Su ürünleri sektörünün geleceği her ne kadar artık yetiştiriciliğe odaklanmış gibi görünse de, dünyanın farklı yerlerinde farklı av araçları ile su ürünlerinin avcılığı yapılmaya devam edilecek. Farklı yöntemler kullanılarak farklı türlerin avcılığında kullanılan balıkçı gemileri, denizlerde yapılan avcılık aktivitelerinin en önemli aracını oluşturuyor. Balıkçı gemilerini tanımak için şimdi kısa bir yolculuğa çıkıyoruz.

Gırgır

Gırgır ağları, öncelikli olarak geminin kıç tarafına yığılır ve gemi, balıkların olduğu alan üzerinde genişçe bir çember çizerken suya bırakılır. Ağın uzak ucundaki küçük bir kayık ağı tutarak ağ çemberinin tamamlanmasına yardımcı olur. Geminin attığı ağın üst kısmı – yüzen yaka – suyun üst kısmında şamandıralar yardımıyla kalır ve alt kısmı da – kurşun yaka – dikey olarak suyun içinde batar. Sonuç olarak ağ, suyun içinde bir perde gibi asılı kalır. Ardından, gemideki balıkçılar bir büzme yakası vasıtasıyla ağı alttan büzmeye başlarlar. Halatlar ve ağ, bir hidrolik vinç yardımıyla yukarı doğru çekilir. Önce ağın çok büyük bir kısmı gemiye çekilir ve suyun içinde, kalan kısmı da bir daldırma ile geminin güvertesine çekilir. Çevrilen ağın içindeki tüm balık türleri bu av şekli ile toplanır. Türkiye’nin kıyısı olduğu her denizde bu yöntemle avcılık yapılmaktadır.

Galsama ağları teknesi

Dipte ve dibe yakın yaşayan balıkların avlanmasında kullanılan bu araç, ağın perde gibi dik bir şekilde suyun içinde kalmasını yüzen yada göç eden balıkların avlanmasını sağlar. Ağın şamandıralar ile donatılan yakası suyun yüzeyinde, ağırlıklarla donatılan yakası ile suyun altındadır. Ağın göz açıklıkları, yalnızca erkek balıkları solungaçlarından avlayacak genişlikte ayarlanır. Baş tarafından ağa giren balık, solungaçlarından ağa takılarak ağın içinde kalır. Kaçmaya çalıştıkça ağa daha fazla dolanır. Galsama ağının göz açıklıkları daha küçük ve dişi balıkların kaçabileceği boyutlarda tutulmalıdır. Bu av aracı, genellikle içinde balık avcılığının balığın gözle görülemesinin zor olduğu siltli ve bulanık sular için uygundur. Galsama ağı ile avcılık yapan gemiler ortalama 9 – 12 metre aralığındadır. Bu gemiler, ön taraflarında yer alan ve ağın sarıldığı davul benzeri donanımlarla kolayca tanımlanabilir. Balık ağı, hidrolik bir vinç yardımıyla bu makaraya sarılır, avlanan balıklar ağdan elle çıkarılır. Kayık, ağın gerdin ve düz tutulması için kullanılıyor. Kanada’da yapılan avcılıkta elde edilen somon balıkları genellikle son kullanıcıya buz içinde ulaştırılıyor.

Trol tekneleri

Trolle avcılık, balıkların beslenme alışkanlıklarına uygun yemlerin yada tuzakların suyun içinde çekilerek balıkların avlanması metodudur. Tipik olarak 4 yada 6 halata dizilmiş 50 kadar kurşun halatların ucundan aşağı sarkarak ağın gergin durmasını sağlar. Bu halatlara 8 – 12 adet naylon bazlı misina eşit aralıklarla takılır ve uçlarındaki kancalara da yem takılır. Avcılığın ardından ucunda balık olan kancalar güverteye el yada hidrolik bir kaldırıcı yardımıyla alınırken bir kepçenin kullanılmasında fayda vardır. Trol tekneleri, farklı kullanım alanlarına göre farklı boyutlarda ve farklı donanımlara sahiptir.

Tarak tekneleri

Tarak tekneleri çoğunlukla trol tekneleri ile karışıtırılsa da tarak tekneleri ağlarının daldırıldığı derinlikteki pek çok türü bir arada avlayan av araçlarıdır. Orta suyu yada dibi tarayan çeşitleri vardır. Bir çok tarak ağının yan taraflarında ağı açık tutmaya yardımcı olmak için kapılar vardır. Avcılıktan sonra ağı güverteye çekmek için güçlü vinçlere ihtiyaç vardır. Ağın sonundaki torba, yapılmış avcılığın ürünlerini barındırır. Bu tipteki tekneler genellikle büyük ve geniş araçlardır. Dünya üzerindeki en geniş çeşitleri, avladığı balıkları kendi üzerinde işleyip pazara sunulacak hale getiren fabrika gemileridir ve bunların boyu 200 metreye yaklaşabilir. Fabrika gemileri ile yapılan avcılığın boyutları muazzamdır. Ortalama 2 saatlik bir çekimin sonunda 100 ton ve hatta daha fazla avcılık yapılabilir.

