Balon balığı

0
168
görüntüleme

Bu sevimli, küçük ve aynı zamanda sularımız için tehlikeli olan türün adı, bizim bildiğimiz adıylabalon balığı; yani Lagocephalus sceleratus ‘tur. Dünya üzerinde Meksika, Hint Okyanusu, Avusturalya kıyıları, Çin ve Japonya kıyılarında doğal olarak yayılım gösteren bu tür, Akdeniz’e, Süveyş Kanalı’nın açılmasıyla birlikte Kızıldeniz üzerinden giriş yapan türlerdendir.

Tetraodontidae, yani dört dişliler familyasından olan balon balıkları, ağızlarının ucuna konumlanmış 4 büyük, keskin ve sağlam dişten dolayı bu ismi alırlar. Nispeten sıcak, fazla derin olmayan ve tropik özellikteki denizlerde ve mangroove ormanlarında iyi yayılım göstere bilen bu balıkların dünya üzerinde 100’den fazla çeşidi vardır. Balon balıkları, Vibrionaceae ve Pseudomonas isimli ve bir Dinoflagellat türü olan deniz yosunlarının temelini oluşturdukları bir besin zincirinin en tepesindeki tür olma özelliğini göstermektedir.

Vibrionaceae ve Pseudomonas’ın doğal olarak ürettiği Tetradodoxin (TTX) isimli bir çeşit zehirleyici maddenin de son birikme basamağıdır. Bu sebeple balon balıkları zehirlidir ve bu zehir, balığın başta etinde olmak üzere neredeyse tüm iç organlarında ciddi miktarlarda birikir. Öyle ki, ugun dozdaki TTX’in aynı miktardaki siyanür’den (CN) daha etkili bir zehir olduğu ortaya konmaktadır. TTX’in zehir halkası son derece güçlüdür ve soğuk yada ısı ile kolay kolay kırılamaz. TTX, balon balıklarına Vibrionceae ve Pseudomonas’ın diğer kabuklu ve balıkların tüketmesi ile geçer, balık, bu zehire karşı oluşturduğu sodyum kanal alıcıları sayesinde korunur.

Balon balıkları, özellikle Uzakdoğu’da, bu işin profesyonelleri tarafından usulüne uygun olarak hazırlandığında yüksek fiyatlarla alıcı bulabilmektedir. Bununla birlikte işinin ehli tarafından hazırlanmayan balıklar, yıl içinde yüzlerce kişinin zehirlenerek hastalanmasına ve sonu ölümle biten sancılı bir süreç yaşamasına neden olmaktadır.  Özellikle, olta ile avlanan amatör olta balıkçılarının korkulu rüyası olan balon balıkları, misinaları kolayca kesebilen dişlere sahip olmaları sebebiyle aynı zamanda çevirme ağ gibi daha profesyonel avlanma araçları ile balık avlayan büyük balıkçı teknelerinin de ağlarını parçalayarak büyük zararlana neden olmaktadır. Olta ile avlandıklarında ağızlarının alt tarafındaki keseyi su ile doldurup daha büyük görünürler. Sürü halinde dolaştıkları ve özellikle Türkiye’de, Akdeniz kıyılarında İskenderun, Mersin ve Antalya körfezlerinin sığ kıyı kesimlerinde diğer türlerin üstüne herhangi bir predatörü (avcısı) olmadığından baskınlık kurmaktadır.

Cevap ver

Please enter your comment!
Please enter your name here