Artemia: yetiştiriciliğin temel bileşeni büyümenin önündeki engel olabilir mi?

In ArGe, Çevre, Su ürünleri, Sürdürülebilirlik, Yetiştiricilik


Küresel ölçekteki kültür balıkçılığı sektöründe yapılan en dikkat çekici tartışmalardan birisi şüphesiz şekilde, su ürünlerinin larva aşamasında kullanılan Artemia’ya olan bağımlılık. Artemia, yüksek kapasiteli su ürünleri yetiştiriciliğini mümkün kılan en temel bileşenlerden birisi olmakla birlikte su ürünleri sektörünün daha da büyümesinin önündeki engel olabilir.

Dünya çapında, su ürünleri sektörü için çözümler sunan INVE Aquaculture’ın web sitesinde yer alan yeni içeriklerde, dünyadaki balık ve karides kuluçkahanelerinde geçmişte, bugün uygulanan Artemia ile besleme stratejilerini göz önünde bulundurarak gelecekteki besleme stratejilerine dair bazı uzmanların ve öncülerin düşünceleri yer alıyor.

Artemia’nın su ürünleri üretimi tarihindeki önemi

Artemia, larva aşamasındaki karideslere ve pek çok denizel canlıya yaşamlarını devam ettirmeleri için canlı yem olarak sunulmak zorunda olmakla birlikte karasal yetiştiriciliğin en önemli türlerinden olan tavuk ve sığırlarda ise neredeyse atıl durumdadır. Balık ve karides larvalarının doğal besini olan zooplankton kültürü mümkün olmadığından yada teknik olarak gerçekleştirilmesi zor olduğundan, erken dönem kültür balıkçılığı öncülerinin çabaları yetersiz larva gıdalarıyla sınırlandı.

Ghent Üniversitesi Artemia Referans Merkezi’nin kurucusu ve eski yöneticisi Patrick Sorgeloos ” Bu sorunun çözümü A.B.D’de 1933’de Seale ve 1939’da Norveç’te Rollefsen’in keşfiyle geldi ve yeni doğmuş balıkların 0.4 mm’lik Artemia nauplileriyle beslenebileceğini ortaya koydu. Çok az miktarda mikroalg ve bakterinin yer aldığı çöle benzer tuzlu sularda yaşayabilen bu tür özellikle benzersiz üreme sistemi nedeniyle özellikle ilginç.

Zorlu çevresel koşullarda hayatta kalabilmek için Artemia “kış yumurtaları” geliştirme yedeneği geliştirdi. Bu yumurtalar aslında bir çeşit uyku haline girmiş olan embriyoları içeren kistlerdir ki bu uyku hali, organizmanın derin bir uyku halinde kaldığı ve yalnızca uygun koşullar olduğunda uyanmak için metabolizmasını yavaşlatan ilginç bir olaydır.

Kendini bir kapsülün içine kapatmış ve uyku halindeki Artemia nauplileri, balık ve karides larvalarını beslemek için uygun koşullarda açılması ve serbest şekilde yüzmeye başlaması için doğru şekilde inkübe edilmelidir. “Kültür balıkçılığının tümü teorik olarak bir canlı yem kaynağına erişebilirdi.”

Artemia pazarının gelişimi

Artemia kistlerinin ilk ticari tedariği San Francisco körfezindeki tuz havuzlarından ve daha sonra da Utah’daki Büyük Tuz Gölü’nden yapıldı. İkincisi bugün sürdürülebilir şekilde yönetilen, kaliteli kistler içinbir kaynak olmaya devam ediyor.

İlk hasattan çok yakın bir süre sonunda artan talebe bağlı olarak yıllık hasat miktarı 30 – 50 tonu geçti. 1960’ların sonunda yoğun bir kıtlık yaşandı ve kistlerin kuluçka kalitesi daha düşük ve daha az güvenilir hale geldi. 1976’da Kyoto’da düzenlenen FAO konferasından sonra durum daha iyi bir hale gelmeye başladı.

FAO tarafından yapılan görevlendirmenin ardından Patrick Sorgeloos, 1978’den bu yana sınırlı küresel Artemia tedariğini profesyonel su ürünleri yetiştiriciliğinde bir kaynak olarak kullanabilmeyi kanıtlamak için bir dizi girişim başlattı.

Bu çalışma daha sonra Artemia Referans Merkezi ve INVE Aqauculture’ın temelini oluşturdu.

