Dünyanın en büyük kara tabanlı mercan yetiştiriciliği tesisi, mercan resiflerini restore etmeyi hedefliyor

İklim değişikliğine bağlı olumsuz koşullardan ve iklim değişikliği nedeniyle ortaya çıkan fiziksel koşullardan en fazla etkilenen su altı canlı grubunun mercanlar olduğu artık su götürmez bir gerçek. Artan su sıcaklığına bağlı olarak suyun asiditesinde meydana gelen yükselme mercanların iskeletinin yapısını oluşturan kalsiyum karbonatı çözerken mercan ağarmaları resiflere kalıcı zararlar veriyor. Öyle ki suyun altında yaşayan hemen hemen her türlü canlı için bir korunma, beslenme, avlanma ve üreme noktası olan mercan resifleri, artık balıkçılık faaliyetleri başta olmak üzere fırtınalar ve diğer fiziksel hasarlarla da başa çıkmaya çalışıyor.

Daha önce burada da bahsetmiş olduğumuz ve su ürünleri yetiştiriciliğindeki en yeni çalışma alanlarından birisi olarak kabul edilen mercan yetiştiriciliği, gelecekte denizlerimizde resiflerin var olmasını garanti altına almak için üzerinde düşünülen ve yatırım yapılan başlıca konuların arasında kendine yer açmaya başladı. Gator Halpern’de mercanların öneminin farkında olup da mercanlar için büyük adım atan girişimcilerden.

Gator Halpern 2018 yılının Latin Amerika ve Karayipler’deki dünya genç şampiyonu ve Coral Vita ismini verdiği şirketiyle birlikte daha önce yaptığı işlerle oldukça dikkat çekebilmiş bir girişimci.

Resifleri hayata döndürmek: Coral Vita

“Ölü bir mercan resifini ilk kez gördüğüm zamanı hatırlıyorum. Honduras’taydım ve su altı renkleri neondan bir halı gibi canlıydı. Güneş ışıkları kırmızı ve sarı mercanlar arasında yüzen çeşitli büyüklüklerdeki balıkları aydınlattı. Sonra renkler solmaya başladı ve korktum, beyaz bir mezarlık karşımdaydı, ölü resif. Yosunla kaplı mercan iskeletleri görebildiğim yerin sonuna kadar bir moloz yığını gibiydi.”

Halpern ilk kez bir ölü mercan resifiyle olan karşılaşmasını bu şekilde tarif ediyor.

“California, San Diego’da büyüdüm ve sahilde, dalgaların arasında çok fazla zaman geçirdim. Bunun okyanustaki en önemli ekosistem olabileceği gerçeği beni mahvetti. Meksika Lacandon ormanındaki yerel bir Maya topluluğunu ziyaret ettiğimde aklım yerine geldi. Haftalarca doğayla uyum içinde yaşadıktan sonra eve dönerken ormanın üzerinde dumanı gördüm; orman kesiliyor ve otlatma için yakılıyordu.

İşgale dayanan bu endüstri, ormanda yaşayan yerli arkadaşlarımın geleneksel geçim kaynaklarını tehlikeye atıyordu. Yaşam tarzlarımız neden ekosistemlerimiz için böylesine yıkıcı, anlayamıyordum. Neden kısa vadeli arzularımızı beslemek için doğanın dengesini kalıcı olarak değiştiriyoruz? Ben bir fark yaratmak için ne yapabilirim?”

Tehdit altındaki büyülü ekosistemler

Tahrip ediliciliğimiz hakkında bir şeyler yapabilmek için Yale’nin Ormancılık ve Çevre Araştırmaları’na kayıt oldum. Gerçek şuydu ki halihazırda var olan mercan resiflerinin %90’ı 250 yılına dek yok olacaktı. Resiflerin azaldığını belgeleyen bir ölüm ilanı yazmak istemedim.

