Rahatsız edici bir sorun olan denizanası su ürünleri yetiştiriciliği için faydalı bir araca dönüşebilir.

Denizanasını rahatsız edici bir sorundan işlevsel bir ürüne çevirmek mümkün olabilir.

In ArGe, Çevre, Kirlilik, Su ürünleri, Sürdürülebilirlik, Yetiştiricilik


Su ürünleri yetiştiriciliği için önemli bir sorun olarak karşımıza çıkan denizanası için Avrupa Birliği tarafından fonlanan yeni bir proje, deniz analarının su ürünleri yetiştiriciliğinde kullanışlı bir ürün olarak kullanılıp kullanılamayacağını deneyimliyor.

Küresel ölçekte baş gösteren iklimsel değişim ve insan etkisinin su altı yaşamına olan etkilerinin daha önce pek göze çarpmayan başka bir etkisi daha var, aşırı avcılık denizanasıyla beslenen canlıların sayısını da azalttığından denizanası patlamalarının artışına neden oluyor.

Almanya’daki Helmotz Centre for Ocean Research tarafından koordine edilen GoJelly projesi, su ürünleri yetiştiriciliğinde bir problem olan denizanasını mikroplastik kirliliğe karşı bir filtre, gübre yada balık yemi olarak kullanmak üzere bir kaynağa dönüştürmeyi arzu ediyor. Avrupa Birliği, önümüzdeki 4 yıl boyunca Horizon 2020 programı kapsamında projeyi desteklemek üzere €6M fonu onayladı.

Su sıcaklıklarının, asiditenin ve balıkçılık faaliyetlerinin artışı denizanaları için güzel bir fırsat gibi görünüyor. Avrupa kıyılarında denizanasına bağlı olarak gittikçe daha fazla sayıda balık çiftliği tahribatı ve kıyı yakınlarındaki enerji santrallerinin soğutma sistemlerinde tıkanma meydana geliyor. Bazı denizanası türleri zehirliyken bazı tropik türler dünyadaki en zehirli hayvanlar.

Denizanası hakkında bilgi eksikliğini gidermek

Kiel’deki GEOMAR Helmholtz Okyanus Araştırma Merkezi önderliğinde sekiz ülkeden 15 bilimsel kurumdan biri olan GoJelly projesinin başlatıcısı ve koordinatörü GEOMAR’dan Jamileh Javidpour, “Sadece Avrupa’da, ithal edilen Amerikan tarak denizanası bir milyar ton biyokütleye sahip. Denizanasını görmezden gelmenin haricinde başka çözümler de olmalı,” diyor.

Proje, öncelikli olarak bir dizi denizanasının yaşam döngüsünü araştıracak. Yaşam döngüsü hakkındaki bir bilgi eksikliği denizanası patlamalarının ne zaman ve nerede ortaya çıkacağını tahmin etmeyi imkansız kılar. Javidpour, “değiştirmek istediğimiz budur, böylece büyük denizanası sürüleri kıyılara ulaşmadan önce yakalanabilir”.

Projenin paydaşları aynı zamanda avlanan bu deniz analarıyla ne yapılabileceği sorusuna yanıt bulmaya çalışacak. Bir fikir, denizanasını bir başka insan yapımı tehdite karşı kullanmak.

“Araştırmalar, denizanasından elde edilen mukusun mikroplastiği bağlayabildiğini göstermiştir. Bu nedenle biyofiltrelerin deniz anasından elde edilip edilemeyeceğini test etmek istiyoruz. Bu biyofiltreler daha sonra arıtma tesislerinde yada mikropartikül plastiklerin üretildiği fabrikalarda kullanılabilir.” diye açıklıyor GoJelly araştırmacıları.

Denizanası ayrıca tarımda gübre yada su ürünleri yetiştiriciliği için balık yemi olarak da kullanılabilir. “Balık çiftliklerindeki balıklar halihazıda avlanmış balıkla besleniyor ve bu da aşırı avlanma sorununu azaltmıyor, ancak arttırıyor. Yem olarak denizanası daha sürdürülebilir olurdu ve doğal balık stoklarını korurdu.” diyor GoJelly takımı.

Bir diğer opsiyon ise denizanasını insan için yiyecek olarak kullanmak. “Bazı kültürlerde denizanası zaten menülerde. Son ürün daha sümüksü olmadığı sürece genel olarak daha fazla akbul görmeye başlayabilir.” diyor Javidpour. Son olarak, yine de en önemlisi, denizanası kozmetik sektöründe çok aranan bir malzeme olan kolajen içerir.

Nicole Aberle-Malzahn liderliğindeki Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden ve Rachel Tiller liderliğindeki SINTEF Ocean proje partnerleri, fiziksel (hidrografi, sıcaklık) ve biyolojik (bolluk, biyomas, ekoloji, üreme) karakteristiklerin ve biyokimyasal (stokiyometri, besin kalitesi) parametrelerin denizanası patlamalarını nasıl başlattığını analiz edecek.

Araştırmacılar, tetikleyici mekanizmaların, tohum popülasyonlarının kökeninin ve ekolojik modellemenin kapsamlı bir analizine dayanarak, GoJelly hedef bölgelerinde belirli taksonların denizanası çiçeklenme oluşumunda daha güvenilir tahminler yapabilmeyi umuyor. Bu bilgi sayesinde, kuzey ve güneydeki denizanası topluluklarının daha sürdrülebilir şekilde toplanması sağlanacak.

Bu hasat bir deniz biyokütlesinin bilinmeyen potansiyelini kullanmanın yollarını araşırmak için SINTEF Ocean araştırmacılarına materyal sağlamış olacak.

SINTEF Ocean’ın stratejik programı olan Clean Ocean da Avrupalı meslektaşlarıyla birlikte denizanası mukusundan bir ev ürünlerinden (kazaklar, kozmetik malzemelerden gelen plastikler gibi) gelen mikropartikül plastik maddelerin deniz ekosistemine girmesini engelleyecek bir filtre geliştimek üzerine çalışacak.

Son olarak, SINTEF Ocean, mikro plastiklerin okyanuslardaki olumsuz etkilerini azaltmak için küresel bir çaba için ortaya çıkmakta olan uluslararası yönetimin potansiyellerini araştıracakları sosyo-ekolojik sistemi ve oyunları inceleyecek.

Javidpour, “Denizanası birçok amaç için kullanılabilir. Bunu, ön kapımızın önünde sürüklenen büyük biyokütle potansiyelini kullanma fırsatı olarak görüyoruz.” diyor.

eurekalert.org adresindeki yazının orijinaline sadık kalınarak Türkçe’ye adapte edilmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.