Browse By

%95 daha küçük alanda 100 kata kadar daha fazla üretim mümkün mü?

Kendi kendini tanımlayan şirket adamı John Zevgolis, su ürünleri yetiştiriciliğine baktığında teknolojinin gerçekten fark yaratabileceği bir market gördü.

Zevgolis, küçük ölçekli su ürünleri yetiştiricilerinin taze, lokal ve organik balık büyütüp üretebilecekleri bir iş modeli geliştirdi. Bu modelin hedefleri ise aslında oldukça basit, anlaşılır, net ve sürdürülebilir: daha fazla balık üretimi, daha fazla kâr ve buna karşılık daha az yer kullanımı, daha az zaman kaybı ve daha az atık.

“İş yaratacak, insanlara yardımcı olabilecek, ölçeklenebilir bir şeylere bakıyordum. Toplum olarak yiyeceklerle olan temasımızı kaybettiğimize ve yiyeceklere kontrolümüz dışında pek çok kötü şey olduğuna inanıyorum.”

Son yılların modası ve hemen hemen herkesin denediği yeni jenerasyon bir iş modeli olan start-up, basitçe toplumun ihtiyaç duyduğu bir fikri topluma fayda sağlayacak bir şekilde geliştirip hayata geçirmek olarak tanımlanabilir.

Aquaharvest karada yada denizde kurulmuş olan geleneksel çiftliklerin yalnızca %5’i büyüklüğünde bir alana kurulum yapıyor ve geleneksel metodlarla yapılan balık yetiştiriciliğine göre yarı zamanda 100 kata kadar daha fazla ürün yetiştirmeye imkan tanıyor. Diğer çiftliklerin yarısı kadar karbon ayak izi bırakması da Aquaharvest fikrinin bir diğer öne çıkan önemli özelliği. Sürdürülebilirliklik, çevresel duyarlılık ve karlılık markette uzun dönemli gıda tedariğinin vazgeçilmez bileşenleri. Proje bütün bunları bir arada sunmayı hedefliyor.

Şirket şu anda Palm Bech’te modüle bir sistem inşa etmek ve Maine, New York ve Texas’ta da çoğaltılmak üzere arazi satın alma, çiftlik ekipmanları ve geleceğin hayvancılık metodunu inşa etmek için ekip kalemlerini kapsayan bir paketi geliştirmek üzere fon topluyor. İş modeli ayrıca toptancılar için de benzersiz fırsatlar sunuyor. Gider kalemlerinden arınmış olan üretim metodları sayesinde ürün maliyeti azalıyor ve ürünler son kullanıcıya halihazırda olanlardan daha ekonomik bir rakamla ulaşıyor.

Aklınıza gelebilecek hemen hemen her konuda bir start-up modeli ile tanışma imkanınız dünyanın herhangi bir yanında mümkün ve özellikle su yönetimi ve su ürünleri üzerine odaklanan fikirler gelecekteki protein ve gıda eldesi konusunda endişe eden profesyonellerin kafa yorduğu başlıklar.

Farklı büyüklüklerdeki tank setleriyle çiftlikler üretmenin yanı sıra 150 ton kadar da balık üretecekler.

Projenin geliştiricisi modelini “Çiftliği büyütüyoruz ve ardından, çiftlik sayısını arttırıyoruz. Her operasyon için aynı tasarım ve basit ayak izi. Balıklar, onlar için suyu temizlemeye yarayan bitkisel organik mahsülleri döllüyor”.

Aquaharvest derin mühendislik ve endüstri deneyimli ile neredeyse üç yıldır geliştiriliyor.

Her ne kadar çoğunlukla bilgisayar teknolojileri üzerine odaklanan fikirler kendilerine fazlaca yer bulabilse de özellikle küçük hacimlerde çok ve bir o kadar da sağlıklı su ürünleri eldesi olmak üzere su temizliği ve yeniden kullanılabilir su temaları özellikle uluslararası arenada dikkatleri üzerine çekebilen konular.

“Yaptığım bir çok şeyle evlendim; kurumsal sorumluluk, liderlik pozisyonu, toplumsal gelişim projeleri” diyor Zevgolis.  Geçmişte ulusal rekreasyon merkezi geliştiren Zevgolis aynı zamanda Avusturalya Aborjinleri için eğitim programı başlattı  ve bir zamanlarda da macera rehberi oldu.  “Bu teknoloji, operasyonlar ve ölçeklendirme hakkında çok fazla şey var. Sermaye harcamalarını su ürünleri yetiştiriciliği çiftliği için diğerlerinin harcadığı paranın 1/10’una düşürdük. Bu, benim için her şeyi bir araya getirdi ve gerçekten keyif alıyorum.”

Girişim iki konuyu hedef alıyor. Küresel ısınmaya ve sera gazına tek başına en çok katkıyı %20 civarındaki bir oranla tarım sağlıyor. Aynı zamanda okyanusların %90’ına yakını tamamen sömürüldü, aşırı sömürüldü yada çöktü. Hem bireysel balıkların hem de genel av miktarında ve kalitesinde kötüye gitmeler söz konusu.

“İnanıyorum ki bu iş bir değişime neden olabilir. Bir şirket daha azıyla başarabilirse ve çevreyle daha dost olursa herkes barış çubuğunu kaldırır.”

Avrupa, Amerika ve özellikle Kanada start-up’lar için halen en iyi lokasyonlar gibi görünüyor. Gerek pazara olan erişimleri gerekse nitelikli iş gücü bakımından pek sıkıntı çekmeyen ülkelerden çıkan fikirlerin hayata geçme ihtimali daha da artarken fikrin ve teknolojinin başka ülkelere transferi de kolaylaşıyor. Burada yine Amerika’da ortaya çıkmış fikirlerden yola çıkılmış ve su ile ilgili, su ürünleri sektörü için de kullanılabilecek bir kaç fikre göz atacağız.

Bahsedeceğimiz girişimlerin tamamı Miami’den çıkan fikirlerle şekillenmiş. Miami şu anda diğer şehirlere ölçeklendirilebilecek girişimler için en uygun yerlerden biri…

miamiherald.com‘daki yazıdan Türkçe’ye adapte edilmiştir.