Mercan resifleri dünya üzerinde en fazla biyoçeşitlilik sunan yerler. Tüm deniz yaşamının %25’ini destekliyorlar. Onların yok olması demek gezegenimiz üzerinde yaşayan ve aralarında balıkçılıktan geçinenler, güçlü fırtınalarla muhatap kalan kıyı sakinleri ve resiflerden ekonomik gelir elde eden bir milyar insanı doğrudan tehdit altına sokuyor. Bu resifler aynı zamanda tropik balıkların üreme alanları ki bu da yaklaşık olarak $30 milyonluk bir turizm, balıkçılık ve kıyı koruma ekonomisi yaratıyor.

Yale’de Sam Teicher ile tanıştım, bugünkü ortağım. Bana Mauritus’ta balıkçların avlanmak için uzun yollar katetmesini engellemek üzerine bir lagünü restore etmek için mercan resifi restorasyonuna yardım projesinden bahsetti. Bu durum resifleri restore etmek için klasik anlamda okyanusta mercan yetiştiriciliği yapmanın ne kadar yavaş olduğunu net bir şekilde gösterdi. Öyle ki basketbol topu büyüklüğünde bir mercan parçası okyanus koşullarında 50 – 75 yıl arasında bir sürede büyüyordu. Bu zaman geçene kadar dünyadaki resifler zaten ölmüş olacaktı.

Ağı genişletmek

Vizyonumuz benzersiz ölçeklerde restorasyon ve Sam ile ben çözüm arayışı içinde çevremizi genişletmeye karar verdik.Florida Key’e gittik, karavanımızın arkasında uyuduk ve bütün gün bilim insanlarıyla toplantılar planladık. Bu sayede araştırmamız sonuç verdi ve mercanların büyümesini 5 kat hızlandıracak teknolojiyle çalışan üst düzey bilim insanlarıyla tanıştık.

Kullandığımız bu teknoloji sayesinde bir yıl içinde basketbol topu büyüklüğünde mercan yetiştiriyoruz. Kara tabanlı yetiştiricilik tesisimiz tek bir tesiste, geleneksel olarak yaygın şekilde yetiştiriciliği yapılan türlerden daha geniş tür aralığında milyonlarca mercan yetiştirmemize imkan sağlıyor. Mercanları ayrıca daha sıcak ve asidik okyanuslarda yaşayabilmeleri için alıştırabiliriz, böylece okyanusa geri döndüklerinde daha dayanıklı olurlar.

Coral Vita, 2015 yılında dünyanın ilk kara tabanlı mercan yetiştiriciliği yapan şirketi olması fikrinden doğdu. Resif restorasyonu alanında çalışan deniz enstitüleriyle düzenlemeler geliştmek ve üst düzey bilim insanlarıyla çalışmak için bağlantılar kurduk.

İyileştirmeye giden yol

Pazar odaklı bir endüstrinin büyük çaptaki resif tahribatına giden yolda tek olduğuna inanıyoruz. Küresel toplumumuz – hükümetler, kıyısal geliştiriciler, bankalar ve sigorta şirketleri – büyük çaplı restorasyon çalışmalarına yatırım yapmak zorundadır.

Biz $1.5 milyon’un üzerinde yatırım yaptık ve Freeport Büyük Bahama’da bir resif restorasyon tesisinin, eko-turizm cazibe merkezi ve eğitim merkezinin üzerinde çalışıyoruz. Küçük kapasiteli bir çiftlikle başladığımızda her yıl 3000 mercan kolonisini büyütebilecek kapasitedeydik ve kilometrelerce uzunluktaki kıyı şeridini restore etmek istiyoruz.

Restorasyon projemiz direk olarak genellikle kritik bir protein kaynağı olarak görülen balık stoklarını güçlendirmak, kıyı şeritlerini erozyon ve fırtınalara karşı korumak, turizmi güçlendirmek ve tabii ki yeni iş alanları yaratmakta ilgili. Mercan resiflerini restore etmek ve bunu sürdürlebilir kılmakla ilgili zorlayıcı bir eylem olmadan resifler ölmeye devam edecek ve dünyada yaşayan topluluklar bu ölümlerin etkilerinden zarar görecek.

unenvironment.org adresindeki yazıdan Türkçe’ye adapte edilmiştir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.