden olurken tatlı suların taşıdığı alüviyonlar resiflerin ve okyanus zeminlerinin üzerini örtüyor.
  5. Okyanus akıntılarındaki değişiklikler
    Akıntılar, okyanusların su ve besin maddelerinin eşit şekilde dağılımını sağlar. Akıntılarda meydana gelen değişmeler, larvaların besin bulmasını zorlaştırırken aynı zamanda larvaların yayılımını olumsuz etkiler.

Okyanus sularının pH’ındaki azalma, resiflerin büyüme oranlarını düşürürken yapısal bütünlüğünü de tehlike altına sokuyor.

Her bilinçli tüketicinin, okyanusların korunması konusunda üzerine düşen bazı görevleri var. Temelinde sera gazlarını ve bu gazlara neden olan aktivitelerin azaltılması olan bu davranışlar bir kaç başlık altında şu şekilde sıralanabilir:

  • Kendi aracınızla seyahat etmek yerine toplu taşımayı tercih edin.
  • Fosil yakıtlarla çalışan araçlar yerine hybrid yada elektrikli araçları tercih edin.
  • Şehir içi ulaşımda mümkün olduğu kadar bisiklet ve benzeri araçları kullanmaya özen gösterin.
  • Geri dönüşüm kabiliyeti düşük olan plasik malzemelerin kullanımını azaltın, geri dönüştürün yada kullanmaktan vazgeçin.
  • Elektrik ampullerini tasarruflu olanlarla değiştirin, gereksiz elektrik kullanmayın ve aydınlatma sisteminizi otomatize edin.
  • Daha az çıktı alarak dijitalleşme eğilimi gösterin.
  • Temel ihtiyaçlarınız haricinde daha az su tüketin.

Şehir yaşamında ise su ile etkileşiminizi daha iyi hale getirebilmek için üzerinize düşen bazı görevler var.

  • Bahçe kimyasallarının kullanımını azaltın ve mümkünse tamamen terk edin.
  • Kimyasal maddeleri kanalizasyonlara dökmeyin.
  • Sürdürlebilir su ürünleri tüketim alışkanlığı kazanın.
  • Korunma ile ilgili kaynakları inceleyerek uygulayın.
  • Kıyı ve deniz temizliği ile ilgili hizmet veren kuruluşlarda gönüllü olarak görev alın.

İklim değişikliği, okyanusların da değişmesine neden oluyor ve bu değişikliğin okyanuslar üzerinde kısa ve uzun vadede olumlu- olumsuz pek çok etkisi var. Okyanusları korumak için bugün harekete geçin!

Bu yazdırılmaya hazır olan infografiği bilgisayarınıza indirmek için aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.

PDF:

[wpdm_package id=’777′]

JPG:

[wpdm_package id=’779′]