Dünyanın en büyük ikinci gölündeki balık popülasyonlarının araştırılması için bir proje başlatıldı.

Görüş yazın
306
görüntüleme

Wyoming Üniversitesi’nden araştırmacılar, dünyanın en büyük ikinci tatlısu gölü olan Tanganyika Gölü’ndeki balık popülasyonlarını araştırmak üzere bir proje başlattı.

Wyonming Üniversitesi Botanik Anabilimdalı ve Biyoçeşitlilik Enstitüsünde öğretim üyesi olarak görev yapan Catherine Wagner, Doğu Afrika’da yer alan ve dünyanın en büyük ikinci tatlı su gölü olan Tanganyika Gölü’ndeki balık popülasyonları ile gölün çevresinde yaşayan insanların göl ile olan ilişkilerini inceleyen bir araştırma yürütüyor. Araştırma, The Nature Conservancy tarafından destekleniyor ve Madison Üniversitesi Wisconsin Limnoloji Merkezi’nden öğretim üyesi Peter McIntyre ile birlikte yürütülüyor.

Uzmanların araştırma yaptığı göl, yaklaşık 700 kilometre uzunluğunda ve ortalama 2 kilometre derinliği ile, dünya üzerindeki donmamış tatlısu rezervinin yaklaşık beşte birini tutuyor. Dünya üzerinde başka hiç bir yerde var olmayan endemik türlerin ortaya çıktığını bu göl, Afrika kıtasındaki önemli su kaynaklarıdan birisini temsil ediyor.

Bu durum, gölde yaşayan 300’ün üzerindeki endemik balık türü için de geçerli. Araştırmacı Wagner ve çalışma arkadaşları özellikle gölde bol miktarda bulunan ve gölün açık zonlarında yaşayan, en bereketli balıklarından olan iki tür sardalyayı da araştırıyor.

Wagner, proje içindeki görevini, balık popülasyonları içindeki mekansal kalıpları genetiği kullanarak anlamak olarak tanımlıyor. Gölün, etrafında yaşayan büyük bir insan popülasyonu için ana protein kaynağı olduğunu belirten Uzman, içinde büyük miktarda balıkçılık faaliyeti olan büyük bir gölün kendi dinamikleri hakkında pek az şeyin bilindiğinin altını çiziyor. Gölün basit biyolojik yapısının anlaşılmasının sürdürülebilirliğinin sağlanmasına ve devam ettirilmesine katkı sunacağını vurguluyor.

Gölde araştırma yürüten araştırmacı Catherine Wagner, gölün içinde yaşayan endemik sardalya türlerinin birinin açık denize yumurtlarken diğerinin kıyıya yakın yerlere yumurtladığını belirtiyor.

Tanganyika Gölü’nde endemik olarak bulunan
sardalya balığından bir örnek

Göldeki sardalyaların her iki türünün juvenil (genç) bireylerinin kıyıya yakın yerlerde yaşıyor ve balıklar, olgunlaşmadan hemen önce de gölün açık kısımlarına doğru göç ediyor. Sardalyaların göl kıyısında yaşayanlar için baskın protein kaynağı olarak öne çıkıyor. Balığın avcılığı genellikle gece yapılıyor ve büyük ağlarla balıkların sudan büyük miktarlarda çekilmesi ile yapılıyor.

Tanganyika Gölü’nde de dünyanın farklı bölgelerindeki avcılık sahalarında yaşanan benzer sorunlardan var: aşırı avcılık. Araştırmacı Wagner, balıkçıların göldeki hemen hemen her şeyi topladıklarını söylüyor, buna sardalyaların doğal predatörleri (avcıları) olan Nil levrekleri de dahil olduğunu sözlerine ekliyor.

Wagner’a göre mesele, bir taraftan da gölün ısınması. Bununla birlikte düşen avlama oranları, git gide kıyıya daha yakın balıkçılık aktivitelerinin ortaya çıkmasına neden oluyor. Öyle ki bazı yerlerde, henüz yetişkin boya ulaşmamış juvenil balıkların avlandığı gözleniyor.

