Dünya üzerinde yaşayan herhangi bir insan için iklim değişikliğinin gözle görülen etkileri yalnızca buzul erilmeleri ve erimeye bağlı olarak deniz seviyesindeki gözle görülür yükseliş ve göz alıcı rengini kaybederek beyazlamış mercanlar olarak tasvir edilebilir. Bu durumların gündelik hayatımıza olan etkileri göreceli olarak daha uzakta olmakla birlikte bize daha yakın bir başka etki daha söz konusu. Su ürünlerinin besin değeri ve bu besin değerlerinin kompozisyonundaki olumsuz değişim.

Sıcaklık değişiminin ve deniz suyunun asiditesindeki değişimin deniz yaşamı üzerinde çok ciddi sonuçları var. Özellikle kutup sularında yaşayan ve üreyen balıkların üreme döngüleri sekteye uğrarken Avusturalya’daki Southern Cross Üniversitesi’nden araştırmacı Kirsten Benkendorff’a göre sıcaklıktaki artışın başka sinsi sonuçları da var. İklim değişikliğine karşı adapte olabilecek türler için bile pazardaki su ürünleri hala etkilenebilir.

ScienceDirect‘te yayınlanan yeni bir araştırmada Dicathais orbita ismindeki bir deniz salyagozu bu yüzyılın sonlarına doğru tahmin edilen deniz suyu sıcaklığına ve asiditesine maruz bırakıldı. Elde eidlen sonuçlarda salyangozun içindeki lipidlerin ve glikojen miktarının azaldığı gözlendi. Bununla birlikte ortam koşullarının salyangozun etine olan etkileri daha düşündürücüydü; salyangoz etindeki protein yarı yarıya azalmıştı. Salyangozunkine benzeyen koşullarda yapılan başka araştırmalar ise yağ asidi konsantrasyonlarındaki düşüşler de dahil olmak üzere diğer kabuklu su ürünlerinin de benzer etkiler altında olduğunu ortaya koydu.

Dünyada D. orbita’nın içinde yer aldığı aileden yılda 250.000 ton kadar hasat ediliyor ve salyangozlar da dahil olmak üzere kabuklu su ürünleri dünyanın farklı yerlerindeki insanlar için önemli bir besin kaynağı fakat su koşullarındaki değişimler bu su ürünlerinin besin yönünden kalitesini ve değerini düşürecek.

Besin çok önemli olmakla birlikte besinle birlikte tat da önemlidir. İsveç Göteborg Üniversitesi’nden Sam Dupont, 30 yerel uzmana bir panel hazırlamadan önce kuzey karidesini gelecekte olması muhtemel çevre koşullarına maruz bıraktı. İsveçliler için son derece önemli olan İsveç Karidesi, maruz kaldığı koşullar neticesinde sürekli olarak görüntü ve tat açısından daha az puan almış ve araştırma dünya çapında daha fazla kapsamlı hale gelmiştir.

İklim değişikliği kaç tane su ürününün besin kalitesini olumsuz etkileyecek?

Dupont bunun kilit soru olduğunu söylüyor; denizlerin asitleşmesi su altındaki her türün duyarlı olduğu bir durumdur.

Araştırma, fitoplanktonun büyüme oranından jumbo kalamarın metabolizma hızına kadar asitleşmenin asitleşmenin etkilerini net olarak ortaya koyuyor. Genel olarak suyun asiditesinin artması, suyun içindeki canlıların enerji toplama ve enerjiyi kullanma biçimlerini etkiliyor. Asiditenin artmasına bağlı olarak gelişen stres faktörü canlının vücudundaki lipid ve protein dengesini değiştirebilir. Bu değişim de su ürünü olarak değerlendirilebilen türlerin besin içeriğinde ve lezzetlerinde negatif etkilere neden olabilir.  Dupont’un yaptığı araştırmanın neticesinde meydana gelen değişimler toksik ve fenolik bileşenlerin artmasına bağlı olarak acılaşma olarak örneklendirilmiş.

Hakaimagazine.com adresindeki makaleden Türkçe’ye adapte edilmiştir.

Categories: Çevre