Patrick Sorgeloos ve takımı tarafından sürdürülen bu araştırma, su ürünleri yetiştiriciliğinde Artemia kullanımını geliştirmek ve karşılaşılan önemli engeller için çözüm bulmaya odaklandı. Temelinde ise Avrupa’da, Asya’da, Kuzey ve Güney Amerika’da doğal Artemia kaynaklarının bulunması ve ayrıca kuzey doğu Brezilaya, Vietnam ve Çin gibi diğer uygun yaşam alanlarına getirilmesi var.

Göl kıyıları yerine su yüzeyinde hasat etmek gibi yeni yöntemlere kistlerin kalitesinin arttırılması ise bir başka araştırma konusu. Çünkü kistlerin hidrasyon – dehidrasyon döngüleri arasında kir birikimi kuluça kalitesini ve embriyoların enerji içeriklerini doğrudan etkilemekte.

Artemia nauplilerinin başarılı bir şekilde kuluçkalanmasını sağlamak için en uygun koşulları sağlayan standart Artemia kuluçkalama yöntemleri geliştirmek ve verim güvenilirliğini arttırmak araştırmanın hedefleri arasında.

Öte yandan, farklı kaynaklardan, lokasyonlardan ve hatta aynı bölgedeki farklı hasatlardan gelen Artemia kistlerini fiziksel özelliklerine, kuluçka performanslarına, büyüme hızlarına ve içeriklerine göre sınıflandırmayı ve biyolojik izlerini almak ise verim konusundaki hedefler arasında.

Ham Artemia’dan işlenmiş Artemia’ya

Şimdiye dek Artemia kistleri kıyılardan kolaylıkla toplandı ve işlenmemiş halde tedarikçiler tarafından ihtiyaç sahiplerine gönderildi. Fakat mevsimlere ve bölgelerin fiziksel koşullarına göre görülen değişkenlikler, alt türler ve ürünlere karışan yabancı maddeler nedeniyle Artemia’nın canlı yem olarak kullanılmasında ve kullanıldığında alınan verimde farklılıklar görülmesine neden oluyordu. Artemia’nın canlı yem olarak kullanılması için yapılandırılmış ve sorumlu yeni bir yaklaşım gerekiyordu.

Balık kuluçkahaneleri ve Artemia için üretim müdürü olan Alessandro Moretto şu şekilde açıklıyor: “Yıllardır süren yoğun araştırma ve geliştirme çalışmaları, sofistike canlı yem kaynakları yetiştiriciliğinin bugün bildiler. Özenle işlenmiş bir ürün, 24 saatlik inkübasyon yani içinde canlı nauplii üreten kuru kistler.”

” Üstün işleme ve parmak izi teknikleri sayesinde kistler, suşları veya kökenleri ne olursa olsun, boyut, tarama kapasitesi ve besin değeri gibi spesifik özelliklerine göre paketlenebilir ve etiketlenebilir. Gelişmiş ve patentli teknolojiler, embriyoların optimum kuluçka etkinliği için talep üzerine dormansallığını kırmayı, boş kist kabuklarını kuluçkadan sonra nauplii’den kolayca ayırmayı ve Artemia’nın biyogüvenliğini ve enerjik içeriğini yenilikçi süreçler ve zenginleştirme ile güvence altına almayı mümkün kılıyor. Bu, ideal bir durumda, her kuluçkahanenin, herhangi bir öngörülemeyen sonucu korkutmak zorunda kalmadan, özel uygulama ihtiyaçlarına en uygun Artemia’yı sağlayabilmesi anlamına geliyor.”

Artemia’daki güncel durum ve yaşanan dar boğazlar

Bugün, dünyanın en ilginç Artemia kaynaklarının tanımlandığı ve sürdürülebilir bir hasat oranını korurken tam kapasiteden yararlanıldığı bir noktadayız. Bu kaynaklar yılda 3.000 tondan fazla küresel bir Artemia tedariği sağlıyor. Bu bile başlı başına büyük bir endüstri dar boğazı. Çünkü, üssel olarak büyümeye devam etmesi beklenen küresel kültür balıkçılığının aksine, Artemia arzı şu anki kapasitesiyle az çok istikrarlı kalacak.

INVE Aquaculture’ın AR-GE yöneticisi Geert Rombaut şöyle açıklıyor: “Su ürünleri yetiştiriciliğinin mevcut Artemia kaynağını kullanarak büyümesini sürdürmesi için, sektörün Artemia’yı mümkün olduğu kadar verimli kullanma zorunluluğunu üstlenmesi gerekecek. Bu yeterli bilgi ve uygulama stratejileri gerektirir.”

thefishsite.com‘daki yazıdan Türkçe’ye çevrilmiştir.

, , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.