Uzmanlardan oluşan çalışma grubu, bunun popülasyon üzerindeki etkisiyle özel olarak ilgileniyor ve gölün içindeki balıkların göl içindeki hareketlerinin mekanizmasının nüfus üzerine olan etkisinin anlaşılması üzerine çalışıyor. Elde edilen bu veriler, genç balıkların güvenle gelişip büyüyebildiği uygun alanların oluşturulabilmesi için yol gösterici olabilir.

Tanganyika Gölü sardalyesinin doğal predetörü Nil levreği

Tanganyika Gölü’nde yer alan sardalye balıklarına dair bilgiler şu şekilde:

Taksonomik ismi: Limnothrissa miodon (Boulenger, 1906)

Tanganyika Gölü başta olmak üzere bölgedeki tatlı su göllerinde yayılım gösterir. Maksimum 17 cm’ kadar uzadığı gözlenir, 10 cm’den itibaren avlanır. Planktonla beslenir. Lumpu, lubu, dagaa, kapenta, lumbo, nsemble gibi farklı isimlerle anılır.

Taksonomik ismi: Stolothrissa tanganicae (Regan, 1917)

Tanganyika Gölü’ne özel endemik bir türdür. En fazla 10 cm kadar büyür. Gündüzleri gölün 60 metreye kadar olan karanlık kısımlarında geçirirken geceleri su yüzeyine yakın yerlere çıkar. Çoğunlukla planktonla beslenme alışkanlığı gösterirken küçük böcekler ve bitkilerle de beslenebilir. Bölgede ndagala, kapenta, nsemble, chilwe gibi isimlerle bilinir.

Tanzanya’da yer alan Mahale Dağları Milli Parkı sınırları içinde kesin bir balıkçılık yasağı politikası yasağı uygulanıyor. Parkın kıyıya yakın olan kısımları, balıkçılığa izin verilen yerlerdeki balıkların miktarını ölçmek için referans noktası olarak kullanılıyor. Wagner’a göre açık ve net olan bir şey var: balıkçılığın yasak olduğu bölgelerde sadece dalış yoluyla gözlemlenen balıkların bolluğu diğer bölgelere göre daha fazla.

TUUNGANE ismini taşıyan projeyi destekleyen The Nature Conservancy, göldeki balıkçılık faaliyetlerinin balık popülasyonlarına olan etkisini anlamak üzerine çalışıyor ve biyolojik çeşitlilik açısından yararlı sürdürülebilir planlar geliştirmek için topluluklarla birlikte çalışıyor.


Tanganyika Gölü, yalnızca dünya üzerinde yer alan ikinci büyük tatlı su kütlesi değil, aynı zamanda 9 – 12 milyon yıl önce oluşmuş en eski ikinci göl. Sibirya’nın Moğolistan kıyısındaki Baykal Bölü Tanganyika’dan daha eski ve büyük.

Dünyanın farklı bölgelerinde yer alan bu göllerden Tanganyika Gölü’nün etrafında dört ülke var. Gölün doğu kısmında büyük bir sahil ile Tanzanya yer alıyor. Kuzeyinde Burundi ve batısında da Demokratik Kongo Cumhuriyeti yer alıyor. Güneyinde ise Zambiya’nın göle kıyısı bulunuyor. Gölde yaşayan belli başlı balık türlerinin yanında bazı timsah türleri, su kobraları ve hipopotamlar da gölün başlıca popülasyonlarını oluşturuyor.

İsviçre Su Araştırmaları ve Teknolojileri’nden konuk araştırmacı Julian Junker, bölgede yer alan ülkelerin yaşadığı bazı siyasi hareketlerin göldeki balık popülasyonlarını doğrudan etkilediğini düşünüyor. Örneğin Burundi’deki siyasi huzursuzlukların ülkenin göl kıyısındaki insan popülasyonun uzaklaşmasının gölde yapılan avcılığı etkilediğini belirtiyor. İstikrarın yeniden sağlanmasının ardından dönen insanların avcılık yerine yetiştiricilik modellerine yöneldiğine dikkat çekiyor.

Kaynak: http://goo.gl/Ae1vn3
Ana fotoğraf: Pekka Kotilainen
Nil levreği fotoğrafı: Skinny Water Culture
Taksonomik veriler: http://goo.gl/mvo5hl