Avrupa’nın hayran kaldığı lezzet: Türk Kereviti

0
298
görüntüleme

Rumca’dan Türkçe’ye geçen güzel bir kelime olan ‘kerevit‘, Türkiye’nin iç sularına yayılım göstermiş olan ve  Astacoidea üst-familyasında yer alan bir kabuklu türüdür. Başka bir familyanın bireyleri olan ıskatkozlarla sık sık karıştırılan kerevitlerin bu durumla karşılaşmalarının en büyük sebeplerinden birisi ‘Tatlı su karidesi’ olarak da anılmaları olabilir.

Türkiye pazarda, Astacus leptodactylus ismini taşıyan Doğu Avrupa Kereviti, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra ülke içinde önem arz eden bir su ürünü kaynağı haline gelmiştir. Özellikle kaliteli ve bol miktarda elde ediliyor olması, yüksek talep gösteren Avrupa’daki lüks tüketim pazarının gözünün Türkiye’ye dönmesine neden olan başlıca etmenlerin başında gelir. İznik ve Eğirdir göllerinde son derece yüksek miktarlarda elde edilebilen kerevitler, geçmişte yaşanan Kerevit vebası (Aphanomyces astaci)’nın ardından sürekli bir dalgalanma göstermiş ve popülasyon kendini yeni yeni toparlamaya başlamıştır.

Karın kısmındaki ve kıskaçlarındaki etlerinin düşük kalorili iyi birer protein kaynağı olması, onun pazardaki önemli türlerin arasına girmesini kolaylaştırmıştır. Vücudu iki kısımlıdır; sefalotoraks ismindeki göğüs, sert ve koruyucu bir kabuk olan karapaks ile çevrelenmiştir. Baş tarafta boynuza benzeyen rostrum ve iki yanında da gözlerle iki tane de anten yer alır. Gövdede toplam 5 tane yürüme bacağı yer alırken en öndekiler tipik birer kıskaç şeklini almıştır. Arka tarafında ise yüzmesini kolaylaştıran palet benzeri iki kuyruk çıkıntısı vardır.

Kerevitlerde çiftleşme mevsimi genellikle geç sonbahar evresinde gözlenir ve kısa süre içinde yumurtlama gerçekleşir. En geç Temmuz ayında da yumurtalardan yeni bireyler çıkmış olur.

Dünya üzerinde, Afrika ve Antartika gibi sıradışı lokasyonların haricinde kerevitler, neredeyse her yerde yaşayabilen ve doğal olarak var olabilen canlılardır. Lokalize oldukları yerlerden çeşitli yolları kullanarak bilinçli yada bilinçsiz bir şekilde dünyanın farklı yerlerine taşınıp oralarda da kendilerine ait yaşam alanlarını kolaylıkla oluşturabilmişlerdir. Bu taşınma doğal yollarla – su akıntıları ve her türden göç ile yada yapay yollarla – gemilerin balast sularıyla, yeni açılan kanalları kullanarak, profesyonel yada amatör yetiştiricilik hedefiyle yada sucul ekosistemleri dengelemek amacıyla, başarıyla gerçekleşen bir faaliyet olmuştur.

Kerevit, su ürünleri sektörü göz önüne alındığında ekonomik değeri yüksek olan kabuklular arasında kendine önemli bir yer elde etmektedir. Sonradan taşıma yoluyla Afrika, Asya, Kuzey Amerika ve Avrupa’da bulunan Procambarus clarkii ve Uzakdoğu’daki Procambarus leniusculus gibi türler, kolay, kısa ve bol miktarda yetiştirilmeye olan eğilimleri nedeniyle dünyada en çok üretilen türlerin başında gelir. Yetiştiricilik yoluyla elde edilen P. clarkii‘nin Çin’deki yıllık hasat miktarı 100.000 ton’a yaklaşan bir pazarı ifade eder.

Türkiye’de çok yaygın şekilde kendisine pazar bulamasa da, Avrupa’da konserve edilerek yada donmuş halde bolca tüketilir. İsveç’teki en çok tüketilen su ürünlerinin başında gelmektedir. Ayrıca çeşitli hedeflerde canlı olarak da gönderilebilir yada soğuk zincirle de taşınabilir. Özellikle her su ürününde olduğu gibi zeytinyağı ve yeşilliklerle tüketimi son derece keyifli ve besleyicidir.

Cevap ver

Please enter your comment!
Please enter your name here