Balık yerine böcek yiyen somonlar çevre için neden daha iyi?

Su ürünleri sektörü çalışanlarının temel araştırma konularından belki de en önemlileri arasında yer alan yem teknolojileri konusunda dünyanın her yanında bölgesel ve global olarak araştırma geliştirme çalışmaları devam ediyor ve özellikle belirli türlerdeki böcek larvaları özellikle Kanada ve Amerika’da su ürünlerinin beslenmesinde aktif olarak artık kullanılabiliyor. Fakat bir protein kaynağı olarak düşünülen böceklerin su ürünleri sektöründe aktif olarak kullanılabilmesi işi artık dünyanın öbür yanındaki ülkelerin tekelinde değil; Hollandalı araştırmacılar da somon yetiştiriciliğinde kullanmak üzere sürdürülebilir bir çözüm üretmeyi başardı.

Tüketicilerin yediği somonun çoğu bugün belirli bir beslenme diyetinin uygunlandığı kafeslerden geliyor. Yakın geçmişte, uygulanan bu diyetin içeriğini oluşturan yemlerin içeriğinde protein kaynağı olarak, bu iş için özel olarak avlanmış olan başka balıklardan elde edilmiş balık unları kullanılıyordu. Fakat bu davranış, başta aşırı avlanma olmak üzere deniz memelilerinin ve deniz kaplumbağaları gibi hassas canlıların da avlanmasını neden olduğunu düşünen çevreler tarafından eleştiriliyordu.

Alternatif arayışları dahilinde, Hollanda kökenli bir şirket olan Protix, protein kaynağı olarak böceği kullanan bir yeni bir yem geliştirdi. Araştırmacılar tavuk gibi kanatlı hayvanların küçükken protein kaynağı olarak böcekleri yemelerinden yola çıkarak bu yem fikrini ortaya attılar.

Protix’in CCO’su Tarique Arsiwalla, “Somon, yetiştirilmek için en zor balık türlerinden birisi” diyor ve sözlerine ekliyor; “şu anda somon için yem üretmek su ürünleri sektörünün çoğunda ‘yemek istemediğimiz balıkları yemek istediğimiz somon için yakalamak’tır”.

Yeni somon yemini geliştiren araştırmacılar 2014 yılından bu yana farklı böcek türleri üzerinde çalıştı ve sonunda siyah asker karıncanın larva sahfasında bünyesinde büyük miktarda protein depoladığını keşfettiler, çünkü bu böcek yumurtadan çıktıktan sonra bu proteini tüketmiyor. İyi bir yemek seçicisi olan somon ise kara asker karınca larvasından üretilen yemi ise diğer alternatiflerden daha fazla sevdi.

Salmon ortalama iki buçuk yılda olgunlaşıyor ve yeni tip yemlerin çoğu yalnızca bir kaç ay boyunca denenmesine karşın su ürünleri sektörünün bileşenleri yeni yemleri denemeye karşı isteksiz. Protix ise su ürünleri sektörü içinde dikkat çekmek için yeni geliştirdiği yemi dört yıl boyunca denedi.

Yeni balık yemini geliştiren şirketin CEO’su Kees Aarts, “büyük mavi okyanusun sonsuz olduğunu düşündüğümüz bir dünyadan geliyoruz fakat somon üretimine olan talebin artmasıyla birlikte bu alternatiflere ihtiyacımız var” diyor.

Balık unundan kurtulmak

Oceana ve WWF‘ye göre bir kaç yıl önce olduğu gibi, bir çiftlikteki somonu sürdürülebilir şekilde büyütebilmek için bire üç oranında yem verilirdi. Aynı zamanda dünyada somona olan talep de artmaktaydı ve sanayinin bununla ilgili ararştırmalar yaparak sonuç almaya başladı. Nihayetinde mısır ve soya bazlı bitki bazlı hammaddeler yemlere katılarak üretilen her bir kilo somon için gerekli olan yem miktarı bir buçuk katına düşürüldü. Fakat bu oranda bile halen avlanmaya ihtiyaç duyuluyor.

Bazı balık yemlerini yapmak için kullanılan türler iz miktarda kimyasal kirlilik unsurlarını, canlıların karşısına yaşadıkları su ortamda çıkan plastikleri ve toksinleri içerebilir ki bu bileşikler yem içeriği vasıtasıyla birlikte somonun bünyesine girerek balığı akşam yemeğinde sofrasına koyan insanların tabağına kadar gelebilir.