Tarak ağlarının çoğu, yasal olarak belirtilen göz açıklığından daha düşük göz açıklığına sahip ağlardan yapıldığı için çekim yapılan yerlerde avına izin verilen boyutun altındaki boydaki balıkların da avlanmasının önünü açmaktadır. Bununla birlikte dipte çekilen tarak, deniz zemininin bozulmasına, üreme alanlarının yıkımına ve ekosistemlerin yapısının zarara uğramasına neden olmaktadır.

İğne ile avcılık tekneleri

Ticari ölçekte yapılan iğne ile avcılıkta, ucuna iğnelerin takılı olduğu misinaların suyun içine dik olarak bırakılması metodu uygulanır. İğneler, sahte yemlerin yatayda yarattığı hareketlenmelerin aksine dikey olarak hareketler yapar. İğneler hem tuzlu suda hem de tatlı suda kullanılabilir ve bu yöntem, uzun yıllardan beri Avrupa’da, Kuzey Avrupa’da, İzlanda’da ve New Foundland’da kullanılıyor ve bu balıkçılık yöntemine günümüzde yaygın olarak avcılıkta başvuruluyor. Balıkçılığın ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte bu teknelerin de donanımlarında değişiklikler gözlenmeye başladı. Manuel salımların yerini hidrolik salımlar aldı ve bunlar balıkların yaşadığı ideal derinliklerden çekilerek avlanmalarını kolaylaştırdı. Hatta günümüzde bilgisayar desteği ile otomatize edilmiş tekneler, belirli bir derinlikte istenen ağırlıktaki balıkların ağa takılmasının ardından balığı tekneye çekecek kabiliyete sahip. Bu ekipmanlar, balıkçılığın verimliliğini arttırırken avın kaçma riskini de azaltıyor. Ayrıca iğneler ile yapılan avcılık esnasında geminin motorları kapatıldığı için yakıttan da tasarruf sağlayan bir metod.

Crabber

Adı Crabber olan av araçlarının hedefinde dipte yaşayan yengeç türleri vardır. Bir halat yardımıyla dibe batırılan kafeslerin içine avlanmak istenilen yengecin tüketmeyi sevdiği yemler konur ve kafesler bir kaç günlüğüne orada bırakılır. Her bir kafesin bağlı olduğu halatın ucuna bağlanan şamadıralar, kafeslerin yerlerinin belirlenmesinde kullanılır. Yengeçlerin fizyolojik özelliklerine göre farklı kafes tipleri vardır. Kafeslerin sudan çekilmesi için gemiye donatılmış güçlü vinçlerden faydalanılır. Bering Denizinde ve Alaska Körfezinde çalışan çok büyük yengeç tekneleri olmakla birlikte farklı büyüklüklerde yengeç tekneleri alüminyum gövdelerle ve dışa takılmış motorlarla ihtiyaca göre donatılmaktadır.

Türkiye karasuları içinde ticari öneme sahip yengeç türleri pek fazla olmadığından, Crabber’lar genellikle kuzeyde aktif olarak kullanılan teknelerdir. Alaska ve Kanada’nın kuzeyinde, Bering Denizi civarında yayılım gösteren yengeç türlerini avlamak için özel olarak donatılmış teknelere dair belgesel çekimleri de yapılmaktadır.

Longliner

Longliner, dipte yaşayan balıkların avcılığında kullanılan bir av aracıdır. Trança ve morina gibi balıkların yanı sıra bazı dip balıklarının da avcılığında yaygın olarak kullanılır. Longliner halatların başınca ve sonunda çıpalar vardır. Her bir longline 1.5 km kadar olabilir ve üzerinde yüzlerce yemli iğne bulunur. Yemlerin takılı olduğu halatların ucunda iğnelerin yerini belli etmek için bir şamandıra ve bayrak kullanılır. Tipik bir şekilde bir longliner teknesi 24 saatlik bir av döneminde bir kaç çekim planlar. Genellikle güçlü vinçlerle donatılırlar ve buzhaneleri vardır. Longliner tekneleri tarak tekneleri gibi büyük ve geniş araçlardır. Boyları 15 ile 30 metre arasında değişebilir ve olumsuz hava koşullarıda ekibi korumak için kıç taraflarında bir örtü bulundurulur. Teknedeki av malzemesi kullanılmadığında sarılır ve bir tüp içinde saklanır. Teknenin av kapasitesine ve yapılan avcılığa göre tekneler kıyıya ortalama 20 – 40 ton arasında avla dönebilir.
Adaptasyon kaynağı: http://comfishalaska.com/what-kind-of-boat-is-this/

Categories: Avcılık Avcılık