Deniz anası: Canavarlara daha yakından bakmak – 2

In Çevre, Su ürünleri, Yaşam


Deniz analarıyla birlikte yaşamamız zor; fakat onlar olmadan yaşamamız daha da zor. Denizde yaşayan deniz analarının sayısı artıyor ve biz onlarla olan ilişkilerimizi yeniden gözden geçirmeliyiz. Kaldı ki deniz anaları konusunda bildiklerimiz, bileceklerimiz yanında hiç bir şey gibi. Onlar hakkında öğrenmemiz gereken çok şey varken belki daha önce görmemiş olabileceğiniz deniz analarına hızlı bir bakış atmanın tam zamanıdır.

Cnidaria

Taksonomik olarak baktığımızda deniz anaları iki filumdan gelen canlılardır. Cnidaria bildiğimiz ve tanıdığımız deniz analarının bir çoğunu içerir ki bunlar aynı zamanda avlanmak ve kendilerini korumak için toksinler salgılayan hücreler ve uzantılar içeren, “canavar” görüntülü olanlardır.

Ctenophora

Bu filumdaki deniz analarının genellikle merkezi bir sinir sistemi yoktur ve tüm vücutlarına yayılmış bir sinir ağı beyin işlevini görür. Bir çoğunda tentaküller yoktur ve tarağa benzeyen uzantılarıyla hareket ederler.

Aurelia aurita

Aurelia aurita – Ay deniz anası

Dünya denizlerinde en fazla rastlanan deniz anasıdır ve su akıntılarıyla oradan oraya sürüklenir. Cinsel yolla üremenin yanısıra strobilation adı verilen bir yolla da kendilerini çoğaltabilirler. Polipler küçük diskler üretir ve bu diskler ayrılarak yeni deniz analarının oluşmasını sağlar. Parçalansa da ölmediklerinden dolayı “biyolojik olarak ölümsüzdürler”.

Physalia physalis

Physalia physalis

İsmi her ne kadar öyle görünse de bu “canlılar” Portekizli bir denizci değildir. Bu denizanası bir sifonofordur ve aslında 4 farklı başka türün birleşiminden oluşur ki bu durumda 4 farklı polipten söz edilebilir. Bu poliplerden birisinin içi gazla doludur, diğeri kırbaç gibi uzantılarıyla küçük balıkları ve karidesleri avlar ve diğer ikisi de sindirim ile üreme işini ortaklaşa üstlenir.

Nemopilema nomurai

Nemopilema nomurai

2 metreye çapına kadar büyüyebilen ve 200 kg ağırlığa ulaşabilen devasa bir deniz anası olan N. nomurai’nın en büyük bireylerinden birisi 2009 yılında bir Japon balıkçı teknesi tarafından yakalandı. Çin ve Japonya’da büyük miktarlarda patlamasının yaşandığı rapor edilmektedir.

Turritopsis dohrnii

Turritopsis dohrnii

Bu deniz anası, stres altına girdiğinde cinsel olgunluğunu kaybedebilmektedir. Çok tentaküllü vücudu ile adeta uzaylı gibi, öyle değil mi?

Cyanea capillata

Cyanea capillata – Aslan yelesi deniz anası

Tekneleri batırabilen Nomura’dan daha büyük bir deniz anası olan Cyanea, aslan yelesine benzer ve dünya üzerinde kaydedilen en büyük deniz anasıdır ve dünyadaki en uzun hayvan olmaya da adaydır. Şimdiye dek bulunan en büyük Cyanea örneğinin uzunluğu 2 metre ve tentaküllerinin uzunluğu ise 37 metredir. Bu haliyle mavi balinadan bile daha uzun olan deniz anası kutup denizlerinde yaşar. Buna rağmen ünlü İngiliz kanalında da bazı bireylerine rastlanmıştır.

Periphylla periphylla

Periphylla periphylla – Miğfer deniz anası

Miğfer – kask deniz anası olarak bilinen bu türün çok basit bir üreme yöntemi vardır; yetişkin bireyler polip aşamasını direk olarak atlayarak çan şekline gelmiş bireyleri barındıran yumurtaları bırakırlar. Aslan yelesi deniz anası gibi bu tür de araştırmacılar tarafından deniz anasının beslendiğinde ne olduğunu araştırmak için kullanılmakta.

Bathykorus bouilloni

Bathykorus bouilloni – Dart Vader

Ünlü film serisi Star Wars’ın baş karakterlerinden birisi olan Darth Vader’in ikonik kaskına benzeyen deniz anası 2010 yılında Arktik okyanusunun 1 kilometre altında keşfedildi. Yalnızca 2 cm uzunluğunda ve 4 tentakülü olan bu deniz anasının her çeyreğinde 3 midesi vardır. “Dart Vader”, bize aslında denizlerde keşfedilmeyi bekleyen daha bir çok şeyin varlığını haber veren öncü birliklerden birisi olabilir.

Rhopilema esculentum

Rhopilema esculentum – Alev deniz anası

Her ne kadar “yabancı” ve uzaylı gibi görünse de bunlar deniz anasını tüketmemize engel değil. Özellikle uzak doğuda yenmeden önce olgunlaşması için denize bırakılan alev deniz anası buna harika bir örnektir. Salataların içine konabildiği gibi çiğ olarak da servis edilebilir. Çok fazla ısı aldığında büzüştüğü için pişirmesi biraz maharet gerektiriyor.

newscientist.com adresindeki yazıdan Türkçe’ye adapte edilmiştir.

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.