Aslan balığı lezzetli, fakat yemesi güvenli mi?

AvcılıkÇevreİstilacılıkSu ürünleriSürdürülebilirlikTüketim

Yazar:

Aslan balığı, Karayiplerdeki yerel türleri yok ediyor; tıpkı Süveyş Kanalı vasıtasıyla Akdeniz’e girerek Akdeniz’in yerleri türlerine yaptığı gibi. Ayrıca aslan balığından tereyağlı ve lapa lapa filetolar yapıyorlar: hoş karşılanmayan ama lezzetli bir balık. Kulağa suçsuz takolar için bir reçete gibi geliyor. Fakat, aslan balığı aynı zamanda zehirli de, doğal toksinleri bünyesinde taşıyabiliyor. Peki onları yemek iyi bir fikir mi?

Bu sorunun yanıtına deniz bilimciler, korumacılar ve gıda uzmanları “evet” yanıtını veriyor, “aslan balığı yemek harika fikir”. Sadece, bu konuda akıllı ve dikkatli olmak gerekiyor.

Dikkat: Bu yazıda yer alan bazı tarifler ve pişirme yöntemleri profesyonel olmayan kişiler tarafından denenmemelidir. 

Bir canavarlık sorunu

Aslan balığı tropik Atlantik kuşağının yerel bir türü değil. Doğal yaşam alanı güney Pasifik ve Hint okyanusu. O bölgedeki ekosistem içindeki resiflerde normal şekilde yaşıyor ve ürüyorlar. Fakat 30 yıl önce kırmızı – beyaz çizgili aslan balığı Florida sahillerinde görüldü. Bunun ardından Karayiplerde ve Doğu sahilinde hızla üreyerek yerel türleri adeta buldozer gibi ezdiler.

Küçük ve yavru kırmızı mercan ile orfozlar da dahil olmak üzere aslan balıkları bulabildikleri her şeyi yerler. Yerel türler onların obur ve acımasız avcılar olduklarını anlayamazlar. Stanford Okyanus Kaynakları Merkezi’nde deniz bilimcisi olarak çalışan Stephanie Green’e göre Bahamalar’daki avlanabilen balık biyokütlesi aslan balığı işgalinden sonra %65 ile 95 arasında düştü. Köpek balıkları aslan balıklarını bir yiyecek olarak görmüyor. Bu sayede istilacı olan aslan balıkları kolaylıkla yayıldı, kontrol edilemedi ve yıkıcı resif ekosistemlerini yaydılar.

Green, aslan balıklarının son derece verimli doğurganlar olduğunu ve sığ mangrovlardan 1000 feet derinliğindeki resifsiz habitatlara kadar yayıldıkları için bir yere yerleştikten sonra oradan atılmalarının çok zor olduğunu söylüyor. İnsanlar bunun için yine de çalışıyorlar.Dalgıçlar ve bilim insanları ağlarla ve zıpkınlarla dalarak avcıları avlananlara çevirmeye uğraşıyor.

Avcıları avlamak

Aslan balığı derbileri; en büyük ve en küçük aslan balığı örneklerini yakalama yarışmalarının sayısı son zamanlarda bir hayli arttı. Stephanie Green aynı zamanda bir aslan balığı öldürme uzmanı; Key Largo Florida’da düzenlenen yıllık aslan balığı avının baş bilim insanı. Key Largo’nun rekreasyon olarak başladığını belirten Green “aslan balığını yiyebileceğimizi ve oldukça lezzetli olduklarını fark ettik” diyor. Katılımcılar şimdi ödül, nakit ve öğle yemeği için geliyor.

Kazanmanın yanı sıra “aslan balıklarını toplamanın en teşvik edici yanı onları yemek” diyor Manoa’daki Hawaii Üniversitesi’nden Mark Hixon, “lezzetliler”.

Felaketi fırsata çevirmek: istilacı türlerle alternatif kazanç fikirleri

Lezzetli bela

Aslan balıkları lezzetli fakat onları yemek bazı endişeleri de beraberinde getiriyor. Aslan balığında en dikkat çeken şeyler sırtından ve yanlarından diklemesine çıkan uzun, keskin ve iğne deliciliğindeki dikenler. Bu türdeki dikenler balığın derisindeki zehri acı verici bir şekilde dokunan kişiye zerk edebilir. Parmağınızla hassas bir dokunuş yeter. Fakat zehir sadece zerk edilmişse tehlikelidir bu yüzden etleri bozmaz. Çünkü pişirme işlemi zehri etkisiz hale getirir, bu yüzden aslan balığını kızarmak konusunda endişe etmeye gerek yoktur.

Bir kaç yıl önce aslan balıkları da büyük resif balıklarının etinde biriken toksinlerin neden olduğu bir çeşit zehirlenme – Ciguatera –  ile ilgili olarak alarma geçirdi ve FDA onu da mercan, orfoz ve barakudayla birlikte toksin biriktiren büyük resif yırtıcılarının olduğu gruba ekledi.

Aslan balığının gerçekten bünyesinde biriktirdiği toksine bağlı olarak zehirlenmeye neden olduğu konusunda tartışmalar devam ediyor. Hixon 2015 yılında yaptığı bir araştırmada taze etlerin yanlış pozitif sonuç verebileceğini buldu. Ayrıca aslanbalığını zehirlenmeye bağlayan bilinen bir vaka yok.

Ciguatera’ya neden olan koşullar lokaldir ve balığın yakalandığı yerin bilinmesi ilk adımdır. FDA’nın ciguatera araştırmasına öncülük eden Güney Alabama Üniversitesi’nden bir toksin araştırmacısı olan Alison Robertson “Aslan balığı pek çok yerde lezzetli ve yemesi güvenli bir yemek” diyor. “Yüksek riskli bölgelerde hangi resif balığı toplanırsa toplansın bu önlem alınmalıdır.”

Stephanie Green, “aslan balığı yemek sadece güvenli değil, aynı zamanda sürdürülebilir” diyor. Çoğu aslan balığı dalış ve koruma grupları tarafından gönüllülük esasına göre çalışıyor. Büyüyen ticari balıkçılık, bu türün insanlar tarafından daha çok avlandığı anlamına geliyor. Bu da aslan balığı kontolü için en umut verici seçenek.

Bir de pazarlıksızlar var. “İstilacı türler için bir balıkçılık geliştiriyorsanız, bu etrafta kalmak zorunda oldukları mı demektir?”  diye soruyor Green. Rakipler aslan balığı popülasyonunu yönetmek istemiyor, onun kökünü kurutmak istiyor. Green imhanın ideal olduğunu kabul ederken “ne yazık ki tamamen mümkün değil” diyor. İstilacılık çok uzaklara yayıldı ve balıkların kökünü her yerde kurutmak için yeterli kaynak yok. Balıkçılık ise en azından durumun belirtilerine yönetir.

Tabağınıza bir aslan balığı getirmeye hazır mısınız?

Bunun için bir yemek kitabı var fakat aslan balığını yerel pazarda bulmak her zaman çok kolay değil. Balığın bulunabilirliği yaşadığınız yere bağlı. Aslan balığı şu anda Karayiplerde ve Florida’daki balık marketleri ile restoranlarda mevsimsel olarak bulunabiliyor. Balıkları ticari balıkçılık pazarına sokmak ise bir sonraki büyük mücadele.

“Tüketici talebini nasıl yaratıyorsunuz?” diye soruyor, “Tek yol insanların sormasını sağlamak.”

oceana.org adresindeki yazıdan Türkçe’ye adapte edilmiştir.