British Columbia Somon Çiftçileri Derneği ve North Island College’in yaptığı araştırmanın 2. yılında, elde edilen sonuçlar, esmer su yosunu ve somonun kombine yetiştiriciliğinin potansiyelini ortaya koyuyor.

Aquaculture North America’dan Sürdürülebilir Su Ürünleri Yetiştiriciliği Endüstriyel Araştırma Başkanı Dr. Steve Cross, esmer su yosunu ve somon yetiştiriciliğinin su ürünleri yetiştiriciliğinde benzersiz bir kültür fırsatı olduğunu belirtiyor. Çünkü, somon yetiştiriciliğinde çok fazla kullanılmayan alan var.

Denizde yapılan su ürünleri yetiştiriciliğinde kafeslerin kurulduğu ve yetiştiriciliğin yapıldı alanlar aslında çok geniş ve bu geniş alanların içine kurulabilen kafes sayısı ise göreceli olarak daha dar. Bu nedenle, belirli bir alanda başka türlerin yetiştirilebilmesi için gereken alan halihazırda çiftliklerde var.

2015 yılında, Amerika merkezli Deniz Algleri ve Mikrobiyata için Okyanus Bilimleri Ulusal Merkezi’nin yayınladığı bir araştırma, tüketilebilen su yosunlarının küresel değerinin yıllık $10 Milyar olduğunu hesapladı.

Su ürünleri yetiştiriciliğindeki yosun kaleminin dünyada bir numara olduğunu belirtiyor Cross; Sadece Asya’da yılda 7 Milyon ton su yosunu toplandığını sözlerine ekleyen uzman, bu davranışı kendilerinin yapmadığını söylüyor.

Dr. Cross’un ekibi, iki yıldır somon çiftliklerinde kombine olarak şeker yosunu (Saccharina latissima) üretmek üzerine çalışıyor. Yapılan araştırmada, yosun yetiştiriciliğinin teknik yönlerine, yetiştiricilik yapılan somon çiftliklerindeki ikinci türün sosyo-ekonomik ve pazar potansiyeli araştırılıyor.

Somon çitfliğindeki ikinci tür olarak yetiştirilmesi düşünülen bu su yosunu türü, kuzeye özgü, geniş yapraklı ve sarımsı bir renge sahip. Her bölgede farklılık gösterebilmekle birlikte ortalama 15 metre derinlikte yaşıyor ve orada büyüyor.

Her ne kadar doğada, kayaçların üzerinde yetişse de Dr. Cross’un ve ekibinin akvaryumda yetiştirme metodu, doğal ortama bırakılmadan önce yosunun gelişmesi için son derece önemli. “Çimlendirilmiş ipler” adı verilen yöntemde, halihazırda üreme kabiliyeti olan yosuncuklar bir akvaryum içindeki plastik bir maddeye sarılmış olan ipin üzerine bırakılıyor. Devamlı sirkülasyon ile hareket halinde tutulan sporların ipe tutunmaktan başka seçeneği kalmıyor. İlk başta bulanık ve kahverengi görünen suyun içindeki sporlar daha sonra bitkicikler haline geliyor. Üzerine yosun tutunmuş olan ip daha sonra dikkatle açılır ve daha dar bir materyal üzerine yeniden sarılır. 5 farklı uzunluğa sahip olan ticari yosun ipleri artık şeker yosununu üretmeye hazırdır.

İlk kez 2015 yılında yapılan araştırmaların sonuçlarının çok iyi olduğunu belirtiyor Dr. Cross. Uygulamanın yapıldığı çiftlikte %40 – 50 arasında büyümenin sağlandığını ve çiftliğin çevresindeki besin miktarının azalmasına bağlı olarak yosunların da azaldığını sözlerine ekliyor.

2016’nın Ocak ayınca Vancouver adasının çevresindeki 31 tane yetiştiricilik tesisine 3’er tane 6 metrelik yosunlu iplik bırakıldı. Yosun en iyi gelişimini ilkbaharda göstermiş olsa da yılın her zamanında ekimi yapılabiliyor fakat yaz aylarında küçük omurgasızların yosunların küçük filizlerini tükettiğini ekliyor. Marttan Haziran’a kadar en iyi büyüme performansını sergiliyor.

Şeker su yosununun büyüme çalışmaları üç farklı derinlikte gerçekleştirildi. Bunlar 0-2, 2-4 ve 4-6 metre. Bu araştırmanın neticesinde, en kıt koşullara sahip olan çiftlikte 10cm, en iyi şartlara sahip olan çiftlikte ise 298 cm’lik bir gelişme kaydedildi. Dr. Cross’un belirttiğine göre, en iyi büyümenin sağlandığı çiftliğin iyi bir besin karışımı ve su akışı var. Ayrıca tuzluluk, pH ve sıcaklık da yosunun büyümesini sağlamak için önemli kriterler arasında.

Yapılan araştırmaların bir diğer sonucu da, yosunun bulunduğu ortamdaki iyotu yoğunlaştırdığı. Bu sebeple bu yosun harika bir kaynak haline geliyor.

2017 yılının başından itibaren Dr. Cross ve ekibi ticari ölçekteki su yosunu yetiştiriciliğini araştırmaya odaklanacak. Mayıs – Temmuz ayları arasında 14 günlük büyüme performansı ölçülecek ve doku analizleri yapılacak. Aynı zamanda Amerika’daki pazar araştırmaları da sürdürülecek. Dr. Cross, su yosunu yetiştiriciliğinin su ürünleri sektöründe yeni bir iş kolu yaratmasını hedefliyor ve bununla ilgili araştırmalar yapıyor.

Kaynak: Aquaculture North America

Bizler şimdiye dek her ne kadar balık – balık yada balık – kabuklu kombine yetiştiriciliği üzerinde dursak da, suyun özellikle kimyasal kalitesini korumak ve stabil olarak tutmak; hatta suyun içindeki çözünmüş gazların dengesini sağlamak için yosun ile kombine edilmiş su ürünleri yetiştiricilik alanlarının sayısı günden güne artıyor.

Balık yada kril kökenli su ürünlerinden elde edilmiş protein ve omega 3 gibi maddelerin eldesinde de çok iyi su yosunlarının oluşu, su ürünleri yetiştiricilik alanları için ikinci ve hatta üçüncü tür seçiminde yosunları haklı ve önemli bir seçenek haline getiriyor.