İki kıtanın arasında: Kral Yengeci

0
631
görüntüleme

Soğuk, çok soğuk sularda yaşayan Kral yengeci, taksonomik olarak Lithodiae ailesinin altında tanımlanan büyük bir yengeç türü. Dikenli üst kabuğu ve denizlerdeki diğer yengeç türlerine oranla daha büyük ve uzun bacaklarıyla yengeçten daha çok büyük bir örümceğe benzeyiyor ve dünya üzerinde 120’den fazla tür ile en en yaygın yengeç ailelerinden birisini oluşturuyor.

Tüketilebilir su ürünleri arasında, özellikle lüks su ürünleri tüketimi pzarında çok önemli bir pazar payına sahip olan Kral yengeci, Amerika kıtasında özellikle Alaska kıyılarında, Bering boğazında, Maine bölgesinde, Nova Scotia’da ve Asya ile Amerika’nın yaklaştığı kıyılarda bol miktarda avlanıyor. Aynı bölgede uygulanan avcılık kotaları ve günden güne gelişen profesyonel avcılık yöntemleri, Kral yengecinin popülasyonunun toparlanması için için etkili bir yöntem olarak kabul görürken, avlanan yengecin en büyük pazarını da Japonya gibi su ürünleri tüketimi oranı dünya ortalamasının son derece üzerinde olan pazarlar oluşturuyor. Çeşitli yöntemlerle pişirilen (buharda yada közde) bu yengecin eti ve bacakları, Amerika ve Uzakdoğu’da yüksek fiyatlarla kendine pazar bulabiliyor. Etin içeriği ise protein ve omega – 3 yönünden son derece zengin.

Ekim’den Ocak ayına kadar avcılığı yapılan ve büyük balıkçı teknelerinden soğuk denizlere bırakılan kafeslerle avlanan Kral yengeçleri için özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nden sıkı popülasyon koruma uygulamaları yürürlükte. Öyle ki dişi olan yengeçlerle henüz pazar boyuna erişmemiş olan bireylerin gemilere çıkartılması kesinlikle yasak. Erkek bireylerin de avcı teknesi üzerinde yapılan ölçümlerinin ardından pazar boyuna erişmemiş olanları tekrar denize bırakılmak zorunda.

Kral yengeci avı, dünya üzerindeki en tehlikeli balıkçılık modellerinden birisi olarak kabul ediliyor. Soğuk ve dalgalı denizlerlerde yapıldığı için ayrıca fazla iş gücü gerektiriyor.

Kral yengecinin doğal yaşam alanı olmayan Barrents Denizi’ne geçmişte yapay olarak konumlandırılan tür, Norveç’in kuzeyinden Norveç’e yaklaşarak bölgedeki su altı popülasyonuna zarar verdiği gözleniyor. Kuzey Pasifik, Kamçatka Körfezi ve Alaska’nın doğal faunasında bulunan bu yengeçlerin özellikle Atlantik’in doğu tarafına kıyılarına nasıl geldiği konusunda farklı senaryolar olsa da en belirgin olan modelin, Caulerpa taxifolia gibi yengeçlerin de gemilerin balast sularıyla ve doğal akıntılarla bulundukları bölgelerden taşındıkları fakat Doğu Atlantik’e yerleşmeleri üzerindeki hikaye ise Stalin’in emirleri.

Cevap ver

Please enter your comment!
Please enter your name here