British Columbia Üniversitesi Balıkçılık ve Okyanus Bölümü Balıkçılık Ekonomisinde doktora öğrencisi Tim Cashion, 2012 yılında Norveç’te yaptığı araştırmasında 1960’larda yüzde yüz olan balık unu kullanımının 70’lerde yüzde otuz kadar gerilediğini söyledi. Fakat bu kaynaklar aynı zamanda somonun ihtiyaç duyduğu aminoasitler gibi tüm gereksinimleri karşılıyor demek de değil, örneğin somonları tükettiğimizde aldığımız faydalı balık yağlarını sağlamazlar.

Cashion, yağların yerine başka bir şey konulması en zor bileşenler olduğunu söylüyor. “Bu, insanların somonlarda istedikleri yağların elde edilmesiyle ilgili. Bu nedenle balık yağını başka bir tür yağla tam olarak değiştiremezsiniz.”

Böcek bazlı yemler, yemlerde sadece protein kaynağı olarak kullanılabiliyor olsa da okyanus kökenli yağlar halen DSM ve Evonik gibi şirketler tarafından geliştirilen kaynaklardan elde edilebiliyor. Böcek kökenli balık yemi geliştiren şirketlerin başlıca korkusu ise yemlerin sektör içinde başarılı olabilmesi için gerekli olan ölçek. Cashion’un sözlerine göre dünyanın bugünkü yıllık balık yemi ihtiyacı 6 milyon ton. Eğer fikir tümünü böceklerden elde edilmiş unlarla değiştirmek ise çok fazla böceğe ihtiyaç var ve böcek üretimi konusu yeni bir sanayi türü.

Böcek unundan elde edilmiş olan yemler şu an için hala biraz pahalı çünkü hala yeni bir ürün. Bununla birlikte okyanustaki balık miktarı azalmasıyla birlikte balık unu fiyatının somon talebiyle birlikte artması beklenmektedir. Protix ihtiyaç duyulan besleme miktarını belirlemek üzere araştırmalarını genişlettiğinde Aarts, yemin maliyetini düşürmek için gerekli olan faktörlerin azalacağını beklemekte.

Farklı yem, aynı tat

“Tüketicinin tabağındaki somonun tadı böcek bazlı yemden etkilenmiyor” diyor Arsiwalla ve “Aldığımız en iyi sonuç, yemde belirgin bir değişiklik yapılmış olmasına karşın balığın bir somonun tadı nasıl olması gerekiyorsa onun gibi olduğu” diye sözlerine ekliyor. “Somonun tadı somon gibi olmalı”. Şirket bunu kanıtlamak için yemleriyle beslenen somonları bir kör tadım testine tabi tuttu. Teste katılan hiç kimse yeni yem ile beslenen somonların tadını geleneksel yemlerle beslenen somonların tadından ayıramadı.

Şirket şimdi Hollanda merkezli olarak üretim ölçeğini arttırmak üzerine çalışıyor fakat aynı zamanda Avrupa’da, Meksika’da ve Asya’da başka projeleri de var. Bunlardan biri de sebze atıklarıyla sinekleri beslemek.  Yakında ikinci üretim tesislerini açacaklar ve böcek kaynaklı yem üreten diğer şirketlerle birlikte Temmuz 2017’den itibaren Avrupa Birliği içinde bu ürünlerin satışını yapabilmek için başarılı lobi faaliyetleri yürütüyorlar.

“Endüstrinin hızlı bir şekilde büyümeye hazır olduğuna inanıyoruz” diyor Aart, “amacımız bu yeni kategori içeriğinin güvenli, ekonomik ve çevresel potansiyelini tavuk yemlerindeki gibi göstermek”.

Avrupa Birliği’nin kabul etmesinden sonra böcek besleme talebinde hızlı bir artış olduğunu sözlerine ekliyor. Protix ise alabalık ve karides gibi diğer su ürünlerinin yemleri üzerinde çalışma yapmakla da ilgileniyor.

 

“Gezegenimize bakmak zorundayız ve her insanın hayatının herhangi bir evresinde uygun besinlere ulaşması gerektiğine inanıyoruz. Bu aynı zamanda kendimizi beslemek için yetiştirdiğimiz hayvanlar için uygun beslenme anlamına geliyor.”

nationalgeographic.com‘daki yazıdan Türkçe’ye adapte edilmiştir.